Hakim Orhan Gazi Ertekin'e de 'Grup Yorum' soruşturması

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), İzmir Karşıyaka hakimi Ayşe Sarısu Pehlivan'ın ardından İzmir hakimi Orhan Gazi Ertekin hakkında da Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek hakkındaki paylaşımları nedeniyle soruşturma başlattı.



15-05-2020 14:24

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) , ölüm orucunun ardından hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek için sosyal medya hesabından paylaşım yapan İzmir hâkimi Orhan Gazi Ertekin hakkında da ‘Terör Örgütü Propagandası Yapmak’ suçu kapsamında soruşturma başlattı. HSK, ayrıca soruşturma kapsamında İzmir Adliyesi’ne müfettiş gönderdi.

HSK, İbrahim Gökçek'in vefatının ardından üzüntüsünü dile getiren İzmir Karşıyaka Hakimi Ayşe Sarısu Pehlivan'ı görevinden uzaklaştırmıştı.

"ÇOK FAZLA GELDİ BU BİZE"

İzmir Hâkimi Orhan Gazi Ertekin, İbrahim Gökçek'in öldüğü gün vefat haberinin son dakika olarak düşmesinden kısa süre sonra sosyal medya hesabında önce siyah sayfa paylaştı, ardından ölüm oruçlarıyla ilgili paylaşımlarda bulundu. Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı da olan Hâkim Orhan Gazi Ertekin, Facebook'taki hesabından Gökçek'in ölüm haberi üzerine şunları yazmıştı:

"Bir Miligram Deneyindeki Denekler miyiz?

Ölüm oruçları bir karabasan gibi çöktü üstümüze ve hepimiz bir biçimde başa çıkmaya çalışıyoruz. Yaşam ile ölümün sınırında düşünmeye ve davranmaya davet edildiğimiz böyle bir anda ikircikli davranışlar geliştirmeyecek bir toplum yoktur. Hayatımızın akışını bozan bir sorumluluk çağrısıdır bu çünkü ve hele de böyle bir dönemde üstesinden gelebilmek çok zordur. Huzursuzluk, şaşkınlık, kayıtsızlık, öfke, kin, nefret, hınç...

Ölüm orucu tercihinde bulunanlara yönelik -İktidara karşı kayıtsızlık duygusuna eşlik eden-bir öfke oldukça yaygın. Bazılarımız bu öfkeyi genel bir kayıtsızlığa dönüştürmeyi, bazılarımız ertelemeyi bazılarımız ise bir nefret ve hınca dönüştürmeyi tercih ediyor. Acıyla, öfkeyle, sorumluluk çağrısı ile başa çıkma biçimlerimiz bunlar... Yas biçimlerimiz...

Çaresizliğimize eşlik eden...

Herkesi suçlamak, kendini suçlamak-dövünmek ve bir topluluğu suçlamak çabucak bulduğumuz teskin olma yollarımız... Bunlarsız çok istediğimiz "normal"e dönemiyoruz...

Aslında ölümü bilmiyoruz galiba ve hiç bilemeyeceğiz. Yaşam ve ölümü ve her ikisinin kopmaz bağını dert eden bir felsefi sorgulama birikimimiz de yok. Çok fazla geldi bu bize. Hiç davet edilmemeliydik galiba... Bir Milgram deneyindeki denekleriz sanki... Başa çıkamadığımız bir durum olduğu apaçık...
Ben kendi payıma başa çıkamadığımı kabul ediyorum..."