İstanbul, ‘gerçekliği’yle yüzleşti: ‘İnsanların yaşadığı paniğin nedeni, kentin depreme hazırlıklı olmaması’

İstanbul bugün bir kez daha sallandı. AFAD verilerine göre, 5.8 şiddetinde gerçekleşen deprem büyük bir paniğe neden oldu. AKP’nin rantçı kent politikalarıyla ‘beton yığını’ haline gelen İstanbul’da, toplanma alanlarının eksikliği net bir şekilde açığa çıktı. Konuyla ilgili görüştüğümüz Deprem bilimci Dr. Savaş Karabulut, yaşanan paniğin nedeninin hazırlıksızlık olduğunu vurguladı. Karabulut, “Bilim insanları, mühendisler, TMMOB uyardı. ‘Depreme hazır değiliz’ dediler. Şu an bu uyarılar dinlenmediği için elimiz kolumuz bağlı, panikten başka bir şey yapamayacak durumdayız. İnsanların duracağı bir park alanı bile yok” ifadelerini kullandı.



26-09-2019 17:24

Tugay Candan - @TugayCandann

Mail: tugaycandan@ilerihaber.org

İstanbul iki gün aradan sonra bugün bir kez daha hissedilir biçimde sallandı. Şiddetli sarsıntının ardından İstanbullular sokaklara çıkarken, yaşanan panik göze çarptı. Beklenen büyük İstanbul depremiyle ilgili yeniden hazırlıklı olup, olunmadığı konusu yeniden gündeme gelirken, Dr. Savaş Karabulut, “İnsanların yaşadığı paniğin nedeni, İstanbul’un depreme hazırlıklı olmaması” dedi.

İstanbul’da salı günü gerçekleşen 4.7’lik depremin ardından, bugün saat 13.59'da da deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi'nin verilerine göre 6.0, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre ise 5.8 büyüklüğünde olan deprem, Silivri açıklarında yerin 6.99 kilometre derinliğinde meydana geldi.

Depremin ardından İstanbullular sokaklara çıkarken; okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri (AVM) ve plazalar tahliye edildi. Telefon hatlarının kesilmesiyle vatandaşlar birbirine ulaşamazken, kentte yaşanan panik göze çarptı.

‘PANİĞİN NEDENİ HAZIRLIKSIZLIK’

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile İstanbul Üniversitesi’ndeki

görevinden ihraç edilen Akademisyen, Jeofizik Mühendisi ve Deprem Bilimci Dr. Savaş Karabulut, “İstanbul depreme hazırlıklı olmadığı için insanlar bu kadar panik içinde ve tedirgin. Bunu vurgulamak gerekiyor” dedi.

‘2000’DEN SONRA İNŞA EDİLEN YAPILARIN YÜZDE 17’Sİ HASARLI’

17 Ağustos 1999 depremi olduktan sonra 30-40 yıl içerisinde yeni bir depremin olacağı bilinmesi ve üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hazır olunmadığını söyleyen Karabulut, “Dahası 2000’den sonra İstanbul’da inşa edilen yapı stokunun yüzde 17’sinin hasarlı olduğunu tespit eden yayınlar var” ifadelerini kullandı.

Marmara’da kilitli olan bir fayın, Salı günü gerçekleşen 4.7’lik depremden sonra harekete geçtiğini belirten Karabulut, artçıların devam edeceğini ve daha büyük bir deprem ihtimali olduğunu da ekledi.

Karabulut, “Bir süre evlere girmemekte fayda var. Özellikle hasarlı yapılara yaklaşmamak gerek. İnsanlar en ufak bir depremde panikleyerek başka tehlikelere giriyorlar” şeklinde uyardı.

‘UYARILAR DİNLENMEDİĞİ İÇİN ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI’

Karabulut şöyle devam etti:

“İnsanlar sokaklara ya da ana caddelere çıktılar. Fakat ana caddelerde trafik akışı duruyor ve ana caddelerdeki binaların da devrilmeyeceğinin garantisi yok. Dahası buralarda yer alan petrol istasyonları büyük bir tehlike teşkil ediyor. Bu istasyonlarda bir patlama yaşanmayacağının da garantisi yok.

Yıllardan beri aslında bilim insanları, mühendisler, TMMOB uyardı. ‘Depreme hazır değiliz’ dediler. Şu an bu uyarılar dinlenmediği için elimiz kolumuz bağlı, panikten başka bir şey yapamayacak durumdayız. İnsanların duracağı bir park alanı bile yok.”

‘DOĞA BİZİ TATBİK EDİYOR’

Bu yaşananların öğretici olduğunu da söyleyen Karabulut, “Bakanlığa ve yerel yöneticilere de bir şeyler öğretse iyi olacak. Hazır değiliz ve insanlar nerede toplanacağını bilmiyor. Bakın her şey bir tatbikat aslında. Doğa bizi tatbik ediyor. İnsanlar şu an direkt binalarda ya da ana caddelerde toplanmış durumda. Toplanma alanı yok. İşte bu olacak yani. Daha büyük bir deprem olsa, yıkım olsa ne yapacağız? Burası soru işareti” dedi.