Hastanelerde sargı bezi bile bulunmayabilir!

Erdoğan, "Kriz mıriz yok" söylemini sürdürürken, halkın sağlık hizmetlerine ulaşımı daha da zorlaşıyor. AKP'nin piyasacı politikalarının sonucu olarak bağımlı hale gelen sağlık alanı, kurdaki artışın etkisini en çok hisseden alanlardan biri oldu.



04-10-2018 10:17

AKP’nin sağlık alanındaki piyasacı politikaları, döviz kurundaki artışla birlikte hasta sağlığını tehdit eder boyuta ulaştı.

Kurdaki artışla birlikte kamu hastaneleri, tıbbi cihaz ve malzemeleri alamamakla karşı karşıya kaldı. Bu cihazların ve malzemelerin fiyatları Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile belirleniyor. Bu tebliğde yer alan fiyatların uzun süre güncellenmemesi ve tıp alanında kullanılan araç-gerecin yüzde 85’inin ithal olması birçok hastanede sargı bezi, kalp pili, tümör, diz, kalça protezleri, pediatrik beyin cerrahisinde kullanılan malzemeler, enjektörler, yoğun bakımlarda kullanılan diyaliz makineleri en temel tibbi malzemelere ulaşım konusunda sıkıntılar yaratıyor.

‘HASTANELERDE BU SORUNLAR BÜYÜYEBİLİR’

Hürriyet’ten Meşude Erşan’ın haberine göre, üreticiler ve ithalatçılar yakın zamanda hastanelerde bu sorunların büyüyebileceğini söyledi. Konuyla ilgili konuşan Araştırmacı Tıp Teknolojileri Üreticileri Derneği (ARTED) Başkanı Umut Gökalp,  “Kamu hastanelerinde tıbbi cihaz ödemeleri diğer tüm alacaklılara ödemeler yapıldıktan sonra gerçekleştiriliyor. Son aylardaki nakit sıkışıklığı ve yan hizmetler için satın alınan ürünlerdeki fiyat artışları sebebiyle neredeyse tüm hastaneler (kamu ve özel) ödemelerini daha da geciktirdi. Kredi faizleri de yüzde 40’lara dayandı. Satış fiyatımız artmazken maliyetlerimiz artıyor. Paramızı tahsil edemediğimiz için bankadan borçlanıyoruz ve borçlanma için ödediğimiz faiz her geçen gün tırmanıyor. Sektörde şu an tam bir kusursuz fırtına senaryosu yaşanıyor.” dedi.

Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Cerrahisi Derneği (ORDER) Başkanı Erkin Delikanlı da konuyla ilgili, “Kur baskısı, güncelliğini yitirmiş ve kurala bağlı olmayan SUT, yüzde 45’lere varan banka faizleri, geç ya da yapılamayan tahsilat süreci, ham maddede dışa bağımlılık sektörü iyice nefessiz bıraktı. Satılan ürün ya yerine koyulamıyor ya da üretilemiyor.” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞI VURACAK

Yaşanan bu gelişmelerin sonucu ise en çok vatandaşı etkileyecek gibi görünüyor. Sağlık hizmetlerinin AKP eliyle niteliksizleştirilmesine, tıbbı malzemelerin yoksunluğu eklenince, halkın sağlık hakkı daha da gaspedilmiş olacak.