Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi: Hasankeyf için geç değil, Dicle özgür aksın!

Dicle Vadisi, Ilısu Barajı suları altında bırakılmaya devam ederken Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi bugün yeni bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada “Tüm itirazlar, kampanyalar ve uyarılar dikkate alınmadan devam edilen Ilısu Barajı, 2019 yılının Temmuz ayında sessiz sedasız su tutmaya başlamıştır” denildi.



18-11-2019 13:02

İlk insan izlerinin 300 bin yıl önce görüldüğü, ilk yerleşimin ise 12 bin yıl önce gerçekleştiği ve bir açık hava müzesi olan antik kent ve en az 24 medeniyete ev sahipliği yapan Hasankeyf'e su tutma işlemi sürüyor.

Sadece 20'sinde arkeolojik kazısı kısmen yapılmış 289 höyük, 199 yerleşim yeri, en az 100 endemik tür ve soyu tükenme tehlike listesinde bulunan canlıya ev sahipliği yapan Dicle Vadisi, Ilısu Barajı suları altında bırakılmaya devam ederken Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi bugün yeni bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklama şu şekilde:

‘HASANKEYF’E GİRİŞLER BİLİNÇLİ OLARAK ZORLAŞTIRILDI’

"Suyun tutulmasından sonra 1980'li yıllardan beri devam eden sistematik göç ettirme politikaları devam ettirilmiş, tarihi Hasankeyf kentinde yaşayan insanlar adına 'yeni' denilen yerleşkeye taşınmaları için zorlanmıştır.

Bu çerçevede 8 Ekim günü antik kente giriş çıkışlar kontrole alınıp zorlaştırılmıştır. Yeni yerleşke üzerinden tarihi Hasankeyf'e gidişler de bilinçli bir şekilde zorlaştırılmıştır.

‘RANT POLİTİKALARI DEVAM EDİYOR’

Yeni yerleşke iktidara yakınlığı ile bilinen şirketler eliyle insan haklarından olan barınma ve konut hakkı dikkate almadan inşa edilmiştir. Rant politikaları üzerinden inşa edilen yeni yerleşkenin konut sorunları ve çevre düzenlemesi başta olmak üzere altyapı, üstyapı problemleri devam etmektedir.

‘DOZER VE KEPÇELERLE YIKILDI’

Kasım 2019 günü çarşı dozer ve kepçelerle yıkılmaya başlamış ve hala da devam etmektedir. Bazı esnaflar dükkanlarını içindekilerle yakmış ve bu yıkıma tepki koymuştur.

Yıkım karşısında gelişebilecek kitlesel tepkileri engellemek ve psikolojik baskı için Batman Valiliği hiçbir yasal altyapısı olmayan kararlar alarak 'Hasankeyf'te her türlü basın açıklaması ve etkinliği' yasaklamıştır.

'ÇİVİ BİLE ÇAKILMAMASI GEREKİYOR'

1981 yılında sit alanı ilan edilen Hasankeyf'te çivi dahi çakılmaması gerekirken, bugün ağır iş makinaları ve dozerlerle yıkım etmektedir. Yıkım devam ederken yeni arkeolojik buluntular bulunduğu basına yansımıştı.

Diğer kazılarda olduğu gibi bu kazılarda da kazı çalışmaları aceleye getirilmektedir. Tarihe ışık tutabilecek arkeolojik kazılarda ağır iş makinaları kullanılmaktadır.

'PROJENİN İPTALİ İÇİN MİCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Tüm bu yıkımlara rağmen bir yıkım, sömürü ve tahakküm projesi olan Ilısu'dan vazgeçilmesi Dicle Vadisi'nde yaşayanlar ve bütün toplum için büyük yarar getireceği için mücadelemiz devam etmektedir.

Bu açıdan Dicle Vadisi ve Hasankeyf için kıyamet günlerinin yaşandığı bugünlerde kamuoyuna tekrar sesleniyoruz: "Hasankeyf İçin Geç Değil, Dicle Özgür Aksın!

Bizi ve parçası olduğumuz Hasankeyf Koordinasyonu sosyal medyadan takip ederek daha fazla bilgi edinin ve neler yapılacağını öğrenin."