Haziran Direnişi'nin 7. yılında Mis Sokak'ta eylem: 'Hayat ancak Gezi’ye sığar!'

“Gezi şehitleri ölümsüzdür”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” gibi sloganların atıldığı yürüyüşün ardından İstiklal Caddesi girişinde Gezi’de ve özgürlük mücadelesinde yitirilen yurttaşların anısına saygı duruşunda bulunuldu.



01-06-2020 21:28

İleri Haber

Haziran Direnişi’nin 7 yıl dönümünde yurttaşlar Beyoğlu Mis Sokak’ta bir araya geldi. Burada yapılan açıklamada, “Gezi bu toprakların eşitlik, özgürlük, adalet umududur, imkanıdır. Hayat ancak Gezi’ye sığar. Dayanışma yaşatır. Dayanışma kazanacak!” denildi.

Haziran Direnişi’nin 7. yıl dönümünde Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla Beyoğlu Mis Sokak’ta bir eylem yapıldı. Eyleme SOL Parti üyesi Alper Taş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Oya Ersoy ve Sosyal Haklar Derneği (SHD) Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Can Atalay da destek verdi.

HAYATINI KAYBEDENLER UNUTULMADI

Eyleme katılanlar “Hayat ancak Gezi’ye sığar” yazılı pankartın arkasında, ellerinde Haziran Direnişi’nde hayatını kaybedenlerin resimlerinin olduğu dövizler taşıyarak yürüdü. “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganları atan yurttaşlar, hayatını kaybedenlerin isimlerinin ardından “Yaşıyor” diye haykırdı.

SAYGI DURUŞUNDA BULUNULDU

“Gezi şehitleri ölümsüzdür”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” gibi sloganların atıldığı yürüyüşün ardından İstiklal Caddesi girişinde Gezi’de ve özgürlük mücadelesinde yitirilen yurttaşların anısına saygı duruşunda bulunuldu.

'HAYAT ANCAK GEZİ'YE SIĞAR'

Saygı duruşunun ardından, Taksim Dayanışması adına bir konuşma yapan avukat Can Atalay şunları kaydetti:

Gezi 7 yaşında

Haklıydık, haklıyız

Dayanışma yaşatır

Dayanışma ile kazanacağız

7 sene önce, talanın ülkenin kalbindeki meydana kadar inmeye niyetlenmesiyle milyonlarca insan;  kenti, doğayı, emeği, kardeşliği savunmak, eşitliği, özgürlüğü ve adaleti kazanmak için 80 ilde sokağa çıktı.

Çünkü bu sistem, üretimden değil tüketimden besleniyor. Sadece doğayı betonla değiştirmiyor, insanı da tüketiyor.

Sağlık hizmeti isteyen hastanın eline sadaka sıkıştıran, kadını hayatın içinden, istihdamdan çekip eve kapatan, işçinin sağlığını değil inşaatların hızını önemseyen, nitelikli eğitimi bir ayrıcalık haline sokan, emeklilik hakkını "mezara" erteleyen, fikirleri tutsak etmeye çalışan, halkı ayrıştıran, ötekileştiren, kutuplaştıran bu düzene karşı artık susma mecburiyetini tanımadığımız kitlesel bir haykırış, halkın "artık yeter" çığlığıydı.

Gezi, üzerindeki baskıdan kurtulmaya çalışan, eşitsizliğe karşı çıkan halkın derin bir nefesiydi.

O nefesi gazla boğmak istediniz, Gezi Direnişi'nin anısını kirletmeye dahi niyetlendiniz. Milyonlarca öznesi/nesnesi/şahidi olan Gezi'yi, tek bir düzgün delil dahi ortaya koymadan yargılamaya kalktınız. Gezi’de hayatını kaybedenleri unutturabileceğinizi, ailelerini, yaralıları uzattığınız adli süreçlerle yıldırabileceğinizi sandınız.

Hukukçuları, siyasetçileri, akademisyenleri, gazetecileri, müzisyenleri tutukluyor, meslek örgütlerini susturmaya çalışıyor, 3. havalimanı, köprüler derken doğal varlıklarımızı her gün daha da tahrip ediyor, parsel parsel tüm varlıklarımızı beşli çeteye peşkeş çekiyor, halkın iradesini kayyımlarla gasp etmeye kalkıyorsunuz.

Oysa Gezi'nin tüm talepleri haklıydı, şimdi o haklılıkla sınanıyorsunuz.

Bir deprem oldu ve deprem sonrası toplanma alanlarını yok ettiğinizi saklayamadınız. Hala bir mayın üzerinde oturuyoruz, her seferinde yeniden uyarıyoruz. Haklıyız, biliyorsunuz.

Topraktan, tarımdan, tohumdan hem kendi elinizi, hem de kol kanat gerdiğiniz şirketlerin elini çekin dedik. Kuruttuğunuz dereler, yok ettiğiniz tarım arazileri derken gün geldi soğanın kilosu 10 liraya çıktı, bunu dile getirmeyi bile yasaklamaya kalktınız.

Açlık yasak tanır mı? Saklayamazsınız. Haklıydık, sonucunu yaşadınız.

Dünyayı kasıp kavuran salgın, sermaye düzeninizi sarstı, Gezi'nin öğretisi dayanışmaya sığınmak zorunda kaldınız.

Bugün, insanlar komşusu açken tok yatmıyor, ekmeğini bölüşüyorsa, ücretsiz yapmadığınız temel ihtiyaçların faturalarını el verip birlikte ödemeye çalışıyorsa, sokağa çıkması yasaklananların ihtiyaçlarını karşılıyorsa, çalışmak zorunda kalanı yormuyor, marketleri talan etmiyor, acil ihtiyaç dışında hastaneleri meşgul etmiyorsa siz dediniz diye değil, bu dayanışma ruhunu 7 sene önce milyonlar bizzat yaşadığı, tecrübe ettiği ve öğrendiği içindir.

Nitelikli ve kamusal sağlık hizmetine sahip çıktık, bu halk tüm sağlık emekçilerine onlar da halka sahip çıktı. Hepimiz iyi değilsek, hiçbirimiz iyi değiliz dedik!

Gezi'de Berkin'i, Ethem'i, Medeni'yi, Ali İsmail'i, Hasan Ferit'i, Abdullah'ı, Ahmet'i ve Mehmet'i bizden ayıran karanlıkla George Floyd’un nefesini kesen aynı karanlıktır. O gün de bunun karşısındaydık, bugün de karşısındayız. Barışçıl direniş her yerde bir haktır. Aramızdaki binlerce kilometreye rağmen biriz, bir aradayız.

Bugün bu maskeye herkes saygı duyup takıyorsa, bu maskenin hayatla olan bağını Gezi Direnişi'nden bildiği içindir.

Bir zamanlar yargıladığınız bu maskelere muhtaç kalmanız da size dert olsun.

Gezi haklılığımızdır. Tarih de her geçen gün bunu ispatlamaktadır.

Gezi bu halkın onurudur, onurumuzla yaşayacağız.

Pandemi sürüyor!

Fiziksel olarak ayrı kalsak da kalplerimiz birlikte atıyor, Gezi'nin dayanışma öğretisine, gücüne güveniyoruz.

Gezi bu toprakların eşitlik, özgürlük, adalet umududur, imkanıdır.

Hayat ancak Gezi’ye sığar.

Dayanışma Yaşatır

GEZİ KORKUSU SÜRÜYOR

Öte yandan Mis Sokak'ın her iki tarafınında polis tarafından tutulduğu görüldü. Dün, Gezi Parkı ve Taksim Meydanı polis tarafından tamamen bariyerlerle cevrilmişti.