Hükümet ve ticari kurumlar arası yolsuzlukla sonuçlanan para akışları: İngiltere örneği

An itibarıyla İngiltere’nin bazı şehirlerinde (Birmingham) işsizlik oranı %15’e gelmiş durumda. Öte yandan, özellikle pandeminin etkisiyle altı milyona yakın kişi İngiltere’de evrensel kredi yardımı alıyor ve daha yüz binlerce kişi pandemi nedeniyle ekonomik sıkıntı çekmesine ragmen utandıkları ya da beleşçi gibi bir takım damgalar almak istemedikleri için evrensel krediye başvurmayı reddediyor.



07-05-2021 00:32

Çigdem Gelegen

Mart 2021’de İngiliz Basınında 2010-2016 yılları arasında Birleşik Krallık Başbakanı olarak görev alan David Cameron’un 2018 yılından beri bağları olduğu Greensill Capital finans şirketini ekonomik çöküşten kurtarmak amacıyla 2020 Nisan ayında arka arkaya telefon mesajları ve özel içkili toplantılar yoluyla Muhafazakar Parti Üyesi ve Maliye Bakanı Rishi Sunak’dan hükümet destekli kredi talep ettiği ortaya çıkarıldı. Cameron’un hükümetten talep ettiği kredi Covid Şirketler Parasal Yardımı (Covid corporate financing facility) olarak adlandırılan, hükümetin pandemi döneminde büyük şirketlere yaptığı bir yardım idi. Sunak’a gönderdiği mesajlara ek olarak Cameron diğer parti üyeleri arasında lobi oluşturarak, Hazine ve ‘Bank of England’ görevlileri ile temasa girerek Covid yardım fonundan Greensill şirketine para aktarmayı denedi.  Sonuçta Cameron’un girişimleri bir meyve vermedi ve Greensill Capital Mart 2021 tarihinde beş yüze yakın iş kaybıyla çöktü.

Greensill Capital kimdir? Greensill Capital tedarik zinciri finansmanı olarak işlev görmek üzere 2011 yılında Lex Greensill tarafından kurulmuş bir şirkettir. Greensill Capital’in borç para verdiği ticari kurumlardan biri olan çelik üreticisi ‘Liberty Steel UK’ ve Greensill Capital arasındaki ilişkiyi biraz açarak şirketin işlevini biraz daha iyi anlayabiliriz. Liberty Steel düşünün ki ürettiği materyelleri bir alıcıya satıyor. Ancak bu satış karşılığı alıcıdan parasını 1-2 ay içinde alabilecek. Bu durumda Greensill Capital devreye girerek Liberty Steel’in satış yaptığı müşterisinden parasını almak üzere bir ay beklemek yerine üretime hiç ara vermeden devam etmesi için Liberty Steel’e  sattığı ürünün karşılığını indirimle veriyor ve satış yapılan müşteriden 1-2 ay içinde paranın alınmasını takiben Greensill’e geri ödeme yapılıyor. Tabi Greensill Capital’in bu parayı vermesi için kendisinin de farklı finans kurumlarından parasal destek alması gerekiyor. Bu ilişkiler ağına baktığımızda bir kurumun diğer kuruma, onun da bir diğer kuruma borç para vererek ticaretin devam ettirildiği  tipik bir kapitalist mekanizmanın varlığını açık şekilde görüyüroz.

Greensill Capital ve Liberty Steel’e zaman içinde ne oldu? 2011 yılında kurulan Birleşik Krallık kökenli tedarik zincir finansmanı Greensill Capital, ilk olarak Tokio Marine sigorta şirketi ve daha sonra iki İsviçre Bankasının  şirketin değerinden kaygı duymalarından dolayı şirkete yaptıkları finansal desteği kesmelerini takiben  2 Mart 2021 yılında iflas etti. Bu iflası takiben kısa bir süre sonra Liberty Steel varolan nakit para rezervlerini koruyabilmek amacıyla İngiltere’deki bazı fabrikalarında üretimi tamamen durdurdu. Greensill Capital’in iflası ve takibinde Liberty Steel’in bazı üretim yerlerinde üretimi durudumasına bağlı olarak bugüne değin yüzlerce çalışan işini kaybetti.

