Her yolculuk bir hikâyedir…

Hikâyeler ve yolculuklar iç içe geçerken sıcacık bir sevgiyle buluşmanın hikâyesi “Bulut Delisi”. Birbirimizin elini sımsıkı tutmanın, gözlerimizin içine bakan çocukların ve buluşan yolculukların hikâyesi…



28-06-2020 00:00

Umut Dağlar

Her yolculuk heyecan vericidir. Keyifli, merak uyandırıcı ve çoğu zaman da renkli… Özellikle çocuklar için. Her bir adımda gözlerini kocaman açarak izleyecekleri yollar, bir sonraki adımda ne göreceklerini bekledikleri bitmek bilmez merakları ve bunların üstüne sayısız hayal kurabilen zihinleriyle, çıktıkları yolculuklara kaptırıverirler kendilerini.

Aslında çoğumuzun hikâyesi de yolculuklar üzerine başlar. Birçok hayatın sonu ve başlangıçlarında hep yolculuklar vardır. Zaman zaman bu yolculuklar hüzünlü olsa da başlangıçları da barındırdığı için sanırım bizler tarafından yine de sevgiyle kucaklanır. Yine yollara düşülür ve yine o yollara sarmalanırız.

Küçük Çağla’nın şu sıralar gündeminde olan yegâne şeylerden biri de elbette ki bir yolculuktur. Hem de bir tren yolculuğu. Uzun ve arkadaşlarıyla olan; özgür ve bağımsız; merak dolu ve heyecanlı! Küçük Çağla gidecekleri yolculuğu beklerken, gidecekleri güne kadar kendilerini sıcacık bir hikâyenin içinde bulurlar: Azad’ın yolculuğu… Her yolculuk bir hikâyedir ya, belki de şöyle demek daha doğru olur: Azad’ın hikâyesi…

“Bulut Delisi” farklı farklı birçok çocuğun hikâyelerinden çıkan o renkli yolları anlatıyor bizlere. Şefkati, sevgiyi, hüzün dolduğumuz özlemleri, incitmeden sevmeyi ve sarmalamayı, dayanışmayı… Hepimizin hikâyesi ve yolculukları bambaşkayken, çocukların birbirlerine sarılma ihtimallerinin belki de yetişkinlere göre çok çok daha fazla olduğunu vurguluyor. Çünkü çocuklar yetişkinler tarafından o ‘anlaşılmayan’ dünyalarında olabildiğince birbirlerine sarılmayı biliyorlar. Birbirlerinin elini omuzlarına atmayı, sayılı eriği paylaşmayı, birbirleri adına çok istedikleri şeylerden vazgeçmeyi, sınırsız şefkati ve sadakati ve belki yeni yeni tanıştıkları aşkı…

Leyla Ruhan Okyay, çocukların o bambaşka dünyasını kaleme alıyor. Bu hikâye bizi yer yer hüzünlendirse de çoğu zaman yüzlerdeki hüznü mutluluğa dönüştürmeyi biliyor. Çağla’nın zihninden film kareleri akıp giderken hayallerinin üstüne yeni hayaller eklenirken, o hayallerin peşini bırakmayacağını çok iyi biliyoruz. Azad sıcacık bir sevgiyle kucaklanıp arkadaşlarıyla tanışırken, biz de Çağla gibi onun gülünce çok güzel olduğunu düşünüyoruz…

Dostluğun, hayal kurmanın muhteşemliğinin, üstümüzde akan bulutların hikâyesi bizleri dingin bir yolculuğa çıkarıyor. Hüznün ve acının üstüne renkli hayallerle uzun upuzun bir yolculuk resmediyor, sevginin yüceliğini ve yan yana olmanın kutsallığını anlatıyor bizlere.

Her yolculukta bambaşka hikâyeler yazan muhteşem çocuklarımız için…

KÜNYE: Bulut Delisi, Leyla Ruhan Okyay, Günışığı Kitaplığı, 2019, 160 Sayfa.