Kadınların sergisi: Hiçbir Zaman

Kadınların sergisi: Hiçbir Zaman

Eda Semahat Şanlı ile yaptığımız röportajı İleri Haber okurlarıyla paylaşıyoruz.

Seda Elhan - @elhanseda

Eda Semahat Şanlı’nın “Hiçbir Zaman” isimli sergisi 25 Ocak Salı günü saat 18.30’da Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

Kadının direngen ve güçlü doğasına bakarken günümüzde kadın olarak içinde bulunduğumuz durumun da portresini sunduğu sergisine ve kendisine dair Eda Semahat Şanlı ile yaptığımız röportajı İleri Haber okurlarıyla paylaşıyoruz.

Öncelikle kendinizden ve resimle olan ilişkinizden bahsedebilir misiniz?

1985 yılında Erzincan’ın Altınbaşak köyünde doğdum. Babam eski bir halk ozanıdır. Gençlik yıllarında saz ve söz ustalığı yapmıştır. Maalesef ki maddi imkânsızlıklardan dolayı albüm kaydı yapamamış, yavaş yavaş evine çekilip eskisi kadar olmasa da kendi ailesi için çalıp söylemeye devam etmiştir. Halâ da arada sazını eline aldığı olur. Annem de usta bir masal anlatıcısıydı. Özellikle kış aylarında yağışın çok olduğu, elektriğin de sık sık kesildiği akşamlarda köyde bizleri etrafına toplar uzun uzun masallar anlatırdı. Yıllarca devam eden bu anlatılar bizler için yani sanatla uğraşanlar için bugün büyük zenginliktir. Ailemdeki herkes sanatın bir dalıyla uğraş içindeydi. Çalan, söyleyen, yazan, çizen…

Resim yeteneğimi fark etmem abim sayesinde oldu. Onun resme merakı ve büyüleyici yeteneği benim merakımı arttırdı. Arada da olsa resim yapmaya yöneltti. Onu izleyerek ona sorular sorarak resim eğitimime başladım diyebilirim. Abim, hayat şartları karşısında kalemi, kâğıdı da bırakmak zorunda kaldı. Benim için de resim yapmak; sadece resim derslerinde, defterime bir iki ev ve nehir resmi ya da evdeki büyük vitrin kapılarının iç taraflarına doğa ve hayvan resimleri çizmekle sınırlı kaldı. Ta ki üniversiteye başlayana kadar!

Geleneksel el sanatları bölümü mezunuyum. Birinci sınıfta temel sanat eğitimi dersine giren bir hocam yeteneğimi fark edince beni atölyesine çağırdı. Bir yandan üniversite eğitimim sürerken bir yandan da hocamın atölyesinde resim öğrenmeye ve yapmaya devam ettim. Üniversiteden mezun olunca hocamın atölyesinden de ayrılmış oldum. Aktif resim yapmaya da böylelikle başladım diyebilirim. İki yıl sonra da yolum Amedeo Modigliani ile kesişince bir daha kendime gelemedim...

25 Ocak’ta açılacak serginizde geçmişin bu izleri görülüyor. Biraz sergiye hazırlık sürecinden, serginizde ilgilendiğiniz konulardan bahsedebilir misiniz?

Portre ressamı olarak biliniyorum ben, Modigliani izinde olduğumu söylemiştim, onun etkisi mi bilemiyorum ama kadın portreleri yapmayı çok seviyorum. Bu sergide ise yine kadın çalıştım ama bu defa; yorgun, umutsuz, dışlanmaktan, meta olarak görülmekten, uğursuz, şeytan sayılmaktan yorulmuş kadınların mutsuzluğunu anlattım. Bu anlatımın bir diğer odağında ise kadınlara eşlik eden kargalar var. Birçok kişi bilir karga mitlerini. Mitlerin çoğunda zeki ve yetenekli olan kargalar tanrıların koruyucularıdır. Ama Anadolu’da renginden, sesinden hatta zekâsından dolayı şeytan olarak algılanır; istenmez, evlerin yakınlarına konduğunda taşlanır, kovalanır… Tıpkı kadınlar gibi! Ne kadar benzer değil mi? İşte bu yüzden kadınlarla kargaları özdeştirip çalışmalarıma başladım. Bu süreçte bir arkadaşım Edgar Allan Poe’nun ‘Kuzgun’ şiirinden bahsedince, oradaki anlatım ve ifade de benim açımdan bu serginin tamamlayanı oldu. Onu da dâhil edince harika işler ortaya çıktı.

Peki bir kadın olarak ve aynı zamanda bir sanatçı olarak günümüz koşullarında yaşadığınız zorluklar var mı?

Tabi ki birçok kadının yaşadığı sorunları ben de yaşıyorum. Sanatçı olarak değer gördüğümüz de oluyor ama hem sanatçı hem kadın algısı bazı zihniyetlerde nasıl bir görüye neden oluyorsa tacizler daha da artıyor. Çevrenizden, tanımadıklarınızdan, özellikle sosyal medyadan sürekli tacize uğruyorsunuz.

Bir de ressam olarak iletişime geçtiğim büyük galerilerin ilgisizliği var. Bunlar neden cevap vermiyor ya da neden ciddiye almıyor sorusunun peşine düşünce şunu gördüm, ismi duyulmuş büyük galerilerle çalışan ressamların sadece yüzde otuzu kadın ressam maalesef. Ayrıca müzayedelerde satılan resimlerin sanatçıları kadınsa o resimlerin asla hak ettiği fiyata satılmadığını da gördüm.

Bu yüzden diyorum ki, toplumumuzda kadın ve sanat ilişkisi erkek hegemonyası altında kaldıkça ne sanat toplumlara ulaşacak ne de kadınlar özgür olacaktır.

Önümüzdeki süreç içerisinde yapmayı düşündüğünüz çalışmalar ya da planladığınız başka projeler var mı?

Resimde portre çalışmaya devam edeceğim. Ama farklı disiplinleri bir arada kullanarak üreteceğim Anadolu mitleri serisi projemin çalışmalarına en kısa zamanda başlayacağım.

Hiçbir Zaman Resim Sergisi
Eda Semahat Şanlı’nın Hiçbir Zaman başlıklı sergisi 25-31 Ocak tarihleri arasında Maltepe, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilir.
Detaylı bilgi için tıklayın.