HDP ve muhaliflere yönelik baskılar Hollanda'da protesto edildi

Eylemde yapılan açıklamada, operasyonların, AKP-MHP ittifakının HDP’yi tasfiye etmek politikasında yeni ve önemli bir adım olduğu vurgulandı.



11-10-2020 17:41

İleri Haber

AKP iktidarı tarafından HDP’ye ve tüm muhaliflere yönelik baskılar Hollanda’da protesto edildi. Yapılan açıklamada, “Biz Hollanda’da yaşayan demokrat Türkiyeliler olarak, Türkiye’deki anti-demokratik gelişmeler nedeniyle son derece endişeliyiz ve Türkiye’deki demokratik güçlerle, bu arada saldırının ana hedefi durumunda olan HDP ile dayanışma içerisinde olduğumuzu yüksek sesle belirtmek gereğini duyuyoruz” denildi.

2014 yılında Kobani’nın IŞİD tarafından işgal edinmek istenmesine yönelik protesto eylemleri nedeniyle Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) o dönemki yöneticilerinin de aralarında bulunduğu isimlere yönelik operasyonlar ve tüm muhaliflere yönelik baskılar Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da protesto edildi. Westmarkt 68’de yapılan eyleme Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Sol Parti, Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB), HAKDER, DİDF ve Demokrasi Platformu katıldı.

Burada yapılan ortak açıklamada, operasyonların, AKP-MHP ittifakının HDP’yi tasfiye etmek politikasında yeni ve önemli bir adım olduğu vurgulandı. Son yerel seçimlerde HDP’nin muhalefetin adaylarını desteklemesi ve Erdoğan ile Bahçeli’nin gerici ittifakına ağır darbe indirmesi nedeniyle HDP’ye karşı tasfiye politikası başlatıldığı belirtilen açıklamada, seçilen belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine devletin görevlileri olan kayyumlar atandığı hatırlatıldı.

“Yeni gözaltılarla birlikte iktidarın HDP’yi tasfiye politikasında yeni bir safhaya geçildiğini görüyoruz.” denilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

"Bu olay, AKP-MHP ittifakının kendisine karşı oluşmakta olan demokrasi cephesini parçalamak, dağıtmak politikasında kararlı olduğunu göstermektedir. Buna verilecek en doğru yanıt, demokrasi cephesini genişletmek ve güçlendirmek olmalıdır. Bu konudaki en küçük ikircim sadece Erdoğan ve Bahçeli’nin değirmenine şu taşımak anlamına gelir.

Bu olay, Türkiye’de yargı sisteminin tümüyle iktidarın kontrolü altında çalıştığının yeni ve çarpıcı örneğidir. Gözaltı kararlarını veren Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın bir süre önce yapılan düğün törenine Erdogan’in bizzat katilması ve verdikleri samimi pozlar bu tutuklamaların tesadüf olmadığının kanıtıdır.

Fakat asıl önemlisi, bu tutuklamalar, Türkiye’deki mevcut otoriter rejimin adım adım faşizme doğru evrildiğini göstermesi açısından önemlidir. Erdoğan ve Bahçeli ittifakının giderek artan baskıları, hükümetin demokratik yollarla iktidarı teslim etmemek kararında olduğuna işaret etmektedir. Yurt içinde ve dışında gerginlik ortamı yaratmak için savaş dahil her türlü yönteme başvuracakları anlaşılmaktadır. Buna kesinlikle izin verilmemeli ve bütün sivil toplum güçleri topyekün harekete geçirilip, iktidarın gerici faşist planları dumura uğratılmalıdır.

Biz Hollanda’da yaşayan demokrat Türkiyeliler olarak, Türkiye’deki anti-demokratik gelişmeler nedeniyle son derece endişeliyiz ve Türkiye’deki demokratik güçlerle, bu arada saldırının ana hedefi durumunda olan HDP ile dayanışma içerisinde olduğumuzu yüksek sesle belirtmek gereğini duyuyoruz. Bu tepkimizin sadece bu açıklamayla sınırlı olmadığını, her türlü olanağı kullanarak Hollanda kamuoyunu ve kuruluşlarını harekete geçireceğimizin bilinmesini istiyoruz.

Kim ne derse desin, Türkiye bir gün özgür olacaktır. Gerici, faşist cephe amaçlarına hiç bir zaman ulaşamayacaktır. Buna inancımız tamdır."