Kayıtlı işsizlikte bir garip hesap: TÜİK ve İŞKUR verileri arasında uçurum var

İŞKUR verileri dikkate alındığında ağustos ayında kayıtlı işsiz sayısı 199 bin 385 artış gösterirken, TÜİK’e göre sadece 11 bin artış yaşandığı gözüküyor.



11-10-2021 14:23

İleri Haber

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK – AR) tarafından yayınlanan İşsizlik ve İstihdamın Görünümü adlı Ekim ayı raporunda, TÜİK ve İŞKUR verileri arasındaki uçuruma dikkat çekildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin yayınladığı işsizlik raporunda, işsizliğin yüzde 12,1 seviyesinde olduğunu ve ağustos ayındaki kayıtlı işsiz sayısının bir önceki aya göre 11 bin artış gösterdiğini açıklamıştı.

İŞKUR VERİLERİ TÜİK’İ YALANLIYOR

DİSK-AR tarafından yayınlanan raporda, İş ve İşçi Bulma Kurumu (İŞKUR) verileri dikkate alındığında ağustos ayında kayıtlı işsiz sayısı 199 bin 385 artış gösterirken, TÜİK’e göre sadece 11 bin artış yaşandığı gözüküyor. Böylelikle İŞKUR verilerine göre yaklaşık 189 bin kayıtlı işsizin, TÜİK verilerine yansıtılmadığı anlaşılıyor.

HER 3 KADINDAN BİRİ İŞSİZ

Raporda dikkat çekilen bir diğer husus ise, Hanehalkı İşgücü Araştırma (HİA) ağustos ayı verilerine kadın işsizliği yüzde 29,3 ile işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori oldu.

GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİKTE CİDDİ ARTIŞ

Potansiyel işgücü, zamana bağlı eksik istihdam (mevsimlik işçi), iş aramaktan vazgeçen umutsuz işsizler ve çalışmaya hazır olup iş aramayanlardan oluşan geniş tanımlı işsizlikte ise Haziran 2019’dan günümüze yüzde 3,4 artış göstermiş durumda. Bunun yanı sıra dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki makas da giderek açılıyor. Haziran 2019 verilerine göre dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki puan farkı yüzde 4,9 iken bu farkın Ağustos 2021 verilerinde 10 puana yükseldiği bildirilen raporda şu ifadelere yer verildi:

“Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni salgın dönemindeki işten çıkarma yasağının dar tanımlı işsizliği sınırlı düzeyde tutmuş olması ve işbaşında olunan sürenin azalmasıdır. Böylece dar tanımlı işsizlik sınırlı kalırken geniş tanımlı işsizlik fırlamıştır.”