Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi için sokaklara çıktı: 'İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!'

Kadınlar, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı Türkiye'nin dört bir yanında sokaklara çıkıyor.



01-07-2021 20:10

İleri Haber

Türkiye, 1 Temmuz itibarıyla AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir gece yarısı Resmi Gazete'de yayınlanan kararıyla resmen İstanbul Sözleşmesi'nden çekildi.

'Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi' bugün itibarıyla resmi olarak yürürlükten kaldırıldı. Karar ise Resmi Gazete’de yayınlandı.

Birçok kadın ve LGBTİ+ örgütleri, emek ve meslek örgütleri, siyasi partiler, dernek, inisiyatif ve platformlardan kadın ve LGBTİ+’lar, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı sokaklara çıktı. 

İSTANBUL 

Taksim Tünel'de bir araya gelen binlerce kadın, "İstanbul Sözleşmesi'nin fesih kararı yok hükmündedir" diye haykırdı. TİP Milletvekili Sera Kadıgil ile HDP Milletvekili Oya Ersoy ve HDP Milletvekili Dilşat Canbaz da kadınlar ve LGBTİ+'lar ile birlikte eyleme katıldı. 

Taksim'de polisin tüm engelleme girişimlerine ve saldırılarına rağmen kadınlar ve LGBTİ+lar eylem yaptı. 

 

 

İZMİR'DE KADINLARA POLİS ENGELİ

İzmir'de Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde polis yol kapatma bahanesiyle kadınlara saldıran polis sloganları bastırmaya ve pankartları almaya çalıştı. Polisin saldırılarına rağmen Alsancak İskelesi'nde eylem yapan kadınlar, burada bir basın açıklaması düzenledi. 

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: 

Şiddetin, kadın katliamının, tecavüz ve tacizlerin artarak sürdüğü, kadına karşı tüm şiddet biçimlerinin sıradanlaştırıldığı, LGBTİ+’ların sistematik olarak hedef gösterildiği, şiddete ve sistematik ayrımcılığa maruz bırakıldığı bir ortamda sözleşmeyi kaldırmak tüm bu suçlara zemin hazırlamak ve izin vermek demektir.

Bu girişimin arkasından, 6284’ün etkisiz hale getirilmesi, boşanan kadının yoksulluk nafakasının kısıtlanması, çocuk istismarcılarının affedilmesi, tecavüzcü ile evliliğin yeniden getirilmesi ve evlilik yaşının 16’nın da altına, çocuklarla cinsel ilişki yaşının 15’in de altına indirilmesi, şiddet suçlarında belge istenmesi, çocuk cinsel istismarı ve tecavüz suçlarında, kadına karşı şiddet suçlarında “somut delil” aranması, aile arabuluculuğu gibi temel haklara saldırıların gündemde olduğunu biliyoruz.

Açık açık ilan ediyoruz: Kazanılmış haklarımızın hiçbirinden VAZGEÇMİYORUZ!

AKP Hükümeti’nin iktidara geldiği günden beri, taciz, tecavüz, şiddet, çocuk istismarı, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı söylemler ve hedef gösterme politikası, ayrımcılık ve kadın cinayetleri gittikçe arttı.

2003’te öldürülen kadın sayısı 83 iken, 2020’de öldürülen kadın sayısı 300 oldu, 2021 yılının ilk 6 ayında ise 185 kadın öldürüldü. Kadın cinayetleri artık o kadar meşrulaştı ki giderek vahşileşti, kadınlar sokak ortasında fiziksel şiddete maruz bırakılarak, boğazı kesilerek, balkondan atılarak, çocuklarının gözleri önünde işkence yapılarak, yakılarak, üzerine beton dökülerek katledildiler.

Cinayeti işleyen caniler ise tahrik indirimi ya da kravat taktıkları ve iyi hal indirimi alacaklarını bildikleri için de asla çekinmeden kadınları katletmeye devam ettiler, ediyorlar.

Özellikle de kadınları katledenler, iktidara yakın kişiler, kamu görevlisi, kolluk kuvveti ya da milletvekili olunca, devlet eliyle dosyalar birer birer ve hızla kapatılarak katillerin ceza almaları engelleniyor, katledilen kadınlar ise bizim isyanımız da yaşıyor.  Tıpkı Yeldana KAHARMAN ve Nadira KADİROVA’nın ölümüne neden olanlar, Gülistan DOKU’yu kaybedenler ve İpek ER’e tecavüz ederek intihar etmesine sebep olanlar gibi.

Şiddet faili erkekleri koruyanların ‘bu ülkede faili meçhul kadın cinayeti yok’ diyenlerle, mafya-devlet hesaplaşmasını kadın bedeni ve hayatı üzerinden yürütenlerle, İstanbul Sözleşmesi'nden bir gece yarısı çekilmeye kalkanlarla aynı kişiler olduğunu iyi biliyoruz.

Ve tüm bu kirli ilişkiler, cinayetler ortaya serilirken sermayedarlardan hükümet temsilcilerine, bürokratlara, emniyet ve yargı mensuplarına, medyaya kadar yayılan bu çürümüşlük içinde kimse hele kadınlar, LGBTİ+’lar ve çocuklar asla güvende olamaz biliyoruz. Bu nedenle barış, demokrasi, eşitlik mücadelesinden de İstanbul Sözleşmesi’nden de vazgeçmeyeceğiz. Çürümüş düzenin ayakta kalma çabası olarak toplumu kutuplaştırmaya, sindirmeye, hak talep edeni ezmeye dönük nefret saçan kirli politikalarınız Deniz Poyraz kız kardeşimizin katledilmesine neden oldu. Deniz Poyraz’ın isyanıyla buradayız.

Gökkuşağının bütün renkleriyle buradayız.

 

 

 

 

Fotoğraf: Aslıhan Keleş

 

ANKARA

Ankara'da kadınlar Çankaya Belediyesi önünde bir araya geldi. 

 

ÇORLU

Tekirdağ Çorlu'da kadınlar İstanbul Sözleşmesi için Heykel Meydanı'nda bir araya geldi. Eylemin ardından kadınlar dağılırken, polis HDP'li kadınlara GBT yapmak istedi. 

 

ANTALYA'DA KADINLARA FAŞİST SALDIRI!

Antalya'da İstanbul Sözleşmesi için meydanlara çıkan kadınların önü bir sivil araç tarafından kesildi. Araçtan çıkan iki kişi kadınlara saldırdı. Saldırganlar ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü.