İş Katalonya'ya gelince İspanya Başbakanı kazanamıyor

Katalonya'nın bağımsızlık savaşının her iki tarafının da kutlayacağı bir şey var: yeter ki düşmanlıklarını bir süreliğine bırakıp bunu fark edebilsinler…



19-07-2021 00:22

Yazar: Mark Nayler

Çeviren: Hilal Paşaoğlu

Pedro Sánchez'in af kararı, bölücü konulara tarafsız bir yaklaşımı temsil etmesine rağmen her iki taraf da onu kınadı.

22 Haziran'da, İspanya'nın Sosyalist Başbakanı Pedro Sánchez, artık özgür bırakılan, hapisteki 9 bölücü siyasetçiye af çıkararak Katalan’daki bağımsızlık tartışmasının her iki tarafını da kızdırdı. O, eskiden hapsedilen liderleri için tam aftan daha azını talep eden bölücüler için yeterince insaflı ve İspanya hakları için ise oldukça müsamahakâr olarak tanınıyor. Ancak ardı arkası kesilmeyen hangi tarafın haklı olduğu tartışmalarında esas nokta gözden kaçırıldı: İlk başta söylenenler aşırı derecede abartılıydı. Ekim 2019’da aralarında eski başkan yardımcısı Oriol Junqueras ve Katalan Parlamentosu eski başkanı Carme Forcadell’in de bulunduğu dokuz önde gelen bölücünün, İspanya Yüksek Mahkemesince görev ve yetkiyi kötüye kullanmadan suçlu bulundu. Söz konusu suçlar, 1 Ekim 2017 tarihinde yapılan ve yüzde 43(2,3 milyon) nihai katılımdan oy kullanan yüzde 92'sinin ayrılma kararı verdiği bağımsızlık referandumuyla ilgili olarak irtikâp edilmiştir. Referandumu, oylamayı neredeyse bir ay önce yasaklayan İspanya Anayasa Mahkemesi'ne karşı geldiği için, ayrılıkçılar 9 ile 13 yıl arasında değişen hapis cezaları aldılar ve bu cezaların neredeyse dördü aflar verilirken zaten çekildi.

Sánchez, anayasal uzlaşı geliştirmek ve hükümeti ile Katalonya'nın bağımsızlık yanlısı yönetimi arasında "yeni bir iletişim dönemi" başlatmak için af çıkardığını söyledi. Ancak Sosyalist liderin hapisteki bölücüleri serbest bırakma kararı, Madrid'de dev protestolara yol açmanın yanı sıra muhafazakâr Halk Partisi ve sağ görüşlü Vox tarafından ağır eleştirilere hedef oldu. Bu partiler, Sánchez’in Kongrede bölücü oylara bel bağladığına (Sosyalist liderliğindeki koalisyon meclis çoğunluğuna sahip değildir ve yasa çıkarmak için partiler arası çapraz desteğe ihtiyaç duymaktadır) ve afların siyasileştirildiğini ve kendi çıkarlarına hizmet ettiğini iddia ediyorlar.

Doğruluk payı var fakat bu yeterli bir gerekçe değildi. Eğer aflar, bariz bir anlayışın dışında herhangi bir siyasi gaye içerirse (siyasi olarak suçlanmış bir ortam bağlamında kabul edildiyse), bunun tek nedeni hüküm verildiğinde önemli ölçüde siyasileşmiş olmalarından kaynaklanır ve Katalan ile İspanya hükümetleri arasındaki zaten endişe verici olan ilişkiye daha fazla yük bindirir.

İspanya Yüksek Mahkemesi'nin 14 Ekim 2019'da hapis cezalarını duyurması ve Katalonya'nın bağımsızlık hareketi en önemli isimlerin örnek alındığını iddia ederek öfkeyle tepki vermesi üzerine Katalonya genelinde protestolar patlak verdi. Şoka giren yalnızca bölücü örgüt üyeleri değildi. O dönemde sol görüşlü Podemos partisinin genel başkanı olan Pablo Iglesias, Katalan'ın bağımsızlığını desteklemediğini açıkça belirtmesine karşın, yine de cezaları "bir demokraside siyasi ihtilafların nasıl ele alınmayacağına" dair bir örnek olarak nitelendirdi.

Sánchez'in çıkardığı af, bölücülerin işlediği suçları sicilden silmedikleri ve asıl cezaları geçerli olduğu sürece kamu hizmetlerinden men cezaları kaldırılmadığı için tam af olanaklarından farklıdır. Diğer bir deyişle, bir yandan emsalleri doğrultusunda daha uygun bir ceza uygulanırken diğer bir yandan hapishaneden erken ve şartlı tahliye edilmeleri anlamına geliyor.

Katalonya'nın ayrılıkçı başkanı Artur Mas, 2010 ile 2016 yılları arasında Katalan'ın bağımsızlığı için 2014 Kasım 9'de bir oylama düzenledi ve bu da İspanya Anayasa Mahkemesi tarafından daha önceden yasadışı ilan edilmişti. Mas yine de seçimleri ‘‘vatandaş katılım süreci’’ olarak yeniden adlandırdıktan sonra seçmenlerin %81'i tahmini %42'lik bir katılım oranına rağmen İspanya'dan ayrılmayı seçti.

2017 yılı başlarında, Katalonya Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından yargılandı, sivil itaatsizlikten suçlu bulundu ve 36.500 avro (43.200 dolar) para cezası ve iki yıl süreyle siyasetten men edildi. Bunun üzerine Mas'ın halefi Carles Puigdemont ise 2017 referandumunun ardından meslektaşları hapse atılırken o tutuklanmamak için İspanya'dan kaçtı ve onlar neredeyse iki yıl sonra duruşmalar başlayana kadar burada kaldılar. Puigdemont, Belçika'da gönüllü olarak sürgün edilmeye devam ediyor ve 22 Haziran'da affedilenler arasında yer almıyordu.

Bağımsızlık referandumu veya bir “vatandaş katılım süreci” düzenleme eylemi, sonrasında gelecek baskıların daha da artmasını sağlayacak kadar korkunç bir seviyede olursa, Mas’ın davası karmaşık olaylar ortaya çıkarır. Neden bir Katalan mahkemesinden ziyade, ülkenin en yüksek hukuk mahkemesi olan İspanya Yüksek Mahkemesinde yargılanmadı? Ve neden onun cezası ile 2017 Ekim'inde tekrar bir referandum düzenleyen bölücülere verilen ceza arasında bu kadar büyük bir tutarsızlık var?

Kararlarınn açıklanmasından sadece haftalar önce Avrupa Birliği'nin bir numaralı insan hakları örgütü olan Avrupa Konseyi, İspanya'yı "şiddet içermeyen ihlallere yönelik orantısız yaptırımları" önlemek için ki aslında esas cümleler buydu, isyan ve isyanın yasal tanımında reforma çağırdı. Ekim 2019'da hapse gönderilen dokuz bölücü için ise, 22 Haziran'da çıkarılan af cezalarını nihayet suçlarına uygun hale getirdi.

Ertelemeler aşırı cezaları hafifletmiş olabilir, ancak Sánchez onları verirken Yüksek Mahkemenin 2019 kararlarına ilişkin tutumunu kökten değiştirmiş gibi görünüyor. Mahkemenin kararları açıklandıktan hemen ardından Sosyalist lider, "örnek bir hukuki süreç" sonucu olarak nitelendirdiği kararlara "tamamen uyacağının" sözünü verdi. Ama bu ayın başlarında Barselona'da af duyurusu sırasında Sánchez çok farklı bir tavır takındı: "Binlerce Katallıyı temsil eden dokuz kişiyi hapisten çıkarmak, İspanyol demokrasisinde toplumsal uyum isteğinin güçlü bir mesajıdır." dedi. Halk Partisi’nin Madrid kolunun provokatör lideri Isabel Díaz Ayuso, Sánchez'in geri vites yapmasını "ihanet" olarak nitelendirdi.

