Hukukçulardan ‘yargı darbesine’ sert tepki: Yargıtay halktan ve avukatlardan derhal özür dilesin!

Yargıtay’ın yayınladığı bildirgenin yurttaşlar adına savunma görevini yürüten avukatlara ve savunma hakkına yönelik yoğunlaşacak saldırının sinyali olduğunu belirten Adalet İçin Hukukçular, Yargıtay eliyle yapılanın bir darbe olduğunu dile getirdi. “Yargıtay avukatlardan ve yurttaşlardan özür dilemelidir” çağrısı yapan hukukçular, “Buna sessiz kalmayacağız” uyarısında bulundu.



08-11-2018 14:25

İleri Haber

Adalet İçin Hukukçular, Yargıtay tarafından yayınlanan “Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi ve Taslak Uygulama Tedbirleri” adlı bildirgenin bir ‘yargı darbesi’ olduğunu belirterek sert bir açıklama yaptı. Bildirgedeki ‘ilke’lerin avukatlara ve savunma hakkına yönelik bir saldırı dalgası anlamna geldiğini belirten hukukçular, Yargıtay’ı derhal özür dilemeye davet etti.

“Savunma mesleğine yönelik saldırıya son ver!” şiarıyla bir çağrı yapan Adalet İçin Hukukçular, yargının siyasallaşmasına tepki göstererek şu açıklamayı yaptı:

“Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi ve Taslak Uygulama Tedbirleri” başlığıyla Yargıtay’ın internet sitesinde yayımlanan metin, artık ülkemizdeki her yurttaş tarafından bilinen “yargının siyasallaşması” gerçeğini görmezden gelmiş, mahkemelerin bağımsız ve tarafsızlığı ilkesini gündeme getirmemiş, en güncel ve yakıcı sorunların çevresinden dolaşarak adeta ikincil problemlere dair bir takım tavsiye kararlar alma yoluna gitmiştir.

Bununla birlikte Yargıtay, metinde satır aralarında gizlenmiş bir takım cümleler ile yurttaşlar adına savunma görevini yürüten avukatlara ve avukatlık mesleğine dair önümüzdeki dönem yoğunlaşacak saldırıların sinyallerini vermekten de geri durmamıştır.”

YARGITAY’DAN AVUKATLIK MESLEĞİNİ BİTİRECEK MADDE!

“Metnin ‘İlke 3’ olarak tanımladığı “Yargı, yargı sistemine erişimi kolaylaştırmalıdır” başlıklı paragrafın son cümlesi, yurttaşlar adına Anayasa ve Kanunlar tarafından avukatlara verilen savunma ve temsil görevinin, ne olduğu metinde açıklanmayan bir takım şartların yerine getirilmesi durumunda “uygun kişilerce” icra edilebilmesini, “Mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir” cümlesi ile ifade edebilmiştir. Bu cümle, yurttaşların hak arama özgürlüklerini sabote etmek pahasına avukatlık mesleğini ortadan kaldırmak için bu ülkenin Yargıtay’ı tarafından kurulmuştur. Bu cümle aynı zamanda yargılama faaliyetinin sulandırılmasına, niteliksizleştirilmesine, içinin boşaltılmasına yönelik çok boyutlu bir adım olarak da değerlendirilmelidir.”

AVUKATLAR YARGI MENSUBU SAYILMADI

“Yine “İlke 14” olarak adlandırılan “Yargı, hâkimlerin etik dışı davranışlarına ilişkin şikâyetlere şeffaf biçimde karşılık vermelidir.” Başlıklı paragrafta geçen “Yargı mensubu olmayan kişilerin (avukatlar, akademisyenler ve toplumun temsilcileri) etik ilkelere uyulup uyulmadığının izlenmesi sürecine dahil edilmesi, yargının kendi çıkarını gözettiği ve kendini koruduğu biçiminde muhtemel algıları önler ve şeffaflığın en temel unsurunu teşkil eder.” cümlesi ise hukuk ve kanun bilmezliğin ülkemizde geldiği son noktayı göstermektedir. Görüldüğü üzere alıntıladığımız cümlede belirtilen “Yargı mensubu olmayan kişiler” arasında akademisyenler ve toplumun temsilcileri ile birlikte avukatlar da sayılmıştır.”

‘BU AÇIK BİR YARGI DARBESİ, YARGITAY DERHAL ÖZÜR DİLESİN’

“Avukatların yargı mensubu olduğuna ve yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı temsil ettiğine dair evrensel hukuk kuralları, uluslararası sözleşmeler, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığın Mahiyeti” başlıklı 1. Maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4/1-d Maddesi gibi iç hukuktaki diğer düzenlemeler ülkemizin Yargıtay’ı tarafından yok sayılmıştır. Bu ifade, yurttaşlarımıza karşı açık bir yargı darbesidir. Yargıtay Başkanlığı derhal yurttaşlardan ve avukatlardan özür dilemeli ilgili metni internet sitesinden kaldırmalıdır.”

‘SESSİZ KALMAYACAĞIZ, YURTTAŞIN HAK ARAMA MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ’

Avukatların tarih boyunca devletlere karşı yurttaşların yanında olduğu vurgulanan açıklamada, tarih boyunca her dönem avukatlık mesleğine yapılan saldırıların esas sebebinin yurttaşların elindeki tek güvence olan savunma hakkının ortadan kaldırmak istenmesinden kaynaklandığı belirtildi.

Adalet İçin Hukukçular açıklamasını, “Bu çaba karşısında sessiz kalmayacağımızı, mesleğimize sahip çıkarak yurttaşların hak arama mücadelesini büyütüp sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz” mesajıyla sonlandırdı.