HDP'den Soylu ve Saldırgan Polisler Hakkında Suç Duyurusu

HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekilleri tarafından yapılan suç duyurusunda, barışçıl bir eyleme Soylu'nun tutumuyla polisler tarafından saldırıldığı belirtildi.



27-08-2018 20:01

HDP,  Cumartesi Anneleri’ne yönelik saldırı talimatı veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve saldırıyı yapan polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP milletvekilleri Ayhan Bilgen, Garo Paylan, Saruhan Oluç, Hüda Kaya, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Ahmet Şık ve Erkan Baş imzasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda, senelerdir barışçıl bir şekilde yapılan eyleme bu defa Süleyman Soylu tarafından izin verilmediği belirtildi. Bunun üzerine polis tarafından eylem alanında orantısız bir müdahaleye girişildiği ifade edilen duyuruda, polisin kayıp yakınları ve onlara destek olan milletvekillerini darp ettiği vurgulandı.

HDP tarafından yapılan suç duyurusu şöyle:

"1. 25.08.2018 tarihinden önce, 90'lı yıllardan bugüne gözaltında kaybedilen yakınlarını aramak için Galatasaray Lisesi önünde her Cumartesi toplanan "Cumartesi Anneleri"nin bu eylemlerinin 700. Haftası nedeniyle kitlesel bir buluşma gerçekleştirileceği duyurulmuştu. Ancak 699 hafta boyunca kamusal barışa tehdit oluşturmayan bu barışçıl gösterinin 25.08.2018 tarihinde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatıyla yasaklandığı ve gösterinin yapılmasına izin verilmeyeceği açıklanmıştır.

2. Yıllardır olduğu gibi 25 Ağustos Cumartesi günü de Galatasaray Lisesi önünde toplanan Cumartesi Anneleri ve onlara destek olan kitleye, barışçıl gösterilerini devam ettirmek için toplandıkları sırada, alanda bulunan kolluk görevlilerince orantısız müdahalelerde bulunulmuş, aralarında yaşı 80'i aşan insanların da bulunduğu kırktan fazla kişi işkence ile gözaltına alınmış, alana çok sayıda biber gazı atılmıştır.

3. Galatasaray Lisesi önünde Cumartesi Anneleri ve yakınlarına destek için bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan alanda bulunan bir kolluk görevlisi tarafından (parmak sallanarak) tehdit edilmiş, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ile HDP milletvekilleri Ayhan Bilgen, Hüda Kaya ve Saruhan Oluç'a kolluk görevlileri tarafından atılan gaz kapsülleri isabet etmiş, Serpil Kemalbay, Erkan Baş ve Ahmet Şık kolluk görevlileri tarafından darp edilmiş, Garo Paylan'ın boğazı kimliği belirlenemeyen bir kolluk görevlisi tarafından boğazı sıkılarak yere yatırılmıştır.

(http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video_haber/1064144/Polisten__HDP_li_Garo_Paylan_a_sert_mudahale.html)

4. Öncelikle alanda toplanan kayıp yakınları ile birlikte suç duyurusunun şikayetçilerinin Anayasal hakları ihlal edilmiştir. Anayasa’nın 34. Maddesi “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” şeklindedir. Yine aynı şekilde AİHS’nin 11. Maddesi “ Herkes barışçıl olarak toplanma hakkına sahiptir.” diyerek toplantı özgürlüğünden bahsetmiştir. Gösterinin kolluk görevlileri tarafından engellenmesi ve orantısız güç kullanarak neredeyse alandaki herkesin darp edilmesi Anayasa ve Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır.

5. Devamla, yukarıda bahsedilen HDP'li milletvekilleri yönünden alanda bulunan kolluk görevlilerince, TCK'nın 86. Maddesinin ihlal edildiği kanaatindeyiz. Bu maddeye göre  kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Yine TCK m.86'daki kasten yaralama suçu HDP'li milletvekillerinin yerine getirdikleri kamu görevi nedeniyle (TCK 86/3-c) ve silahla (TCK 86/3-e) işlendiği için verilecek cezanın yarı oranında arttırılması gerekmektedir.

6. Ayrıca, alandaki kolluk görevlilerinin her ne kadar da amirlerinin emri altında oldukları düşünülse de TCK'nın 24/3. Maddesi "Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.", Anayasanın 137. maddesi "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz." şeklindedir. Yani bu maddelere göre konusu suç teşkil eden emirlerin hiçbir şekilde yerine getirilmemesi gerekmektedir ancak, şikayete konu olayda kolluk görevlileri bu emirleri yerine getirmişlerdir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçemizin işleme konularak, kasten yaralama (TCK 86) ile re'sen tespit edilecek suçlamalar yönünden şüpheli kolluk görevlilerinin tespit edilerek haklarında etkili soruşturma başlatılmasını ve adil yargılama sonucu cezalandırılmalarını saygıyla arz ve talep ederiz."