Kayı İnşaat'ın konkordato süreci uzatıldı, adliye önünde fotoğraf çektirmek isteyen işçilere polis saldırdı!

Kartal Adliyesi’ne bir basın açıklaması yapmak isteyen işçiler, polis tarafından valilik kararı gerekçe göstererek engelleme girişimine maruz kaldı. Duruşmanın ardından ise fotoğraf çektirmek isteyen işçilere polis saldırdı.



16-04-2021 19:30

İleri Haber

Kayı İnşaat işçileri Kartal Adliyesi'nde konkordato davası öncesinde açıklama yapmak istedi. Polis, valilik kararını gerekçe göstererek açıklamayı engelleme girişiminde bulundu. Çabalara rağmen işçiler basın açıklamasını yaparken, açıklamada “Biz artık söz istemiyoruz, somut adım istiyoruz. Bankalar bir adım geriye çekilecek. Karar ne olursa olsun, biz haklarımızın  peşinde olacağız” denildi. Duruşmada konkodato sürecinin uzatılmasına karar verildi. Duruşma sonrası adliye önünde fotoğraf çektirmek isteyen işçilere polis saldırdı.

Kayı İnşaat'ın Cezayir'deki Bechar Askeri Hastane, Cite Financiere, Oran Askeri Konaklama ve Ouargla Askeri Hastane şantiyelerinde çalışan işçilerin 2 yıllık maaşlarının ödenmediği ortaya çıkmıştı. Patron Coşkun Yılmaz’ın işçileri bir yıldır oyaladığı, işçilerin 28 Aralık 2019’da maaşlarını alamadıkları için Cezayir’de grev yaptığı, dava açtığı, yüzlerce kez patronlarla görüştüğü ancak buna rağmen verilen tek cevabın, “Bekleyin” olduğu ifade edilmişti.

İşçiler bunun üzerine İnşaat Emekçileri Sendikası (İnşaat-Sen) öncülüğünde Coşkun Yılmaz’ın ofisi önünde direnişe başlamış ve haklarının ödenmesini talep etmişti. İşçilerin direnişi üzerine şirket konkordato ilan etmek zorunda kalmıştı. Bu arada patron Coşkun Yılmaz'ın sermayesini Antep Şehir Hastanesi hisselerine yatırdığı ortaya çıkmıştı.

BAKANLIK SÖZ VERMİŞTİ

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Coşkun Yılmaz'ın Antep Şehir Hastanesi hisseleri üzerinden Kayı İnşaat işçilerinin hak edişlerini ödeyeceğini ve konuyu en üst düzeyde takip edeceklerinin sözünü vermişti.

MÜHLET BİTTİ, İŞÇİLERİN HAKLARI ÖDENMEDİ

Konkordato sürecinde beklenilen satışlar gerçekleşmeyince işçilerin hakları da ödenmedi. Bugün Kartal Adliyesi’nde görülecek dava ile konkordato süreci devam edecek ya da şirket iflasa gidecek.

İŞÇİLERİN EYLEMİNE ENGELLEME GİRİŞİMİ

İşçiler ise direnişi yeniden İstanbul’a taşıdı. Dün yapılan eylemin ardından bugün de dava öncesi Kartal Adliyesi’ne bir basın açıklaması yapmak isteyen işçiler, polis tarafından valilik kararı gerekçe göstererek engelleme girişimine maruz kaldı.

HDP Milletvekili Serpil Kemalbay, LİMTER-İŞ, ESP, Dostlu ve Dayanışma Derneği’nin de destek verdiği eylemde, girişimlere rağmen işçilerin açıklaması engellenemedi.

Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

Polis, pandemiyi bahane ederek açıklamamızı yapmamızı engellemeye çalıştı. Valilik kararına göre bir ay boyunca eylemler, basın açıklamaları yapılamayacakmış. İşçiler her sabah tıklım tıklım toplu ulaşım araçlarıyla işlerine gidiyorlar. Fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde işçiler burun buruna çalışıyor.  Bu kararlar bir tek işçiler haklarını ararken, biz  fikirlerimizi açıklarken mi işliyor. Kayı inşaat işçileri, bu ülkenin emekçileri bu meydanlara çıkmadan önce; bu ülkenin valileri, yetkilileri, bakanları neredeydi? İşçiler alın terinin karşılığını bile alamıyor. Bunlara karşı hiçbir yasa yok. Valiliğin eylemleri, basın açıklamalarını yasaklama kararı tamamen keyfidir. Siz önce genelgenizde yazan maddelere uyun. Marketler 10:00’da açılacakmış. Hangi market buna uyuyor? A101 işçileri sabahın köründe, o mağazaları açmaya çağrılıyor. Bu A101, Şok Marketleri, İstanbul’da değil mi? Genelgelerinizin maddelerini önce işçilerin yararına uygulayacaksınız. Basın açıklamamız valilik kararı ile yasaklanmıştır diye bir işleyişi kabul etmiyoruz, bundan sonra da kabul etmeyeceğiz. 

1 ay boyunca İstanbul’da eylemler yaptık. Haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz dedik. Şirket konkordato ilan etti. Bugün dava ile ya iflas kararı ya da konkordatoya devam kararı çıkacak. Ama biz sadece hukuk yolu ile bu sorunun çözülemeyeceğini biliyoruz. Çünkü hukuk, mala mülke ipotek koyan bankaları koruyor. Hukuk, diğer sermaye gruplarını koruyor.  Kayı İnşaat patronu Coşkun Yılmaz, işçilerin hak edişlerini ödemeyip, gidip o paralarla Gaziantep Şehir Hastanesi’ne yatırım yaparken bu bakanlıklar neredeydi? Ticari faaliyetleri adım adım izliyorsunuz. İşçiler Cezayir’de iken grev yaparken de bunu gördünüz.  Çözeceğiz dediniz, tek bir adım bile atmadınız. Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran Dışişleri komisyonunda söz verdi, bu tutanaklara geçti. Hem de geçtiğimiz Çarşamba günü heyetimizle yaptığımız görüşmede, bu sorunu çözeceklerinin sözünü verdi. Biz artık söz istemiyoruz, somut adım istiyoruz. Bankalar bir adım geriye çekilecek. Karar ne olursa olsun, biz haklarımızın  peşinde olacağız. 

‘İLK ÖNCE YASA YAPILMALIDIR’

Çözüm bellidir; bunun için yasa yapılmalıdır. İflasta da konkordatoda da ilk önce işçi alacakları ödenecek diyeceksiniz. İşçilerin alın terinin önüne hiçbir bankanın ipoteği konamaz. Siz bu yasayı çıkarmakla mükellefsiniz. Siz o yasayı, tüm işçi sınıfı için çıkaracaksınız. Şirketleri, bankaları, sermaye gruplarını koruma devri kapanacak. İşçiler emek veriyorsa, haklarını da son damlasına kadar alacaklar. Biz sonuna kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kimse sanmasın ki, işçiler evlerine dönecekler, bir süre sonra da bu konu kapanacak. 

KONKORDATOYA DEVAM, İŞÇİLERE SALDIRI

Konkordato davasında ise mahkeme, konkordatonun devam etmesine karar verdi. Duruşma sonrası işçilerin adliye önünde fotoğraf çekilmesini polis ‘savcının talimatı var’ diyerek engellemek istedi. "Karar nerede" diye soran işçi ve avukatlara polis saldırdı.