Hendek davası ertelendi: Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi

Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 7 kişinin hayatını kaybettiği, 128 kişinin de yaralandığı patlamaya ilişkin açılan davanın dördüncü duruşması görüldü. Müşteki ve katılanlar vekillerinden Avukat Evren İşler, “Delillerin karartılması noktasında patlama günü bilgisayarların olay yerinden kaçırıldığı sanık tarafından ikrar edilmiş olup sanık, siyasi iktidarın da onayının olduğunu açıkça söylemiştir” iddiasında bulundu.



13-09-2021 18:04

İleri Haber

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 3 Temmuz 2020’de Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda meydana gelen ve 7 işçinin ölümü, 128 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamanın 4’üncü duruşması bugün Ferizli Cezaevi Bitişiği Büyük Duruşma Salonu’nda Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Haklarında 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istenen 7 sanıktan 4'ünün tutukluluğuna devam kararı verilerek dava 25 Ekim'e ertelendi. 

MİT 'SABOTAJ' İDDİASINI CEVAPLADI

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 4'üncü duruşmada, mahkeme heyeti tanık ve şikayetçileri dinlemeye devam etti. Önceki duruşmalarda sanıklar ile sanık avukatlarının patlamanın sabotaj nedeniyle kaynaklandığı iddia etmesi üzerine mahkeme heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yazı yazarak bilgi istedi. MİT tarafından mahkeme heyetine verilen cevapta, patlama ile ilgili kendilerine ulaşan herhangi bir sabotaj ihbarının olmadığı belirtildi.

"YANMAZ KIYAFET BEZ PARÇASINDANDI"

Davaya şikayetçi sıfatıyla katılan, 3 yıllık fabrika işçisi Oktay Tarım, mahkeme heyetinde verdiği ifadesinde, alınan tedbirlerin son derece yetersiz olduğunu belirterek "Patlama sırasında fabrikada çalışıyordum. Patlama çok şiddetliydi, bir hafta kulağım duymadı. Fitil bölümünde çalışırken yanmaz kıyafet veriyorlardı ama bez parçasındandı. Sorumluların ceza almasını istiyorum" dedi.

‘PATLAMA GÜNÜ DELİLLERİN OLDUĞU BİLGİSAYAR SİYASİ İKTİDARINDA ONAYI İLE KAÇIRILDI’

Müşteki ve katılanlar vekillerinden Avukat Evren İşler, tanığın savcılık ifadesinde “Ali Rıza ve Yaşar bize gelirdi ve talep edilen fazla imalat yapılmadığında eksik kalan imalatın tamamlanması yönünde talimat verirlerdi” yönündeki beyanının gerçek olup olmadığını sordu. Tanık beyanın ona ait olduğunu ama o anki psikolojik koşullar sebebi ile böyle söylediğini öne sürdü. “Denetim zamanlarında üretim diğer günlerdeki gibi aynı şekilde devam eder miydi?” sorusu üzerine tanık, savcılık ifadesinin aksine üretimin her günkü gibi devam ettiğini belirtti. Av. Evren İşler tanığa, ifadesini 1,5 yıl önce yanlış olarak aldığını beyan eden savcılık hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmadığını sordu. Tanık bu soruya bir cevap vermedi. Tanık Semizoğlu’nun savcılık beyanında, 2008 yılında bir kere eğitim aldığı ve bir daha eğitim almadığı yönündeki ifadesine dikkat çekildi. Semizoğlu’nun, bu ifadesinin yalan olduğunu söylemesi üzerine katılan ve müştekiler Semizoğlu’na tepki gösterdi.

İşler "Delillerin karartılması noktasında patlama günü bilgisayarların olay yerinden kaçırıldığı sanık tarafından ikrar edilmiş olup sanık, siyasi iktidarın da onayının olduğunu açıkça söylemiştir" dedi.

"ADALET YERİNİ BULSUN İSTİYORUM"

Duruşmanın başlamasından önce fabrikada yaşanan patlamada hayatını kaybeden işçilerin yakınları, yaralanan bazı işçiler ile avukatlar duruşma salonu önünde toplanıp basın açıklaması yaptı.

Patlamada yaşamını yitiren İşçi Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade ederek, “İçimizdeki çaresizliği, acıyı ne kadar anlatsam anlayamazsınız. Bundan bir yıl önce biz de Çorlu’yu, Soma’yı anlayamazdık. Maalesef artık anlıyoruz. İnşallah siz de bizler gibi anlamak zorunda kalmazsınız. İçimizdeki acıyı size anlatamam ama öfkemden bahsedebilirim. Öfkemin asıl sebebi, şu içeride çıkacak karardan, içerideki sanıklardan ziyade bizlerin daha çok korkuyor olmasına öfkeliyim. Defalarca kez yaşanmış olaylara rağmen hiçbir önlem almayarak bu olaylara zemin hazırlanmasına öfkeliyim. İçerideki sanıkların bu olaydan hiçbir vicdan azabı çekmeyerek verdikleri ifadelere öfkeliyim. Ne kadar ne söylesek de az. Ben artık adaleti aramak istemiyorum çünkü adalet aranması gereken bir şey olmamalı adalet yerini bulsun istiyorum” diye konuştu.

DAVA BİR KEZ DAHA ERTELENDİ

Sanıklar Yaşar Coşkun ve Hasan Ali Velioğlu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma, 25 Ekim 2021 saat 10.00'a ertelendi.