İstanbul depreme hazır değil: Toplanma alanları AVM, vergiler yol oldu!

İstanbul'da yaşanan 5.8'lik deprem, depreme hazırlık konusunu da gündeme taşıdı.



26-09-2019 18:04

İleri Haber

İstanbul'da yaşanan 5.8'lik deprem, depreme yapılan hazırlık konusunu yeniden gündeme taşıdı.

DEPREM KONSEYİ LAĞVEDİLDİ

AKP'nin iktidarda olduğu yıllarda depreme hazırlık konusu tartışılırken, 1999 Kocaeli Depremi sonrası 2000 yılında oluşturulan, deprem konusuyla ilgili çeşitli alanlardan seçilen uzmanlardan oluşan ve bağımsız bir yapıya sahip olan Ulusal Deprem Konseyi 2007 yılında Başbakanlık genelgesiyle lağvedildi.

DEPREM TOPLANMA ALANLARI AVM OLDU

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ABD'den dönüşte, "Bu tür zamanlarda açıklama yapanlar çok olur. Bu tür açıklamalar kimseyi yanıltmasın, şaşırtmasın. İstanbul'da AFAD'ın onbinlerce şu anda ilan edilmiş toplanma alanı söz konusudur. Bunlar AFAD'ın sitesinden sürekli yayınlanmaktadır" açıklaması yaptı.

Ancak Kocaeli depremi sonrasında alınan kararla İstanbul’da, deprem sonrası toplanma alanı olarak belirlenen 493 yerin 300’ünün imara açıldı ve yerlerine alışveriş merkezi ve gökdelen yapıldı. Deprem toplanma alanlarının sayısı 2016 itibarıyla 77'ye kadar düştü.

DEPREM VERGİSİ DUBLE YOLA GİTTİ

26 Kasım 1999’da yürürlüğe giren 4481 sayılı Özel İletişim Vergisi (ÖİV) yürürlüğe ilk girdiğinde 31 Aralık 2000’e kadar yürürlükte kalması ve daha sonra yürürlükten kaldırılması planlanıyordu.

31 Aralık 2000’de sona ermesi beklenen ÖİV kanunu önce 4605 sayılı kanunla 31 Aralık 2002’ye kadar daha sonra yeniden 31 Aralık 2003 tarihine kadar uzatıldı. Takvim yaprakları 25 Aralık 2003 tarihini gösterirken 5035 sayılı kanun ile ÖİV artık vergi mevzuatının kalıcı bir vergisine dönüştürüldü.

Van Depreminden sonra yeniden kamuoyunun gündemine gelen ve kamuoyunda deprem vergileri olarak bilinen ÖİV hakkında dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek toplanan vergilerin sağlık, eğitim, duble yollar gibi 74 milyonun ihtiyacını karşılamak için kullanıldığını söyleyerek büyük tepki çekmişti. Şimşek, uluslararası vergi uygulamalarında da 'tek bir harcama için vergi toplanması' mantığının doğru bulunmadığını da söylemişti.