İmamoğlu: İBB'yi ihaleden eleyenlerle seçimi iptal edenler aynı kişiler

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalesinden İBB’nin elenmesi hakkında konuştu.



20-10-2019 23:13

CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yla birlikte Haliç Kongre Merkezi’nde “CHP İstanbul İl Danışma Kurulu Toplantısı”na katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalesinden İBB’nin elenmesi hakkında konuştu.

Siyasi iktidar tarafından İstanbul Belediyesine konulan ambargoyu eleştiren İmamoğlu, Hamidiye suyu, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihaleleriyle görünür hale gelen ambargoyu eleştiren İBB Başkanı İmamoğlu, İBB'yi ihalededen eleyenlerin 31 Mart’ta seçimi iptal ederek demokrasiye ihanet edenlerle aynı kişiler olduğunu söyledi. İmamoğlu, ihale süreci hakkında suç duyurusunda bulunacağını da açıkladı:

"Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın, 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Bu süreci sıradan bir şekilde takip edeceğimizi düşünenler gözlerimizdeki inanca baksınlar ve 23 Haziran’ı hatırlasınlar"

''NE OLURSA OLSUN BURASI BENİM OLACAK' DİYENLERE KARŞI BİR DURUŞ'

Haydarpaşa ve Sirkeci Garı'nın İstanbul'un manevi alanlarından ikisi olduğunu söyleyen İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu mesele, bir kurumun bir başka kurumdan yer alma meselesi değil. Bu mesele, bir millete ait, çok manevi bir alanın kim olduğunu bilmediğimiz bir insana ya da bir kurumu, arkasında kim olduğunu bilmediğimiz, biraz da dilsiz şeytanlık yapan, süreci bilen ama konuşmayan insanların ülkeyi tehdit eden, manevi değerler üzerinden, ‘Ne olursa olsun, burası benim olacak’ diyen insanlara karşı bir duruş. Haydarpaşa Garı ya da Sirkeci Garı bu şehrin manevi alanlarından ikisidir. Siz bu alanları kültüre, sanata bir takım etkinliklere açıyorsanız bunun en doğru adresi, öncü adresi İBB’dir. Biz bu nedenle bu kadar iddialıyız. Bu iddiamız hep devam edecek. Hukuki anlamda tüm mücadelemizi vereceğiz. Yazık ederler.”

YARIN ANADOLU ADLİYESİNDE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK

Haydarpaşa ve Sirkeci Garı diye iki simgesel yerden bahsediyoruz. Manevi ve kültürel açıdan simgesel iki noktadan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu alanların kiralanma sürecinde kamusal olarak hakkımız olan İBB’ye bir kamu kurumu olarak vermelerinde hiçbir sakınca olamaz. Bu iki noktada alavere, dalaverelerle, farklı motivasyonlarla buranın kim olduğu belli olmayan; daha düne kadar İBB’de 2-3 bin TL maaşla çalışan, ‘buralarda kültür sanat aktiviteleri yapacağım’ diyenlerin arkasında kimler olduğunu biliyoruz. Bu sürecin böyle yönetilip kim olduğu belli olmayan bir kuruma verilmesine vesile olan insanları kınıyorum. Burada en önemli prensibimiz, İstanbul’a ihanet ettirmeme adınadır. Bu bakımdan bütün hazırlığını yapmış olan hukukçu arkadaşlarım, müşavirliğimiz ve bize destek olan binlerce hukukçunun da katkısıyla yarın bu hem idari mahkemede başvuru yapılacak. Saat 11.30’da Anadolu Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunulacağı çağrısını hepinize yapmak istiyorum.

'SÜRECİ SIRADAN BİR ŞEKİLDE TAKİP EDECEĞİMİZİ SANANLAR 23 HAZİRAN’I HATIRLASINLAR'

Bütün hukukçuların da bizimle beraber olmasını diliyorum. Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Buna çıkardığımız ses İstanbul’da iki noktaya sahip çıkma sesi değil sadece. Sadece İstanbul’a ihanet ettirmeme sesi de değil. Bu bir yozlaşmışlığa karşı duruştur. Eğer siz buna sessiz kalırsanız daha büyüklerini yaşarsınız. Ülkemize, milletimize ait bir noktanın bu şekilde, kişilere, kurumlara, kim olduğu belli olmayan insanlara devredilmesi ülkede güvensizlik ortamı oluşturur. Bugün baktığınızda tüm bu olaylar olurken suç duyurumuzu yarın öbür gün sadece oradaki sürece imza atanlar, ihale kurulunda olanlara değil. O kurumun gelen müdürüne hatta sayın bakana kadar ulaşacağımızı ve bu süreci böyle takip edeceğimizi buradan belirtmek istiyorum. Henüz ülkemizin en tepesindeki yönetime bunu aktarmış, anlatmış değiliz ama günü geldiğinde oradan da beklentimiz olacağını ifade edelim. Bu süreci sıradan bir şekilde takip edeceğimizi düşünenler gözlerimizdeki inanca baksınlar ve 23 Haziran’ı hatırlasınlar.