66 gündür kayıp ve bulunamıyor: Sally nerede?

66 gündür kayıp ve bulunamıyor: Sally nerede?

Türkiye’ye Irak’tan göç eden Sally 66 gündür bulunamıyor.

Irak'tan Türkiye'ye göç eden Sally 66 gündür kayıp. Şüpheli Amjed Mohsin Mohammed tutuklanmasına rağmen Sally bulunamıyor. Eskişehir Demokratik Kadın Platformu, Kanatlı AVM önünde bir araya gelerek açıklama yaptı. Iraklı Sally’nin kız kardeşi Tabarek Challab Al-Abbood da eylemde söz aldı. Yapılan açıklamada, "Kadınların yaşam hakkının ihlal edilmesinin önünü açan yasalar yürürlüğe koyan, cezasızlık ile cinayetlerin önünü açan, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlarımıza el koyarak temel hakkımız olan yaşam hakkımızı gasp edenler; bu cinayetleri işleyenlerin sırtını sıvazlamıyor mu?" diye soruldu. Yargıtay tarafından cezası onanan Çilem Doğan için de ses çıkartıldı.

Eskişehir Demokratik Kadın Platformu, Irak uyruklu Sally Ali Challab Al-Abbood için bir araya gelerek “Sally nerede” eylemi düzenledi.

Eskişehir Demokratik Kadın Platformu, İsmet İnönü Caddesi üzerindeki Kanatlı AVM önünde bir araya gelerek geçen 2 Eylül’de kaybolan ve en son görüştüğü arkadaşı Amjed Mohsin Mohammed tarafından öldürüldüğü ihtimali üzerinde durulan Sally Ali Challab Al-Abbood için eylem düzenledi. “Kadın cinayetleri politiktir. Sally nerede?” yazan bir pankart açan kadınlar, Sally’nin akıbetini sorarak katilin bir önce hak ettiği cezayı almasını istediklerini söyleyerek açıklama yaptı.

66 gündür kayıp olan Iraklı Sally’nin kız kardeşi Tabarek Challab Al-Abbood da eylemde, “Ateş üstündeyiz, günlerimiz geçmiyor” dedi.

SALLY, 66 GÜNDÜR KAYIP VE BULUNAMIYOR

Sendika.org’un haberine göre; yapılan basın açıklamasında şunlar söylendi:

Ülkemizde son 11 ayda 296 kadın katledildi. Bugün burada 296 kadından sadece biri olan ve şehrimizde katledilen mülteci kadın Sally Ali Challab Al-Abbood için bir araya geldik. Sally, 66 gündür kayıp ve bulunamıyor. Yapılan soruşturmalar ve kamera kayıtları Sally’nin katledildiği gerçeğinin açıkça gösterirken hepimizin aklında tek bir şey var; daha kaç tanemiz ölmeli? Kadınların yaşam hakkının ihlal edilmesinin önünü açan yasalar yürürlüğe koyan, cezasızlık ile cinayetlerin önünü açan, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlarımıza el koyarak temel hakkımız olan yaşam hakkımızı gasp edenler; bu cinayetleri işleyenlerin sırtını sıvazlamıyor mu? Kadınların katledilmesinin önünü açanlar yaşadığımız coğrafyayı haramiler sofrasına çevirenler değil mi?

ERKEKLERİN SADECE İSİMLERİ DEĞİŞİYOR, KORUYAN, AKLAYAN HEP AYNI

Açıklamada kendisine sistematik şiddet uygulayan ve seks işçiliğine sürüklemek isteyen Hasan Karabulut’u öldüren Çilem Doğan’ın Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nde tutuksuz yargılanan Doğan hakkında verilen 15 yıl mahkumiyet kararını onamasına da değinildi:

Kadın katilleri, elini kolunu sallayarak, soğukkanlılıkla suç aletleri satın alıyorken yaşadığımız şehir bizim için güvenli değilken susmamızı isteyenler, meşru müdafa hakkımızı kullandığımızda cezalar yağdıranlar, kimleri koruyor biliyoruz. Yaşımız, cinsiyetimiz, cinsel yönelimimiz şiddetin gerekçesi değil, olamaz da.

Tek bir gerçek var ki; haklarımız insan hakları olarak ele alınmıyor çünkü 21. yüzyıl dünyasında biz kadınlar hâlâ erkeğin, devletin malı, sermayesi olarak görülüyoruz; hâlâ tüm yasalar bize karşı işletiliyor ve yaşama hakkımız yok sayılıyor. Vahşice öldürülen ilk kadın değil Sally ve biliyoruz ki bu barbarlık düzeni devam ettikçe son da olmayacak.

Tüm kadınlara sesleniyoruz; kadın düşmanı bu düzen var oldukça, düzenin koruyan, kollayanlar bedenlerimiz üzerinden politika yaptıkça, yasal haklarımız gece yarısı gasp edildikçe hiçbirimiz güvende değiliz ve olmayacağız. Bugün Sally için buradayız çünkü; Sally’i öldüren, Sally’den önceki kadınları öldüren erkeklerin sadece isimleri değişiyor, koruyan, aklayan hep aynı.

Çilem’in söylediği gibi biz kadınlar kirpiğimiz yere düşmesin diye omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz. Kadın mücadelesi kazanacak.

Eylem “Yaşasın kadın dayanışması” ve “Göçmen kadınlar kız kardeşimizdir” sloganlarının ardından sona erdi.