İTÜ'de soruşturma açılan öğrencilere destek eylemi

İTÜ'de yüksek kantin ve yemekhane fiyatları ile ÖGB terörünü protesto ettiği için soruşturma açılan 15 öğrenci bugün savunmasını verecek. Savunma öncesi, İTÜ önünde öğrencilere destek olmak amacıyla bir basın açıklaması düzenlendi.



13-01-2020 13:33

İleri Haber

İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) yüksek kantin ve yemekhane fiyatları ile okul yönetimi eliyle okulda estirilen Özel Güvenlik Birimi (ÖGB) terörünü protesto eden 15 öğrenciye soruşturma açıldı. Bugün, savunmasını verecek öğrencilere destek olmak amacıyla üniversite öğrencileri, akademisyenler, milletvekilleri ve avukatlar İTÜ Arı Kapı önünde buluşarak, soruşturmaları protesto etti.

İTÜ öğrencileri, okul kantin ve yemekhanelerindeki yüksek fiyatlara karşı 12 Aralık'ta başlattıkları boykotu sürdürüyor. Boykotla birlikte öğrenciler üzerinde baskı kurmaya çalışan okul yönetimi eliyle, ÖGB terörü de artıyor. Öğrencilerin dağıttığı çay kazanlarını kaldırtan ve öğrencilere saldıran ÖGB’ler, bir süre önce de İTÜ Dayanışması üyesi mezun bir gencin kartını alarak, genci darp etmişti.

İTÜ'de fahiş fiyatları ve güvenlik terörünü akademisyenlerin de katıldığı bir açıklamayla protesto eden 15 öğrenciye, sıra arkadaşlarını boykota davet ettiği ve güvenlik terörünü teşhir ettiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Soruşturmaları protesto eden yurttaşlar, bugün İTÜ önünde bir basın açıklaması düzenledi.

'ÖĞRENCİLER AÇLIĞA VE ÖLÜME MAHKUM EDİLİYOR'

İTÜ Dayanışması adına konuşan öğrencilerden Sera Onat, "Okulumuzda boykot yapmaya çalışıyoruz çünkü bu okulda öğrenciler öğrenci gibi yaşayamıyor. Bu okulda öğrenciler insan muamelesi görmüyor; açlığa ve ölüme mahkum ediliyor. O yüzden İTÜ'de kendi imkanlarımızla sürdürmeye çalıştığımız bir öğrenci boykotumuz vardı fakat bu boykot İTÜ Rektörlüğü ve ÖGB tarafından her zaman şiddete uğradı. Her defasında arkadaşlarımız tartaklandı, sürekli saldırıya ve tacize uğradı. Hepimize haksız şekilde soruşturmalar açıldı. İTÜ Rektörlüğü ve güvenliği suç işlemeyi acilen bıraksın!" dedi.

ALİ ŞEKER: İTÜ VAKFI'NIN KAYNAKLARI YANDAŞ İNŞAAT ŞİRKETİNİ KURTARMAK İÇİN KULLANILIYOR

Öğrencilerin boykotuna destek veren CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ise şu ifadeleri kullandı:

"İTÜ öğrencilerinin haklı taleplerinin yanındayız ve öğrenciye uygulanan bu şiddeti protesto etmek için destek olmaya geldik. Geçen hafta İstanbul Üniversitesi öğrencileri yemek zamlarını protesto etmek için toplanmışlardı ve maalesef bir öğrenci biletimde sadece 1 lira 40 kuruş var demişti. İTÜ Vakfı'nın asıl görevi vakıf yurdunda kalan çocuklara ucuz, erişilebilir yemek hizmeti sunmak. Ama bankaların kaynaklarını yandaşı kurtarmak için kullananlar, burada da İTÜ Vakfı'nın kaynaklarını bir talimatla yine bir yandaş inşaat şirketini kurtarmak için kullanmışlardır. Biz burada vakıfların amacına uygun hizmet etmesini ve öğrencilere ucuz yemek verilmesini talep ediyoruz. Açılan özel işletmelerin daha fazla iş yapabilmesi için çocuklara doyurucu olmayan yemekleri verenler, menülerinde porsiyonları küçük tutanlar kendilerini bir gözden geçirsinler. Öğrenciye şiddet uygulamak yerine haklı taleplerine kulak versinler."

AV. URFA: SUÇLAMALARDA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİNİN HANGİ MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ DAHİ YAZILAMAMIŞ

Soruşturma açılan öğrencilerden birinin avukatı olan Av. Özgür Urfa ise "Bugün burada haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan üniversite öğrencilerinin yanında olmak için hazır bulunduk. Öğrencilerin haklarını sonuna kadar savunmak için yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz" dedi. Disiplin soruşturmasının son derece hukuksuz ve keyfi olduğunu vurgulayan Urfa, şöyle konuştu:

"Ülkenin her yanına yayılan hukuksuzluk, bugün İTÜ'de kol geziyor. Daha bir hafta önce İTÜ Rektörü Twitter üzerinden, okulda yürüyen boykotun destekçisi olduğunu belirten tweet atmış ancak aynı gün öğrencilere soruşturma açılmış ve tedbir kararı verilmiştir. Bu açık bir iki yüzlülüktür. Bir yandan boykotu destekleyecek açıklamalar yapıp bir yandan boykota katılan öğrencilere soruşturma açmak hukuk tanımazlıktır. Öğrenciler hakkında verilen tedbir kararı mahkemece hukuksuz görülmüş, yürütmesi durdurulmuştur. Suçlamalar arasında öğrencilerin disiplin yönetmeliğinin hangi maddesini ihlal ettiği dahi yazılamamıştır. Çünkü ortada ihlal edilen bir durum söz konusu değildir. Öğrencilerin hangi suçu işlediği evrakların hiçbirinde yazılmamıştır. Görüntüler inceletilmemiş, soruşturma evrakları öğrencilere verilmemiş ancak 7 gün içinde savunmalarını vermeleri istenmiştir."

