Kıtlık mı, istifçilik mi?

Petrol fiyatlarındaki düşüş ve ABD’nin Latin Amerika’daki istikrarsızlaştırma çabalarından etkilenen Venezuela’da temel tüketim maddeleri ihtiyaçlarının karşılanmasında sıkıntı baş göstermiş durumda. Uzayıp giden kuyruklar uluslararası basının ilgisini çekerken, liberal iktisatçılar Maduro’nun ekonomi politikalarını sorumlu tutuyor. Maduro hükümeti ise sorunun istifçilerden kaynaklandığı kanısında.



04-02-2015 20:16

(İleri - Ekonomi) Venezuela ekonomisi son yılların en sorunlu dönemini yaşarken, petrol fiyatlarındaki düşüşün ve ABD’nin istikrarsızlaştırma politikalarının etkisi Venezuela ekonomisini zorluyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) yaptığı açıklamalarda Venezuela ekonomisinin petrol fiyatlarındaki düşüşten ötürü 2015 yılında yüzde 7 küçüleceği kanısında. Geçtiğimiz yıl içinde de Venezuela ekonomisi yüzde 2 civarında küçülme yaşadı.

SERMAYE ÇEVRELERİ ÜLKEDEKİ SOSYAL PROGRAMLARI SUÇLUYOR

Liberal iktisatçılar küçülmenin azalan ihracat gelirlerinden ötürü artan bütçe açıklarından kaynaklandığı kanısında. Aynı  şekilde ülke içinde özel sektör de sosyal programlar olarak adlandırılan ve yoksulluğu azaltmak için kullanılan programların iptal edilmesini istiyor. Öte yandan Maduro hükümeti sorunun “kapitalist finansal sistemdeki parasal genişleme” ile Çin’deki yavaşlamadan kaynaklı olduğunu düşünüyor.

Son günlerde ise ekonominin en büyük probleminin temel tüketim malzemelerinde yaşanan kıtlık problemi olduğu belirtiliyor. Uzayıp giden sıralarda sütten mısır ununa, tuvalet kağıdı ve hatta kimi ilaçlara kadar malzemeleri bulmak giderek güçleşiyor. Uluslararası ve ülke içindeki sermaye çevreleri bu durumun yanlış ekonomik politikalardan kaynaklandığını iddia ediyor. Özellikle fiyat kontrollerinin ve üçlü kur sisteminin ülke içinde üretim yapılmasındansa malların ithal edilmesine ya da kara borsaya düşmesine sebebiyet verdiği düşünülüyor.

HÜKÜMET KITLIĞIN BİLİNÇLİ ÇIKARTILDIĞI KANISINDA

Öte yandan Maduro hükümeti gerçeklerin bu şekilde olmadığı kanısında ısrarcı. Maduro hükümeti bu durumun ABD kaynaklı olduğunu ve ülke içindeki özel girişimcilerin hükümeti zor durumda bırakmak için bu durumu bilinçli çıkarttığı kanısında. Maduro bu konuda haksız sayılmaz. 2009’dan bu yana kıtlığın süreklilieştiği ülkede istifçiliğe karşı sert yaptırımlar bulunuyor.

BÜYÜK TEKELLERİN İSTİFÇİLİĞİ KITLIĞI ARTTIRIYOR

En son 14 Ocak günü Zulia eyaletinde Herrera isimli büyük bir zincir market firmasının deposuna yapılan baskında 135 ton deterjan, 5 bin paket bebek bezi, 94 bin tıraş bıçağı, 50 ton süt, 38 ton pirinç ve 158 bin ton balığı konservesi olduğu ortaya çıktı. Nitekim bu eyalet Valisinin duyurusuna göre kendi bölgesinde yaşamakta olan insanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde.  Benzer bir durum ilaç firmaları içinde bulunuyor. Ekonomistlerin dikkat çektiği nokta ise kimi ürünlerin ülke içinde dağıtıma girmeden komşu ülke Kolombiya’ya ihraç edildiği. Bunun tipik örneğini ise süt olarak veriliyor. Ülkede süt ürünleri rahatlıkla bulunurken, süt el altından ihraç edildiğinden bulunması güçleşiyor.

MADURO ABD’Yİ UYARDI

Maduro hükümetine yakın madya kaynakları durumun 1973 yılı öncesindeki Şili’ye benzediğini belirtiyor. Nitekim ABD’nin bölgeyi istikrarsızlaştırmak adına sunduğu mali kaynaklar hemen hemen Şili’ye o dönem yapılan yardımlara yakın düzeyde. Nitekim Maduro Pazar günü yaptığı konuşmada ABD Başkan Yarımdıcı Joe Biden’ı uyardı ve ülkedeki sağcı kanatla işbirliği yapmakla suçladı.

“KAMULAŞTIRMA VE SANAYİLEŞME ÇÖZÜM”

Bütün uzayıp giden kuyruklara karşın ülkede yoksulluk ve beslenme göstergeleri Bolivarcı hükümetten önceki döneme göre çok daha iyi durumda. Eksik beslenme yüzdeleri 15 yıl öncesine göre yarı yarıya azalırken, asgari ücretlerdeki artışın 28 kat daha fazla olduğu belirtiliyor. Bu iyilişmeye karşın esas sıkıntı temel tüketim malzemelerinde üretim ve dağıtımın yüzde 70’ni özel sektörün kontrol ediyor oluşu. Asıl problem olarak bir çok kişi bunu gösteriyor. Çözüm olarak ise  bir an önce Venezuela hükümetinin bu konuda kamulaştırma yapmasını ve kamu eliyle sanayileşmeyi talep ediyor.