Hasta tutuklu Vefa Kartal ölümcül sürece girdi

Kartal için yapılan çağrıda, Bununla birlikte, ölüm orucu direnişinin 95. gününde ölümün eşiğinde olan Vefa Kartal için duyarlı olmaya, tedavi edilmesi ve yaşaması için çaba sarf etmeye, bu doğrultuda aktif çalışmalar yapmaya çağırıyoruz." denildi.



08-10-2018 19:07

İleri Haber

Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde yapılmayan tedavisi, hasta tutukluların durumu ve cezaevlerindeki baskı politikalarına karşı 95 gündür ölüm orucu eylemi yapan hasta tutuklu Vefa Kartal'ın durumu ağırlaştı.

18 Eylül 2017’den bu yana tek kişilik hücrede tutulan Vefa Kartal kardeşi Umut Kartal ağabeyinin bilincinin kapandığını bildirmişti. Vefa Kartal Dayanışma tarafından yapılan son açıklamada ise “Kartal’ın sağlık durumu tamamen ağırlaşmış, ölümcül sürece girmiş bulunmaktadır” denildi.

'YAŞAMASI İÇİN ÇABA SARF ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ'

Cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı duyarlılık çağrısı yapılan açıklamada, “Ölümün eşiğinde olan Vefa Kartal için duyarlı olmaya, tedavi edilmesi ve yaşaması için çaba sarf etmeye çağırıyoruz” ifadesi kullanıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"24 yıldır cezaevinde bulunan Vefa Kartal, temel insan haklarının sağlanması, cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve tedavisinin yapılması için başladığı ölüm orucunun 95.  gününde “yaşam ve ölüm” mücadelesini sürdürüyor.

Ciddi sağlık sorunları bulunan Vefa Kartal’a iki yıl önce; beyin lobları arasındaki damarlarda şişme, Hepatit B, prostat, yüksek tansiyon, ülser, bağırsak sorunu ve alerji tanıları konulmuş ancak tedavisi yapılmamıştır.

Bu nedenle, İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde açlık grevine girmiş, eylemini 114’üncü gününde sonlandırmıştı. Aradan geçen zaman içinde, tam donanımlı hastanelerin ilgili bölümlerinde yatılı tedavi görmesi gerekirken cezaevi reviri dışında herhangi bir tedavi görmemiştir.

'ÖLÜMCÜL SÜRECE GİRDİ'

Hala Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve yaşamsal ihtiyacı olan hiçbir tedavinin uygulanmadığı Vefa Kartal, ölüm orucu direnişinin geride bıraktığı 95. gününde sağlık durumu tamamen ağırlaşmış, ölümcül sürece girmiş bulunmaktadır.

Bununla birlikte cezaevlerinde 402’si ağır olmak üzere 1154 hasta mahpus bulunmakta,benzer uygulamalar onlara da yapılmakta, tedavi edilmemektedirler. Temel insan haklarından yoksun devlet sistemi hasta tutuklu ve hükümlüleri belli bir amaç doğrultusunda tedavi etmemektedir.

'AMAÇ, CELLATSIZ İDAM'

Devletin amacı; idamın olmadığı Türkiye’de, siyasi suçlu olan bu insanları ölüme mahkum etmek, bir anlamda cellatsız idam etmektir.

Devletin insana, insanlığa karşı içinde olduğu bu tutumu sadece mahpus ailelerinin,yakınlarının ve duyarlı kesimlerin değil tüm insanların, tüm dünya halklarının tepki göstermesi, protesto etmesi gerekir.

Çünkü insan hakları suçu işlemek ne kadar vahimse, bu suça sessiz kalmak, tepki göstermemek o kadar suçtur! Bu noktada en önemli görevlerden biri aslında gazetecilere, yazarlara, sanatçılara,siyasetçilere ve tüm aydınlara, düşüyor.

Sözünü ettiğimiz insanlar; sizler, toplumun öncüleri ve uyarıcıları olarak, devletin özellikle hasta mahpusların tedavisi, cezaevlerindeki hak ihlalleri, baskı ve zulümlere karşı sesinizi yükseltirseniz, toplumsal duyarlılığımız ve faşizme karşı mücadele o kadar gelişir.

ÇAĞRI YAPILDI

Her ne kadar içinde bulunduğumuz baskı rejiminin boyunduruğu altında bizler gibi sizler de eziliyor olsanız da, sizleri ve tüm duyarlı basını ve kamuoyunu, cezaevlerindeki insanlık dışı koşullara ve temel insan hakları ihlallerine karşı sesinizi yükseltmeye çağırıyoruz.

Bununla birlikte, ölüm orucu direnişinin 95. gününde ölümün eşiğinde olan Vefa Kartal için duyarlı olmaya, tedavi edilmesi ve yaşaması için çaba sarf etmeye, bu doğrultuda aktif çalışmalar yapmaya çağırıyoruz.

Bir çaba, bir ses, bir duyarlı adım bir insanı kurtarabilir, bir toplumu özgürleştirebilir. Bu yüzden yaşam için, insan hakları için, özgürlük için ses verin!"