İlhan Cihaner: Yeniden yapılacak seçimin de gasp edilmemesi için önlem almalıyız

Yüksek Seçim Kurulu tarafından hukuka aykırı bir şekilde 31 Mart'taki İstanbul seçimleri iptal edildi. Verilen bu skandal kararla ilgili olarak CHP İstanbul eski Milletvekili İlhan Cihaner sorularımızı yanıtladı.



07-05-2019 20:36

Özgür Yılmaz@ozguryilmaz344

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) hukuka aykırı bir şekilde 31 Mart'ta yapılan İstanbul seçimlerini iptal etti. YSK tarafından verilen bu skandal kararla ilgili olarak CHP İstanbul eski Milletvekili İlhan Cihaner sorularımızı yanıtladı.

YSK’nın verdiği seçimin iptali ve yenilenmesi kararı hakkında neler söylemek istersiniz?

Anlaşılıyor ki muhalefetteki ana örgütlü yapılar seçimlerin yenilenmesi kararı sonrasında 23 Haziran’da yapılması planlanan seçime girilmesi yönünde karar aldılar. Bu karar diğer alternatifleri gündemden çıkardığı için, seçime odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. Diğer alternatiflerin hayata geçmesi için bütün muhalefetin benzer düşünmesi gerekiyordu. Zaten seçimler bıçak sırtı diyebileceğimiz bir şekilde sonuçlanmıştı. YSK tarafından hukuk dışı bir biçimde gasp edilen, AKP tarafından kazanılana kadar tüm alternatiflerin zorlandığı bu seçimi yeniden almak için mücadele etmek gerek bu koşullarda.

'YENİDEN YAPILACAK SEÇİMİN DE GASP EDİLMEMESİ İÇİN ÖNLEM ALMALIYIZ'

Ancak tekrar yapılan bu seçimin hukuk güvencesi altında yapılmasını muhalefetin gözetmesi lazım. Yeniden yapılacak seçimin de gasp edilmemesi için bizim önlemini almamız gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye’yi daha büyük  karmaşalar bekler. AKP’nin bu konuda gözünün ne kadar kara olduğunu, KHK’lılara mazbata vermeyerek onlardan sonra gelen AKP’li adaylara mazbata vermesinde görmüştük. Anlaşılıyor ki İstanbul’u vermemek için ellerinden geleni yapacaklar. 
Doğrudan AKP-MHP iktidarını hedef alan bir kopuş siyaseti de denenebilirdi: Sinei millet olarak telaffuz edilen durum. Ancak bunun gerçekleşmesi için tüm muhalefet aktörlerinin benzer düşünmesi gerekiyordu. Ondan sonra da her platformun siyasallaştığı, iktidara giden bir süreç örgütlenebilirse başarıya ulaşılabilirdi. Ama o da anladığım kadarıyla ana akım siyasetin karar vericileri tarafından uygun görülmedi. Artık gasp edilen seçimi yeniden kazanmaya çalışacağız. 

'İKTİDARIN İSTANBUL'U VERMEME CÜRETİNE DOĞRU ORANTILI TEPKİLER GELİŞTİRİLMELİDİR'

Bu kararın Türkiye’deki demokrasinin geleceği ile ilgili nasıl bir etki yaratacağını düşünüyorsunuz?

İktidarın bu konudaki cüreti çok önemli. Eğer iktidar sahiden İstanbul’u vermeme şeklinde ortaya çıkan bir cürete, zor aygıtlarıyla müdahale ederse bununla doğru orantılı bir tepki geliştirilmelidir. Yeniden seçim bununla orantılı mı emin değilim ben. Bunu seçimden sonra tartışmamız gerek sanırım. Bu tartışmalar bozgunculuk olarak değerlendirilebilir aksi takdirde. Ancak demokrasinin geçtiği önemli kavşaklarda bunu anlatmaya çalıştık. Şimdiden geriye doğru gidecek olursak KHK’lılara mazbata verilmemesi, YSK’nın kanuna aykırı karar vermesi, sandık çevresiyle ilgili yasal düzenlemeler, YSK’nın mühürsüz pusulalara geçerlilik veren kararı… Eğer tüm bunlara dur denebilirse, sandık yolu geçerli olabilir. Aksi takdirde başka bir Türkiye’de yaşayacağız demektir. Demokrasinin ilkeleri geriye gide gide, sandığa kadar geldi durum. YSK’nın dünkü kararıyla birlikte sandığı bile gerektiğinde geçersiz sayabileceklerini gördük.  Seçimlerde açık farkla kazanılırsa bu yapıdan kurtulacak mıyız göreceğiz, bunun için de 2 ay beklememiz gerekiyor sanırım.