Kanser tedavisi olmak isteyen KHK'li akademisyene mahkeme kararına rağmen pasaport verilmedi

Kanser tedavisi olmak isteyen KHK'li akademisyen Prof. Dr. Haluk Savaş'ın pasaport başvurusu yargılandığı davadan beraat etmesine ve mahkeme kararına rağmen reddedildi. Duruma tepki gösteren Savaş'a kalan 9 aylık ömründe sorunu CİMER'le yazışarak çözmesi önerisi yapıldı.



14-05-2019 00:02

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamudaki görevinden ihraç edilen psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Haluk Savaş’ın kanser tedavisi için yurt dışına gitme talebi mahkeme kararına rağmen pasaportunun iptal edilmesi gerekçesiyle reddedildi.

Savaş, yargılanıp beraat ettiği, mahkemenin yurt dışı yasağını kaldırdığı halde talebininin 'CİMER’e yazın' denilerek reddedilmesi üzerine, "Benim ortalama beklenen ömrüm 39 ay, bunun 30 ayı geçti 'geri kalan' 9 ayı devletin çeşitli birimleri ile 'yazışarak' geçireceğiz anlaşılan" dedi.

'HAYATTA KALABİLMEYİ DENEMEK YERİNE DEVLETİN BANA ÖRDÜĞÜ 'ÖLÜM DUVARI'YLA KARŞILAŞIYORUM'

Savaş'ın Twitter hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"Az önce TC Adana Valiliği’ndeydim; pasaport için önce tahditlerin sorgulandığı odaya girdim. Memura KHK’lı olduğumu, yargılanıp beraat ettiğimi, mahkemenin yurt dışı yasağımı kaldırdığını, iki kez tekrar etmiş kanser hastası olup yurt dışında tedavi olmak istediğimi belirttim.

Memur bilgisayardan baktı KHK ile kamudan ihraç olduğumdan KHK ile pasaportumun iptal olduğunu bu nedenle pasaport çıkaramayacaklarını belirtti. Yani mahkemenin benim yurt dışına çıkış yasağımı kaldırması hiçbir anlam ifade etmiyor. KHK bizi yurt içinde ölmeye mahkum ediyor.

'Bu KHK’ya karşı ne yapabiliriz?' diye sordum. 'Kanser raporlarınızla birlikte CİMER’e yazın' denildi. Benim ortalama beklenen ömrüm 39 ay, bunun 30 ayı geçti 'geri kalan' 9 ayı devletin çeşitli birimleri ile 'yazışarak' geçireceğiz anlaşılan. Oysa Japonya, Kore, Küba, ABD’de tedavi olabilmem için yeni geliştirilmiş önemli tedavi teknikleri var. Mesela biri 2018’de Nobel Tıp Ödülü’nü alan Prof. Allison’un immunoterapisi. Şimdi bu tedavilere bir an önce kavuşmak ve hayatta kalabilmeyi denemek yerine devletin bana ördüğü 'ölüm duvarı'yla karşılaşıyorum.

Sağ kalırsam, önce CİMER’e, başarılı olamazsam idari mahkemeye, başarılı olamazsam bölge idare mahkemesine, başarılı olamazsam Danıştay’a, başarılı olamazsam, AYM’ye, başarılı olamazsam AİHM’e başvuracağım. TR’de ceberrut devletle uğraşmak mı daha zor yoksa azraille mi bilemedim?"