Ihlamurlar Altında Gezinti

Friedrich Schiller, derin ve içten bir söylem havası tutturarak okuruna kahramanlarının yaşamında görünmez bir yer veriyor. Beş öyküden oluşan seçkide, insan psikolojisinin derin analizinin yapılacağını imliyor.



13-06-2021 00:56

Deniz Burak Bayrak

Alman edebiyatının en önde gelen dram yazarları denildiğinde akla Schiller’in gelmesi son derece olağandır. Ihlamurlar Altında Gezinti ise onun kalem oynattığı pek bilinmeyen bir türde, öyküde, görünür olmaya çalıştığı bir emeğin verimi.

Seçki, yazarın 1782-1792 yılları arasında ilk kez Thalia dergisinde yayımladığı beş öyküden oluşuyor: Yüce Gönüllü Bir Davranış, Onurunu Yitiren İnsanın Suçu, Alba Dükünün Rudolstadt Şatosu’ndaki Kahvaltısı, Kaderin Oyunu ve yapıta adını veren öykü Ihlamurlar Altında Gezinti. Tümü olmasa da bazı öykülerin adları, bireyin sahip olduğu ya da sahip olması toplum tarafından istenen/dayatılan değerlere göndermeler yapıyor, insan psikolojisinin derin analizinin yapılacağını imliyor.

YAŞANMIŞ ÖYKÜLER

Tiyatro, roman ya da öykülerde izlediklerimiz ile okuduklarımız kalbimizi titretirken gerçek yaşamda duymamız gereken yerde o hissi duyamayabiliriz. Yüce Gönüllü Bir Davranış adlı öykü, okurken kalbimizi sızlatan bir yaşam parçasından kesit sunuyor. Schiller, iki Alman kardeşe dair yaşanmış bir öyküyü anlatmaya başlıyor. Aynı kızı sevip rakip olmak zorunda kalan kardeşlerden birinin tutkuya dönüşen sevgisini feda ederek olgun bir tevazuyla çekip gitmesini örnekliyor. Yapıt ilk öyküyle nefse karşı durabilmeyi, aşkı kalbe gömme erginliğine sahipliği, kardeş sevgisini, kadere rıza göstermeyi, çekip gidebilme erdemini okura sunuyor. Yazar, bir efsaneyi dile getirircesine, kısa ama yoğun bir öyküyle romantik bir bakış açısının da ne olduğunu yazıya döküyor.

Başka bir yaşanmış öykü olan Onurunu Yitiren İnsan, çoktan bir cellat tarafından yaşamı sona erdirilmiş bir suçlunun yaşadıkları ekseninde şekilleniyor. Akıl ve kalp zıtlığı, insanın yanılgıları, insanın suç işleyecek hâle geldiğinde diğer insanlardan farklı olarak geldiği nokta ve ruh durumu ele alınıyor. Okur açısından da o suçlunun ruhsal yapısının anlaşılıp anlaşılamama çelişkisi tartışılıyor:

"Eylemde bulunan insanın şiddetli coşkusu ile bu eylemin sunulduğu okurun sakin ruh hâli arasında öyle bir karşıtlık hüküm sürer, arada o kadar geniş bir mesafe bulunur ki okurun bir bağlantı kurmaya kalkışması bile zordur, hatta imkânsızdır. (…) Ya okurun duyguları kahraman gibi alevlenmeli ya da kahramanın duyguları okur gibi soğumalıdır."

Alba Dükünün… adlı öykü, bir savaş esnasında yaşanan yağma olayının bir kadın hükümdarın keskin zekâsı ile bertaraf edilmesini anlatan, kadın zekâsına güzelleme denilebilecek bir edebî örnek. Kaderin Oyunu ise seçkin bir burjuvanın, hırs ve girişkenliğinin başına ne gibi durumlar getirdiğini canlandıran bir durumun yansıması.

HÜZNÜN VE NEŞENİN SOHBETİ

Kitaba adını veren Ihlamurlar Altında Gezinti; diğer öykülere kıyasla okura felsefi sorgulamalar yaptıran, okuru çözüm arayışına yönelten, iyi-kötü ayrımı/zıtlığı konusunda bakış açısı kazandırmaya niyetli ama her ikisinin de makul bir nedeni olabileceği iletisini vermeye çalışan bir öykü. Okur, Wollmar ve Edwin’in ıhlamur ağaçları arasında uzanan yolda doğadan ölüme, ruhtan mutluluğa karşıt düşüncelerin nazikçe de tartışılabileceğini görüyor. Diyalogların hâkim olduğu bir biçemi yeğleyen Schiller, hüznün ve neşenin sohbetini kaleme alıyor.

Friedrich Schiller; derin ve içten bir söylem havası tutturarak okuruna, hangi öykü ya da konu olursa olsun anlatımının yalınlığı ve sözcüklerinin zenginliğiyle kahramanlarının yaşamında görünmez bir yer veriyor. Olay örgüsünün dengeli ve ölçülü bir şekilde, saat gibi tıkır tıkır işlemesiyle okur da çatışmayı gözlemleyip ses çıkarmaksızın hikâyeye tanık olarak eklemleniyor.

Bilge Uğurlar ve Türkis Noyan’ın çeviri emeği verdikleri bu romantik öykü seçkisi kitap rafınızda yerini almalı. 

KÜNYE: Ihlamurlar Altında Gezinti, Friedrich Schiller, Çev. Bilge Uğurlar-Türkis Noyan, Can Yayınları, 2021, 69 sayfa.