İzmir Barosu: 'Suruç için mücadeleye devam edeceğiz'

İzmir Barosu, İnsan Hakları Haftası kapsamında düzenlediği ilk etkinlikte Suruç katliamında yaralananlar ile yakınlarını kaybeden ailelerin adalet arayışına ilişkin bir panel düzenledi



08-12-2019 12:14

Açılışta Suruç Katliamı’na ilişkin “Gitmek” isimli belgesel gösterildi. Panelde açılış konuşmasını İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Deman Güler yaptı. Güler, “10 Aralık İnsan Hakları günü Evrensel Beyanname’nin ilanının kutlandığı gündür. İzmir Barosu İnsan Hakları Haftası etkinliklerini bu kapsamda düzenliyoruz. Beyanname’nin ilk maddesi insanlar, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar der. Suruç’ta hayatını kaybeden insanlarımız barışı ve kardeşliği savunuyorlardı. Biz de bu kardeşlik duygusunu yükseltmek gerektiğine gönülden inanıyoruz. Suruç benzeri olayların tekrar yaşanmaması için bir aradayız ve hep birlikte olmaya devam edeceğiz.” dedi.

‘MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ’

İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel ise Suruç’ta yaşananların unutturulmak ve sorumluları tespit edilmiş gibi gösterilmek istendiğini söyleyerek “Katliamının ilk duruşması ancak 21 ay sonra görülebildi, katliamcıya yol verenler, onu görmezden gelenler, katliam yerine kadar ulaşmasını sağlayanlar hiçbir biçimde soruşturmaya dahil edilmedi” şeklinde konuştu. Devam eden yargılamaya İzmir Barosu olarak destek verdiklerini, gerçek faillerin ortaya çıkarılması için mücadele ettiklerini ifade eden Av. Özkan Yücel “Biz bu katliamda sorumluluğu olan herkes yargı önüne çıkarılana, herkes hak ettiği cezayı bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

‘TOPLUMUN VİCDANINDA SURUÇ HALA KANIYOR’

Panelin yöneticiliğini yapan Av. Kamil Ağaoğlu, ülkede insan hakları mücadelesini temel gündeminin katliamlara karşı mücadele olduğunu ifade ederek Suruç katliamının bugün hala içinde yaşadığımız sıkıntılı dönemin başlangıcı olduğunu ifade etti. Suruç katliamında yaralanan Dr. Çağla Seven, devletin katliamı engellemediği gibi adaleti sağlamak için de hiçbir şey yapmadığını söyledi ve “Katliam mağdurları olarak taleplerimizi, yaşadıklarımızı anlatmamız dahi engelleniyor. Bir şekilde toplumda unutturulma, toplum nezdinde kriminalize edilme üzerinden bir ayrıştırma yaratılmaya çalışılıyor. Ama biz hala toplumun gözünde oraya oyuncak götüren gençleriz. Toplumun vicdanında Suruç hala kanıyor” dedi.

‘ADALET TOZLU RAFLARDA DURUYOR’

Suruç katliamı sırasında oğlunu kaybeden Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden Feti Aydın ise “Biz çocuklarımızın öldüğüne inanmıyoruz. Bizim çocuklarımız yaşıyor ve binlerce çoğaldılar. Adaletse, şu anda tozlu raflarda duruyor” şeklinde konuştu.

Suruç İçin Adalet Platformu’ndan Av. Gülhan Kaya, aradan geçen bunca zamana karşı Suruç davasının hala çok başında olunduğunu ifade ederek Suruç katliamı yaşandıktan sonra sürekli olarak Suruç katliamı aydınlatılmazsa yeni katliamların önü açılır dediklerini ve bu sorumlulukla hareket ettiklerini söyledi. Av. Kaya, “Eğer Suruç katliamı soruşturması tam manasıyla gerçekleştirilmiş ve katliamın tüm sorumluları cezalandırılmış olsaydı 10 Ekim Katliamı da gerçekleşmezdi” tespitinde bulundu.

ETKİNLİKLER DEVAM EDECEK

Panel, izleyicilerin katliam hakkında görüşlerini paylaşmaları ve katılımcılara yönelttikleri sorular ile sona erdi. İzmir Barosu İnsan Hakları Haftası 7-14 Aralık tarihleri boyunca ifade özgürlüğü, mülteci hakları, engelli hakları, sosyal haklar, çocuk hakları gibi farklı alanlarda gerçekleştirilecek etkinliklerle devam edecek. İnsan Hakları Haftası kapsamında 9 Aralık Pazartesi günü TBMM Başkanvekili Prof. Dr. Mithat Sancar, TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve İHD eski başkanı Akın Birdal’ın konuşmacı olarak yer alacağı etkinliğin yanı sıra 14 Aralık Cumartesi günü CHP eski dönem Milletvekili Eren Erdem ile Serpil Kemalbay’ın katılım sağlayacağı paneller de yurttaşlarla buluşturulacak.

NEOLMUŞTU?

2014 yılında IŞİD, Suriye’nin Kobane kentine saldırı başlatmış ve kentte İŞİD’e karşı direniş başlamıştı. Kobane halkı ile dayanışmak için birçok ülkeden insan kentin sınırına akarak direnişe destek olmuştu. İŞİD’in bölgeden çıkartılması ardından da kentin yeniden inşası için birçok destek kampanyaları örgütlenmiş, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde Kobaneli çocuklarla dayanışma amacıyla oyuncak kampanyası başlatılmıştı. 20 Temmuz 2015 tarihinde ise Suruç Amara Kültür Merkezi’ne gelen SGDF üyesi gençler basın açıklaması yaptıkları sırada İŞİD’in canlı bomba saldırısına uğramış ve 33 kişi yaşamını yitirmişti.