Kavala hakkında 'hayatın olağan akışına aykırı' iddianame

1073 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala hakkında hazırlanan ikinci iddianame kabul edildi. Kavala'nın ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor.



08-10-2020 21:47

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı Osman Kavala ile Henri Barkey hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 20'şer yıl hapis cezası istenen iddianeme İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapmamında hazırlanan ve İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamenin,1073 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala ve hakkında yakalama kararı bulunan Henri Barkey'in "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek" suçlamalarıyla tanzim edildiği bildirildi.

Tutuklu bulunan Kavala hakkında hazırlanan ikinci iddianamede hiçbir 'somut bağlantı'nın ortaya konulamazken, "Gezi olaylarını koordine ettiği" iddiasıyla yargılandığı davadaki iddialar tekrarlandı.

BERAATLE SONUÇLANAN DAVAYLA BENZER İDDİALAR

İddianamede, Kavala'nın beraatiyle sonuçlanan davadaki iddianameye benzer savlar esas alınırken, Kavala'nın “casusluk” ve “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçlamalarından ceza alması talep edildi. Kavala'ya yöneltilen suçlar, "ABD'li Henry Barkey ile Kavala arasında kritik zamanlardaki temaslar" ifadesiyle gerekçelendirildi.

Savcılığın Kavala hakkında hazırladığı ikinci iddianamede, Kavala’nın Gezi olaylarının organizatörü olduğunu, Açık Toplum Vakfı Başkanı George Soros’a bağlı bulunduğunu savundu. “Gezi kalkışmasının başarısız olması üzerine önce 17/25 Aralık kumpasının, ardından MİT tırları kumpasının gerçekleştirildiği" anlatılarak, bu organizasyonların başarısızlıkla sonuçlanması neticesinde 15 Temmuz’un gerçekleştiğini vurgulandı.

İddianamede, Kavala’ya ait telefon ve flash bellekten çıkan bazı çalışmalar da bu iddialara kanıt olarak öne atıldı. İddianamede, "Rojava’nın Işıkları-Kadın Devrimi", “Küçük Kara Balıklar – Güneydoğu’da Çocuk Olmak”, "1994" gibi video ve belgeseller "terör örgütüne üye kazandırmak" veya "Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt kökenli vatandaşları öldürdüğü algısı yaratmak" gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Kavala'nın, Soros'un Türkiye'deki önemli bir uzantısı olduğu ve "Soros’la birlikte, kadın hakları, çocuk istismarı, kadına şiddet, azınlıkların asimilasyonu, ifade özgürlüğü, çevre duyarlılığı gibi son derece masumane konularda toplumun çeşitli kesimlerinde direnç noktaları oluşturdukları" iddia edildi.

BARKEY İLE TEMASA SOMUT KANIT YOK

Bu iddiayı desteklemek için, Barkey’in 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği gece bulunduğu Büyükada Splendid Otel’de şef garson olarak görev yapan kişinin ifadesinin alındığı kaydedildi. Garson A.U. ifadesinde, “Henri Barkey ile kısa bir süreliğine resepsiyonun önünde muhabbetim oldu. Kendisi orada bana bu olan olaylar (darbe girişimi) ile ilgili ne oluyor falan der gibi konuştu. Daha sonra bana İstanbul’a 3 kere geldiğini, ilk geldiğinde HSBC isimli bankada patlamaların olduğunu, ikinci gelmesinde Gezi parkı eylemlerinin olduğunu, üçüncü geldiğinde ise böyle bir olayın (darbe girişimi) başına geldiğini bana söyledi ...” dediği aktarıldı.

Barkey ve Kavala'nın telefonlarının birçok defa aynı zamanlarda aynı bölgeden baz sinyali verdiği vurgulanarak, Barkey’in 15 Temmuz öncesindeki seyahatleri sıralandı.

Barkey'in 15 Temmuz'da "Büyükada’daki bir toplantı bahanesiyle, aslında darbe girişimini takip etmek amacıyla Türkiye’ye tekrar giriş yaptığına" dikkat çekildi.

İddianamede, Kavala’nın da Barkey’in Türkiye’den ayrılmasından sonra 6 Temmuz 2016 tarihinde Fransa'ya  gittiği, 6 Temmuz-10 Temmuz 2016 tarihleri arasında Fransa’da bulunduğu ifade edildi. İddianamede, “Yukarıda anlatılan süreç göz önünde bulundurulduğunda, şüpheliler Mehmet Osman Kavala ve Henri Jak Barkey’in 15 Temmuz darbe girişimi öncesindeki faaliyetlerinin darbe girişimi hazırlıkları ile kesiştiği, bu durumun her iki şüphelinin de 15 Temmuz darbe girişiminden önceden haberdar oldukları ve darbe girişiminin alt yapısını oluşturmak için yurtiçi ve yurtdışı bir dizi bağlantı kurdukları, son olarak da şüpheli Henri Jak Barkey’in 15 Temmuz günü Türkiye’ye gelerek darbe girişimini İstanbul Büyükada’da sabaha kadar takip ettiği ve yurtdışı bağlantılarını gece boyu devam ettirdiği anlaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.

İddianamede, Barkey ve Kavala'nın açık irtibatının ve telefon görüşmesinin olmamasına açıklık getirilmeye çalışıldı.Kavala ile Barkey’in telefonlarının baz istasyonlarından alınan sinyallerinin kimi zamanlar “aynı mahalde” bulunduklarını gösterdiği kaydedildi.

Kavala’nın, "kullandığı telefonu, gözaltına alınmadan önce değiştirmesinin dikkat çekici olduğunun, bunu deşifre olmamak için imha etmiş olabileceğinin değerlendirildiğinin" anlatıldığı iddianamede, 2015 ve 2016’daki birçok baz istasyonu sinyali için Barkey ile “aynı mahalde” olabilecekleri vurgusu yapıldı.

'15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ'NE ALTYAPI OLUŞTURDUĞUNA DAİR KOMİK KANITLAR

İddianamede, Osman Kavala'nın 11 Kasım tarihinde Almanya'ya, Adil Öksüz'ün ise 14 Kasım tarhinde ABD'ye gitmesi ilişkilendirilerek FETÖ bağlantısı yaratılmaya çalışıldı. Kavala'nın Almanya'ya ve ardından Fransa'ya gittiği zamanlarda Adil Öksüz'ün ABD'ye gitmiş olması iddianameye şu ifadelerle kanıt olarak geçildi:

"George Soros’un Türkiye’ye gelmesi ve şüpheli Mehmet Osman Kavala ile görüşmesinden kısa bir süre sonra, şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın 11 Kasım 2015 tarihinde Almanya Ülkesi’ne gittiği ve 11–14 Kasım 2015 tarihleri arasında Almanya’da bulunduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 15 Temmuz darbe girişimi Akıncı Üssü iddianamesinde anlatıldığı üzere 14 Kasım 2015 tarihinde ise, darbe girişimini yöneten firari Adil Öksüz’ün darbe hazırlıkları kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri Fetullah Gülen ile görüşmek üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gittiği anlaşılmıştır."

'HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI DARBE HAZIRLIKLARI...'

Ayrıca Kavala ve Barkey'in yakın zamanlarda benzer yerlere gitmiş olması da somut bir delil olmamasına rağmen şu şekilde iddianameye konuldu:

"Şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın 22 Ocak 2016 tarihinde Joe Biden ile görüşmesinin ardından 27 – 29 Ocak 2016 tarihleri arasında Avrupa Birliği’nin merkezi Brüksel’e gittiği, devam eden süreçte 4 Mart 2016 tarihinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’ne ait Zaman Gazetesi’ne İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nce kayyum atanması sonrası, bu karara her fırsatta ve her platformda karşı çıkan şüpheli Henri J. Barkey’in, 7 Mart 2016 tarihinde Türkiye’ye geldiği, 7-8-9 Mart’ta İstanbul’da bulunduğu, bu süreçte şüpheli Henri J. Barkey tarafından kullanılan +1 (202) 258 **** ve 555 897 **** numaralı GSM hatları ile şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın kullandığı 532 222 **** numaralı GSM hattının bir çok defa aynı zaman diliminde aynı bölgeden baz sinyali aldığı tespit edilmiş ve şüphelilerin 7–8–9 Mart 2016 tarihlerinde aynı mahalde bulundukları tespit edilmiştir. Şüpheli Henri Jak Barkey’in İstanbul İli’nde bir müddet kaldıktan sonra 10 Mart günü Adana İli’ne gittiği, aynı gün şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın da Fransa’ya gittiği 10 – 11 Mart 2016 tarihlerinde Fransa’da bulunduğu ve çeşitli görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir. Şüpheli Henri J. Barkey’in 26 – 29 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da bulunduğu, 30 Haziran 2016 tarihinde Diyarbakır İli’ne giderek Yenişehir, Bağlar, Sur ve Kayapınar İlçeleri’nde çeşitli görüşmeler yaptığı ve aynı gün akşam tekrar İstanbul’a döndüğü, 3 Temmuz 2016 tarihine kadar İstanbul İli’nde bulunduğu, Şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın ise şüpheli Henri Jak Barkey’in İstanbul’a gelişinden bir gün sonra 27 Haziran 2016 tarihinde Diyarbakır İli’ne gittiği, burada çeşitli görüşmeler yaptıktan sonra aynı gün İstanbul’a geri döndüğü tespit edilmiştir.

Şüpheli Henri Jak Barkey, 3 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’den çıkış yapmış ve 15 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde darbe girişimini takip etmek amacıyla Türkiye’ye tekrar giriş yapmıştır. Şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın ise şüpheli Henri Jak Barkey’in Türkiye’den ayrılmasından sonra 6 Temmuz 2016 tarihinde Fransa Ülkesi’ne gittiği, 6 – 10 Temmuz tarihleri arasında Fransa’da bulunduğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; Yukarıda anlatılan süreç göz önünde bulundurulduğunda, şüpheliler Mehmet Osman Kavala ve Henri Jak Barkey’in 15 Temmuz darbe girişimi öncesindeki faaliyetlerinin hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde darbe girişimi hazırlıkları ile kesiştiği, bu durumun her iki şüphelinin de 15 Temmuz darbe girişiminden önceden haberdar oldukları ve darbe girişiminin alt yapısını oluşturmak için yurtiçi ve yurtdışı bir dizi bağlantı kurdukları, son olarak da şüpheli Henri Jak Barkey’in 15 Temmuz günü Türkiye’ye gelerek darbe girişimini İstanbul Büyükada’da sabaha kadar takip ettiği ve yurtdışı bağlantılarını gece boyu devam ettirdiği anlaşılmıştır."

CAN DÜNDAR İLE GÖRÜŞMELERİ HAKKINDA

İddianamede Kavala ile Can Dündar'ın görüşmelerine değinilerek şu ifadelere yer verildi:

“Yukarıda anlatılan süreç göz önünde bulundurulduğunda, şüpheliler Mehmet Osman Kavala ve Henri Jak Barkey’in 15 Temmuz darbe girişimi öncesindeki faaliyetlerinin hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde darbe girişimi hazırlıkları ile kesiştiği, bu durumun her iki şüphelinin de 15 Temmuz darbe girişiminden önceden haberdar oldukları ve darbe girişiminin alt yapısını oluşturmak için yurtiçi ve yurtdışı bir dizi bağlantı kurdukları, son olarak da şüpheli Henri Jak Barkey’in 15 Temmuz günü Türkiye’ye gelerek darbe girişimini İstanbul Büyükada’da sabaha kadar takip ettiği ve yurtdışı bağlantılarını gece boyu devam ettirdiği anlaşılmıştır.”