David Cameron ve Greensill Kapital arasındaki ilşkinin doğası nedir? Greensill Capital kurucusu Avustralya vatandaşı Lex Greensill tedarik zinciri finansmanı girişimi üzerine ücretsiz danışmanlık hizmeti vermek üzere 2014 yılında Cameron hükümeti tarafından işe alındı. Bundan 2 yıl sonra Cameron AB referandumu kaybetmesini takiben başbakanlık görevinden istifa etti ve iki yıl sonra, yani 2018 yılında Greensill Capital şirketinde ücretli olarak çalışmaya başladı. Cameron şirket tarafından danışman olarak işe alındı, aynı zamanda kendisine şirket hisselerinden pay alması olanağı verildi. Her ne kadar David Cameron bugüne değin Greensill Capital’den ne kadar kazandığına dair bir açıklamda bulunmamış olsa da Mart ayı sonunda The Times gazetesinde yayınlanan bir haberde arkadaşlarına çalıştığı süre boyunca şirketten 60 milyon dolara yakın para kazandığını ilettiği yazılmıştır.

Ticari kurumlar ve Hükümet arasında yolsuzluklara açılan döner kapılar – İngiliz Private Eye dergisi yıllardan beri İngiltere’de ticari kurumlar ve hükümet arasında  varolan bir döner kapıdan söz eder. Bu döner kapı modelinde Bakanlar Hükümetteki görevlerini bırakmalarını takiben birtakım şirketlerde kendi uzmanlık alanlarına uyan bazı işlere alınırlar. Böylesi bir işe alınmanın şirket için büyük bir avantajı olabilir, keza işe alınan Bakanın doğal olarak hükümette birçok tanıdığı vardır ve bu temasları gerektiğinde rahatlıkla kullanabilir (David Cameron’un Rishi Sunak’a özel telefon ile erişmesi gibi). Bu duruma çok iyi bir örnek olarak Geroge Osborne’u verebiliriz. Osborne, Cameron’un Başbakan olduğu dönemde Maliye Bakanı olarak çalışmış ancak Cameron’un istifasını takiben yerine geçen Theresa May tarafından Temuz 2016 tarihinde Maliye Bakanı görevine son verildi. Osborne 2017 yılında dünyanın en büyük fon operasyon sorumlusu Amerika kökenli BlackRock şirketine danışman olarak alındı. Ayda sadece dört gün çalıştığı bu isten Osborne yılda 650.000 £ maaş aldı. O dönemde BlackRock şirketi Osborne’u işe alarak hükümetle olan derin bağlarından ve  Maliye Bakanı iken emeklilik yasalarında yaptığı reformlardan faydalanma yoluna girdi. Tabi bu döner kapı olayı diğer yönde de çalışabilir, yani uzun süre ticari kurumda çalışan bir kişi hükümet tarafından örneğin vergi kaçırma kanunlarının reformu ya da başka bir amaçla işe alınabilir. Greensill skandalında döner kapı kavramının ne kadar iyi çalıştığını net bir şekilde görebiliriz.

Bütün bu yolsulukların çalışan sınıf üzerindeki etkisi nedir? An itibarıyla İngiltere’nin bazı şehirlerinde (Birmingham) işsizlik oranı %15’e gelmiş durumda. Öte yandan, özellikle pandeminin etkisiyle altı milyona yakın kişi İngiltere’de evrensel kredi yardımı alıyor ve daha yüz binlerce kişi pandemi nedeniyle ekonomik sıkıntı çekmesine ragmen utandıkları ya da beleşçi gibi bir takım damgalar almak istemedikleri için evrensel krediye başvurmayı reddediyor. Greensill şirketinin iflası şu ana değin yüzlerce kişinin işini kaybetmesine neden oldu ve ilerideki günlerde daha binlerce kişinin işinden olma riski var. Pandeminin de etkisiyle İngiltere’de çocuk yoksulluğu sayısı beş milyona yaklaştı. Bütün bunlar varken Pandemiyi fırsat bilip vergi mükelleflerinin cebinden çıkan para ile sağlanan para fonlarından faydalanmaya çalışmak klasik yıkım kapitalizminin belirgin bir özelliği. Öte yandan, bu iflas ve sonrasında kapanan üretim tesislerinin sosyal yaşam üzerine olumsuz etkileri İngiltere’de vergi mükelleflerinin cebinden çıkacak milyonlarca sterlin ile tamir edilmeye çalışılacak. Sonuç olarak, dönen kapı kavramının Cameron–Greensill örneğindeki gibi çirkin uygulamaları ancak tüm ekonomik sistemin kamu mülkiyetine geçirilmesi ve sosyalist ekonomik işleyişin demokratik uygulanması ile mümkün olacaktır.

 

 


https://www.theguardian.com/politics/2017/mar/08/george-osborne-to-be-paid-650000-for-working-one-day-a-week-blackrock-salary

https://www.theguardian.com/politics/2021/apr/22/david-cameron-kept-pushing-bank-to-risk-20bn-to-help-greensill

https://www.bbc.co.uk/news/uk-politics-56578838

https://www.wsws.org/en/articles/2021/03/09/gree-m09.html