Kayyum protestoları 10'uncu gününde

Diyarbakır, Van ve Mardin'e kayyum atamalarından sonra gerçekleşen protestolar 10'uncu gününe girdi.



28-08-2019 17:27

Diyarbakır'da 10'uncu gününe giren eylemler devam ediyor.

Duvar'ın haberine göre bugünkü eyleme, Diyarbakır ve Batman Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Sosyalist Dayanışma Partisi (SODAP) Başkanı Sezgin Kartal, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun, Diyarbakır Mali Müşavirler Odası, Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Müslüm Metin de katılarak destek verdiler.

Basın açıklamasında konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Deneği Genel Başkanı Gani Kaplan, “Aslanların tarihini yıllarca avcılar yazdı. Bizim tarihimizi iktidarlar yazdı. Kendi tarihimizi yazmadığımız sürece, bize kurtuluş yok. Alevi toplumu olarak tüm halkımız, bu darbenin karşısındadır” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunan Kaplan, “CHP zaman geçirmeden, il başkanları, genel başkanları, belediye başkanları derhal Diyarbakır’da toplamalıdır. Bu siyasi darbe karşısında CHP’nin dimdik durmasını talep ediyoruz” dedi. Kaplan, kayyumlara karşı eylemlere katılanlara “Bir kişi dahi kalsanız yanınızda ikinci kişi biz olacağımızı belirtmek istiyorum” diyerek dayanışma mesajı verdi.

Sosyalist Dayanışma Partisi (SODAP) Temsilcisi Sezgin Kartal, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyumın “Kaldığımız yerden devam edeceğiz” mesajını hatırlatarak, “Nerede kaldınız ki devam edeceksiniz. Suriye’den yediğiniz tokattın acısını Amed’den mi çıkarıyorsunuz? İstanbul’da, İzmir’de yediğiniz tokattın acısını Mardin ve Van’dan mı çıkarıyorsunuz” diye sordu.

Her şeyin faşizmin yenilgisi ile güzel olacağını dile getiren Kartal, “Her şey direnenlerin sokakta faşizme attığı tokatla güzel olacak. 21’inci yüzyılın direneni Kürt halkı oldu, size uyanmayı Kürt halkı öğretecek” diyerek konuşmasını bitirdi.

Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun ise kayyumlara karşı yapılan eylemlerde bir kadının yerlerde sürüklenmesine rağmen zafer işareti yaptığını belirterek, “Yerlerde sürüklenen ama hala zafer işareti yapan Kürt annesi mi korkuyor, yoksa devlet mi korkuyor. Devlet korkuyor” şeklinde konuştu.

Kayyum atamalarına bahane edilen eşbaşkanlık sistemine karşı çıkmalarının nedeninin kadınlardan korkmaları olduğunu ifade eden Torun, kadınlar olarak güçlerini Eylem Ataş’lardan, Sara’lardan Figen’lerden aldıklarını söyledi.

ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü de Leyla Güven’in başlattığı ve Barış Annelerinin sokaklara taşıdığı açlık grevi eylemleri ile korku duvarlarının yıkıldığını söyleyerek, “AKP-MHP faşist diktatörlüğü her yerde sıkışmış durumda. Seçimlerde sıkıştı. Suriye’de sıkıştı. Her seçimlerde bir beka problemi olduğunu söylüyorlardı ya, doğru çünkü kendisi gidecek ve kendisinin gitme problemini beka olarak görüyor. Ancak sen rahat ol, biz seni göndereceğiz” diyerek, bugün ‘Kürdistan’ta kayyumlara karşı mücadele edenler ile Emine Bulut için mücadele edenlerin birleşmesi’ gerektiğini belirtti.

Basın açıklamasında konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise ‘ülkeye faşist bir mafyanın çöreklendiğini’ söyledi. Şık, “Siyasal olarak zayıflamış, meşruiyetini yitirmiş, ancak iktidarını yitirmemek için her türlü kötülüğü yapan ve yapmaya hazır olan, bir kötülük örgütü bunlar. Daha önce savaşı dirilterek ülkeyi kan banyosuna çevirenler, bir kez daha halkın iradesini yok sayarak kayyum atadılar. Bugün bu hukuksuzluğu onaylamayan ama sessiz kalanlara seslenmek istiyorum. İstanbul’a İzmir’e kayyum atanmadığını mı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Diyarbakır, Mardin ve Van’a atanan kayyumlar, İstanbul, İzmir, Ankara’ya atanmıştır. Demokrasi mücadelesi her şeyden önce samimiyet gerektirir. Türkiye gibi faşizmin kurumsallaşmaya çalışıldığı bir ülkede ayrıca cesarette gerektirir. Ancak bilin ki korkaklar yaşamaz sadece hayatta kalabilirler. Bu mücadele gelecekleri ve çocukları için veriliyor. Kürtlerin bir şehirde gasp edilen her bir oyu, Türklerin ve diğerlerinin İstanbul’da yaşayanların oyunun da gasp edilmesi demektir. Kimsenin iradesi, bir başkasının iradesinden daha üstün değil. Kürtlerde sizin kadar yurttaş sizin kadar seçmendir. Buradan iktidara da bir sözümüz var, sizi de kayyumlarla birlikte göndereceğiz” dedi.