Muhalefetin önceden hazırlanmış söylemlerine göre Sánchez, Kongre’de oylarına ihtiyacı olduğu için bölücülere af çıkardı, fakat onlara gerçekten istediklerini (ya da verebileceklerini) hiç vermedi: Serbest bırakılan mahkumlar için tam af durumu ve 2014 yılında İngiliz hükümeti İskoç bağımsızlığı konusunda olduğu gibi devlet tarafından onaylanmış bir ayrılma referandumuna izin vermiştir. Katalonya'nın yeni bağımsızlık yanlısı cumhurbaşkanı Pere Aragones, bölücülerin serbest bırakılmasından sonraki ilk toplantıları olan 29 Haziran'da Sánchez ile yeniden görüşmek istemiş, ancak daha sonra "Tutumlarımız hâlâ ne kadar farklı?" sorusunu kendisine hatırlattığını söylemişti.

Bölücülerin de aflara memnuniyetsiz tepkiler vermesinin başlıca nedeni buydu. Puigdemont Sánchez'i "şov yapmakla" suçlarken, Katalan Ulusal Meclisi (eski cumhurbaşkanı Jordi Sanchez'in serbest bırakılan mahkûmlardan biri olduğu bir sivil grup) ise "maskaralık" dedi. Yine de eski liderlerinin beş yıl daha demir parmaklıklar arkasında kalmamasıyla sonuçlanan bir maskaralık hiç maskaralıktan daha iyi değil midir?

Bölücülerin Sánchez'e sonsuz bir minnettarlık duymamalarını bir nebze anlayabiliriz; asıl şaşırtıcı olan ise, afları küçük bir zafer olarak bile görmüyor olmaları. Neticede, normalde hücrede 10 yıla kadar daha fazla hapis yatacak meslektaşlarına özgürlük tanındı.

13 yılın en uzun cezasını çeken Junqueras, 2017 referandumunda pişmanlık duymadığını göstermek için hiç zaman kaybetmedi. 28 Haziran'daki ilk tahliye sonrası röportajında, partisi Katalonya Cumhuriyetçi Solu'nun Kongre'deki Sosyalistleri otomatik olarak desteklemeyeceğini belirtti. PP (Halk Partisi) ve Vox'a göre, Sánchez'in af çıkarmasının nedeni de buydu.

Junqueras’ın ve bölücülerin tutumu genel olarak sağ görüşün ana düşünce yapısına ters düşüyor: Katalonya'nın solcu hükümeti ve sosyalistler, İspanya’nın anayasal açıdan korunan birliğini yok etmek isteyen suç ortaklarıdır. Doğru, Sánchez çoğu zaman Katalan partisinin yanı sıra Bask milliyetçi partisi EH Bildu'nun oylarına güveniyor, ancak Katalan bölücüleri, Sosyalist liderin Haziran 2018'de iktidara geldikleri zamanki gibi bağımsız bir cumhuriyetten uzak duruyorlar.

Sánchez’in Katalan ayrılıklarına taban tabana olan karşı çıkması, aflarla uzlaşmak için imkânsız gibi görünebilir, fakat gerçekte öyle değildir. Dokuz siyasetçi ve aktivisti serbest bırakırken, en simge isimlerden olan şehitlerin bağımsızlık hareketini de ellerinden alan başbakan, onların siyasete geri dönmelerini de birkaç yıl daha engelledi. Aynı anda, aşırı siyasi davranan bir mahkeme tarafından verilen acımasız cezaları hafifletti.

Katalonya'nın bağımsızlık savaşının her iki tarafının da kutlayacağı bir şey var: yeter ki düşmanlıklarını bir süreliğine bırakıp bunu fark edebilsinler…

Kaynak: FP