Kaz Dağları'nda direnişin 18. günü: Doğa katliamlarına karşı direnmeye devam edeceğiz

200 bin ağacın katledildiği Kaz Dağları'ndaki direnişle dayanışmak için bugün TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm'ün katılımıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi.



12-08-2019 10:28

İleri Haber

200 bin ağacın katledildiği Kaz Dağları'nda yaşanan doğa katliamına karşı tepkiler devam ediyor.

18 gündür nöbetin devam ettiği ve geçtiğimiz hafta kitlesel katılımla gerçekleşen yürüyüşten sonra bugün de Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş'ın ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm'ün katılımıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Basın açıklamasında, "Direniş başladığından bu güne, defalarca ziyaretler gerçekleştirdik. Bugün Kadıköy Demokrasi Meclisi, TİP, HDK, HDP ve Patika Ekoloji Kolektifi olarak sizlerle Kaz Dağları Direnişi ile dayanışmak için buradayız. Dün buradaydık, bugün de buradayız. Yarın da burada olmaya, doğa katliamlarına karşı direnmeye devam edeceğiz. Kaz Dağları'ndan Hasankeyf'e, Salda'dan Fatsa'ya, Gerge'den Munzur'a, Eskişehir'e,Sinop'a ekolojik katliamlar devam ediyor. Kapitalizmin doymak bilmeyen kar hırsına karşı birleşik ve topyekün bir mücadele verilmezse başarı imkansız gözüküyor. Bundan sonraki süreçte birlikte ve ortak mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Hepinizi dayanışma duygularımızla selamlıyoruz" denildi. 

Yurttaşlar, Hasankeyf'ten, Ergene'den ve Salda'dan getirdikleri topraklarla Kaz Dağları'na fidan ekerek şunları söyledi: 

Kazdağı’nın eteğindeyiz.
Binlerce yıl öncesinden gelen adıyla İda’nın…
Fikirlerin anası, ormanların anası, pınarların anası sayılan bir topraktayız. 
Homeros’un İlyada, Vergilius’un Aeneas destanlarında andığı, Hasan’ın Emine’si için can verdiği yerdeyiz. 
Toprağın altını ve üstünü, yaşamlarımızı, geleceğimizi yağmalamaya ant içmiş bir iktidara, ulusal ve uluslararası tekellere karşı ağaçlarımızı, sularımızı, yaban kazlarımızı ve kartallarımızı, insanımızı korumak için yan yanayız.
Yıkıma uğratılan memleketin her bir karış toprağı için…
Gezi Parkı’nda olduğumuz gibi ve onun için buradayız. 
Batman’ın binlerce yıllık “kayalar kenti” Hasankeyf için…
Yüzbinlerce yıl önce oluşan, endemik kuş türlerine ev sahipliği yapan Salda Gölü için…
Kurumaya terk edilen Burdur Gölü için…
Nükleer santral sevdasına katledilmesi planlanan Akkuyu için, Sinop için…
Binlerce sanayi tesisinin atıklarıyla zehirlenen Ergene Nehri için buradayız. 
Ergene’den, Burdur’dan, Hasankeyf’ten getirdiğimiz topraklarla, Kirazlı’ya diktiğimiz bu fidan, yağmacılara karşı toprağın kardeşliğini temsil ediyor. 
Özgürce, kardeşçe, eşit bir şekilde, barış içinde, doğayla iç içe yaşayacağımız bir gelecek umudunu, bu fidanla birlikte büyüteceğiz. 
Gezi’de ne dediysek hâlâ oradayız. 
Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!