Yapılan konuşmaların ardından İTÜ Dayanışması'ndan Yusuf Barış Metin ise basın açıklamasını okudu.

İTÜ yönetiminin süreci uzatmadan yaptığı bu hukuksuzluktan geri dönmeye çağrıldığı açıklamanın tamamı şu şekilde:

"İTÜ’de özel işletmelere karşı başlattığımız boykot İTÜ Yönetiminin tüm engellemelerine rağmen büyüyerek devam ediyor. İTÜ Yönetimi tarafından 'yasak' ilan edilen boykotumuzu Yönetim, önce özel güvenlik aracılığıyla kırmaya çalıştı. Masamızı açtığımız ilk gün olan 26 Aralık günü çay kazanımızı deviren, arkadaşımıza saldıran özel güvenlik, karşısında İTÜ öğrencisinin birliğini buldu. Önce özel güvenlik amirinin saldırganlığını Merkezi derslik binasında alkışlarla, ses çıkararak protesto eden İTÜ öğrencisi ardından boykotuna sahip çıktı!

İTÜ öğrencisi, 26 Aralık tarihinden itibaren her gün boykot masasını kurdu, yapılan tüm tacizlere göğüs gerdi. Boykotu kırmakta kararlı olan özel güvenlik ise İTÜ Yönetiminden açık çek aldı. Özel güvenlik, o günden sonra bir mezun arkadaşımızı tartaklayıp alıkoydu, kampüste çay kazanını taşıyan arkadaşlarımızı tehdit etti, boykot masasına 'yaptığınız yasak tutanak tutarız' tacizlerini hız kesmeden devam etti. Bunların İTÜ öğrencisini yıpratmadığını aksine boykotun büyüdüğünü gören İTÜ Yönetimi ipleri eline aldı. Önce 4 arkadaşımıza, soruşturmanın içeriğini paylaşmadan soruşturma açıldığını ve soruşturma süresince okula giremeyeceğini söyledi.

'FİNAL DÖNEMİNDE SORUŞTURMA AÇILMASI ART NİYETTİR'

Final döneminde alınan bu karar açık bir art niyet örneğidir. Bunun yargısız infaz olduğunu ve derhal bu karardan dönülmesi gerektiğini bir önceki eylemimizde buradan belirtmiştik. Zaten karardan 2 gün sonra mahkeme jet hızıyla bu hukuksuz kararın yürütmesinin durmasına karar verdi. Şimdi ise bu 4 arkadaşımıza ek olarak 11 arkadaşımıza Merkezi Derslik binasında özel güvenlik terörüne karşı yaptığımız eylemden dolayı soruşturma açıldı. Buradan bir daha belirtiyoruz, kamera görüntüleri de mevcut olan protestoda öğrencilerin yanlış yaptığı hiçbir şey yoktur! Bir suçlu arıyorsanız, özel güvenlik terörünü yasal bir şekilde protesto eden öğrencilere değil yanıbaşınızda öğrencileri, mezunları darp eden, tehdit eden, küfür eden özel güvenlik amirlerine bakınız. Zaten biz öğrencilerin hiçbir suçunun olmadığını açılan soruşturmaların içeriğine bakarak da görebiliriz. Bir yönetmelik ihlali arayan ancak bulamayan İTÜ Yönetimi, içi boş kağıtları tarafımıza yollamıştır. Bu soruşturma kağıtları mahkemelerde, aynı yürütmeyi durdurma kararı gibi hızlıca geçersiz sayılacaktır!  Ancak İTÜ Yönetimini süreci uzatmadan yaptığı bu hukuksuzluktan geri dönmeye çağırıyoruz.

'TALEPLERİMİZ KARŞILANMAZSA İKİNCİ DÖNEMDE DE BOYKOTU SÜRDÜRECEĞİZ'

İTÜ Dayanışması olarak, birinci dönemin sonunda kararlılıkla başlattığımız boykotu taleplerimiz karşılanmadığı takdirde ikinci dönemde de güçlü bir şekilde sürdüreceğimizi buradan bir kez daha söylüyoruz. Bu boykotu karşısına alan ve 15 öğrenciye soruşturma açan İTÜ Yönetimi aslında karşısına İTÜ öğrencisini aldığını farkına varmalıdır! İTÜ Yönetimi, öğrencisine hukuksuzca ve gerekçesiz soruşturma açacağına, saldırgan özel güvenlik amirlerine soruşturma açmalıdır. Boykot masasına özel güvenliği aracılığıyla saldıracağına öğrencinin haklı taleplerine kulak vermelidir. Özel işletmeleri koruyacağına öğrencisine sahip çıkmalıdır. Dolayısıyla buradan bir kez daha söylüyoruz.
15 arkadaşımıza açılan hukuksuz soruşturmalar derhal geri çekilsin.

Öğrenciye, saldıran, tehdit eden, taciz eden güvenlik amirlerinin açığa alınması yetmez, gerekli soruşturmalar açılsın ve kamuoyuyla paylaşılsın.

Boykot masası tanınsın ve kâr amacı gütmeyen üniversite kantini ikinci dönem derhal açılsın!"