HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar'dan kapatma davasına ilişkin açıklama

HDP MYK'si partilerine yönelik açılan kapatma davası nedeniyle olağanüstü toplandı. Toplantı sonrası Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar ortak açıklama yaptı.



18-03-2021 14:51

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), partilerine yönelik açılan kapatma davası nedeniyle olağanüstü toplandı. Toplantı sonrasında eş genel başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Parti Genel Merkezi'nde yapılan açıklamada ilk sözü Pervin Buldan aldı. Buldan, "Biz AKP hükümetine seçimlerde önümüze konulacak olan ilk sandıkta derslerini vereceğiz. Ancak şimdiden demokrasi güçlerinin bir araya gelerek AKP hükümetine bu fotoğrafı vermesinin zamanı gelmiştir" dedi. 

Buldan şunları kaydetti:

"Cezaevlerinde haksız bir şekilde tutuklu kalmayacağı bir ortamı hep birlikte yaratmak bizlerin görevidir. Halkımıza, parti çalışanlarımıza, il ve ilçe örgütlerimize çağrı yapmak isterim: Hiç kimse enseyi karartmasın, moralsiz olmasın. HDP var olduğu sürece halklarımızın yanında olmaya ve demokratik siyaset yapmaya devam edeceğiz. 

Önümüzde Nevruz var. Bu hafta sonu Türkiye’nin birçok yerinde büyük coşkuyla, moralle Nevruz Bayramımızı kutlamaya hazırlanıyoruz. Başta Kürtler olmak üzere tüm Türkiye halklarını Nevruz alanlarında birlikte halay çekmeye, demokrasi mücadelesini vermeye çağırıyoruz, Newroz Piroz Be."

'TÜRKİYE ÇOKLU KRİZLER İÇİNDEDİR'

Mithat Sancar'ın konuşmasından satır başları: 

"İktidar girdiği çözümsüzlük patikasından çıkma imkanlarını bütünüyle yok edecek adımlar atıyor. Bunun pek çok göstergesi ve örneği önümüzde duruyor.

2015’ten bu yana sürdürülen siyasi darbe süreci derinleşerek devam ediyor. Siyasi darbe süreci esas itibariyle HDP üzerinden yürütülse de hedef Türkiye’de demokrasi umudunu Türkiye’de özgür gelecek inancını yok etmektir. Siyasi darbe operasyonunun çeşitli aşamalardan geçerek geldiği nokta faşizmi kurumsallaştırmak ve tamamen yerleştirmektir.

HDP’ye yönelik baskılar ve yeni hamleler esasen bu yolda kendilerine en büyük engelin kim olduğunun da itirafıdır. HDP taviz vermeyen duruşuyla, çözüm politikalarında inadıyla bu iktidarın ilerlemesinin önünde en büyük güç olduğunu göstermiştir.

4 Kasım 2016 darbe operasyonunun bir aşamasıyla arkadaşlarımız tutuklandı o günden bu yana sayısız belediye başkanımız, çalışanımız zindanlara tıkıldı. Umdular ki 'HDP bitecek, çökecek, eriyecek' ama tam tersi oldu. HDP ne tek tek şahıslardan ibarettir ne bir binadır. HDP güçlü bir fikriyattır, HDP halktır. Halkı bitirmek mümkün olsaydı bu güne kadar bütün diktatörlükler ebediyen yaşıyor olacaklardı.

28 Şubat gibi bir örnek var önümüzde. Bin yıl süreceğini iddia etmişti 28 Şubat’ın sahipleri ama başaramadılar. 28 Şubat’ta 12 Eylül gibi bir darbe süreciydi 4 Kasım 2016’da darbe sürecidir, dün itibariyle bu darbe sürecine yeni bir boyut eklenmiştir. Bu hamleler Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin haksız bir şekilde düşürülmesi hem de hakkımızda kapatma davası açılması iktidarın çaresizliğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Türkiye çoklu krizler içindedir. Çözüm üretmesi mümkün olmayan iktidar şimdi başka manevralarla ömrünü uzatmaya çalışıyor. Halkın ekmek, özgürlük derdi var. Halkın barış özlemi var. İktidarın seçtiği yol diktatörlük yöntemleri, hukuk dışı araçlar ve yönelimlerdir. Bizi bitirmek onlar için bekalarını güvence altına almanın yolu gibi görünüyor ama bizi bitirmeye çalıştıkça kendileri tükeniyor. Bize yönelik her saldırı iktidarın tükeniş itirafıdır.

HDP yürüyüşüne kararlı bir şekilde devam edecektir. Bizim demokratik siyasette yürümek için imkanımız çok gücümüz büyüktür. Biz halkımızın bu inancını bu desteğini en ileri noktaya götürecek yolları bulacağız. Bu yolların ne olduğunu kısa sürede halkımız da görecek.

Kapatma davası HDP’yi siyasetin dışına iterek, iktidarı sürdürme hesapları bu ülkenin bütün halklarına karşı ağır bir saldırıdır. Bizim çağrımız HDP’ye yardım edilmesi çağrısı değildir, HDP halkına ve varlığına çalışanlarına güvenerek yoluna devam edecek güçtedir. Bizim çağrımızın amacı bu ülkede demokrasi umuduna ve özgür gelecek inancına hep birlikte sahip çıkmaktır.

Kapatma davası açmanın anlamı bu iktidar döneminin kapandığının itirafıdır. Kapatma davası açtıran iktidar, kendi döneminin kapandığını çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. İddianame bize resmen tebliğ edilmedi. İddianame hukuk tarihine çok büyük bir ayıp olarak geçecek bir belgedir.

İddianamede bazı arkadaşlarımız için siyaset yasağı gerekçesi yapılan yargılamalar beraatle sonuçlanmış ama onları delil olarak koymuşlar. Meclis konuşmalarımız gerekçe gösterilmiş. Bunlar gerekçe olarak kullanılamaz."