İdare Mahkemesinden skandal karar: 'Sağlık örgütlerinin Kanal İstanbul’la bağı yok'

İstanbul 9. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul'a 'ÇED olumlu' kararı verilmesini yargıya taşıyan TTB ve İstanbul Tabip Odası'nın projeyle bağı olmadığını iddia ederek davayı "ehliyet yönünden" reddetti.



10-03-2020 11:25

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İstanbul Tabip Odası, Kanal İstanbul’a ilişkin verilen ÇED olumlu kararını yargıya taşıdı. Sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle yapılan başvuruyu görüşen İstanbul 9. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul ile söz konusu meslek örgütlerinin "menfaat bağının bulunmadığını" iddia etti. İdare Mahkemesi oy çokluğuyla davayı "ehliyet yönünden" reddetti, mahkeme başkanı ise karara şerh düştü.

TTB Merkez Konseyi Başkanlığı ile İstanbul Tabip Odası, Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan Kanal İstanbul projesine dair verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının yürütmesinin durdurulmasını için yargıya başvurdu.

TTB Merkez Konseyi Başkanlığı ile İstanbul Tabip Odası adına avukat Ziynet Özçelik, söz konusu kararın sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlali anlamına geldiğine vurgu yaptı ve konuyu idare mahkemesine taşıdı. Av. Özçelik, idare mahkemesine yaptığı başvuruda yargılama sonucu iptal kararı verilmesini de talep etti.

OY ÇOKLUĞUYLA KARAR VERİLDİ

Başvuruyu görüşen İstanbul 9. İdare Mahkemesi, TTB ve Tabip Odası’nın sağlıklı çevrede yaşama hakkını ihlal gerekçesiyle açtığı davada bir menfaat bağının bulunmadığını öne sürdü. İstanbul 9. İdare Mahkemesi, bu sebepten ötürü de davayı ‘ehliyet yönünden’ reddetti.

Birgün'den Uğur Şahin'in haberine göre, oy çokluğuyla’ alınan 27 Şubat tarihli kararda şu ifadeler kullanıldı:

“Davaların ehliyet durumu incelendiğinde davacıların bir ‘kamu kurumu niteliğinde meslek kurulu olduğu, amaçlarının ‘tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak ve meslek mensuplarının ak ve yararlarını korumak’ olduğu oysa ki iptali istenilen ÇED olumlu işleminin bir çevresel proje ve uygulama olduğu, çevresel uygulamaların ve projelerin doğrudan davacı meslek kuruşlarının görev, faaliyet, ilgi ve çalışma alanına girmediği, bu konularla ilgilenen başka meslek kuruluşu, dernek ve tüzel kişiliklerin mevcut olduğu dolayısıyla iptali istenilen işlemin çevre, şehircilik, kentleşme, yatırım, ekosistem gibi kavramlar etrafında değerlendirebileceği, davacı meslek kuruluşunu temel ilgi alanının ve temel faaliyet konularının bu hususlar olmadığı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruşlarının, bu tür işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunabileceği, nitekim konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer aldığı göründü-ğünden; davacı meslek kuruluşları ile iptali istenilen işlem arasında kişisel ve meşru bir menfaat bağının olmadığı, davacıların bu anlamda ehliyetsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmaktadır.”

MAHKEME BAŞKANINDAN KARŞI OY

Mahkeme başkanı ise karara karşı oy kullandı. TTB’nin ve Tabip Odası’nın dava açma hakkı olduğuna dikkat çeken Başkan, karşı oyuna dair şerhinde şu ifadelere yer verdi:

“Davacı meslek örgütlerinin kuruluş amaçları ve faaliyet konuları bakımında iş bu davayı açmakta hukuki yararları ve ehliyetleri bulunduğu ve bu dava açma hakkının mevzuat hükümleri dar yorumlanarak engellenemeyeceği görüşünde olduğumdan dosyanın tekemmül ettirilip işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde tecelli eden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.”