Haidi Sadik: 250'den fazla arkadaşımız cezalarla karşı karşıya

Son dönem gündeme gözaltına alınan kaptanlarıyla gelen Sea-Watch organizasyonunun medya sorumlusu Haidi Sadik, İleri Haber'e konuştu.



30-07-2019 15:08

Özgür Yılmaz - @ozguryilmaz344

Son dönem gündeme gözaltına alınan kaptanlarıyla gelen Sea-Watch organizasyonuyla konuştuk.

Sea-Watch, Akdeniz'deki mültecilerin kurtarılmasını destekleyen bir sivil toplum kuruluşu. Akdeniz’deki göçmenleri kurtardığı için İtalya'da yargılanan Alman gemi kaptanı Pia Klemp'in Alman kaptan Carola Rackete de gözaltına alınmıştı. 

Sea-Watch'ın medya koordinatörü Haidi Sadik, İleri Haber'e organizasyonlarını ve kaptanların son durumunu anlattı.

Haidi Sadik

'GÖÇMENLERİN KARŞILAŞTIĞI EN BÜYÜK RİSK ÖLÜM'

Avrupa'daki göçmenler hakkında ne düşünüyorsunuz? Avrupa göçmenlere nasıl bakıyor?

Avrupa'daki göçmenlerin sayısı ve göçmen statüsü verilenler hakkındaki bilgilere kolayca erişilebilir. Burada önemli olan nokta, Avrupa'nın göçmenleri kabul ve yerleştirmesi gibi süreçlerdeki güçlü direnci. Avrupa limanlarına Akdeniz yoluyla varan göçmenlerin karşılaştığı en büyük risk ölüm. Bu da, Libya'dan botlara kaç kişinin bindiğini bilmediğimiz anlamına geliyor. Ama bildiğimiz bir şey var ki o da Avrupa göçmenler için bu yolu daha ölümcül hale getiriyor. Örneğin kurtarmalar azaltılıyor, yardımlaşmaya dayanan kültür erozyona uğratılıyor ve denizde bulunan göçmenler yasa dışı göçmen muamelesi ile karşılaşıp Libya'ya geri gönderiliyor, ki bu uluslararası hukuka göre bir suç.

'AVRUPA HÜKÜMETLERİNİN KURTARMA İŞİNDE BAŞARISIZ OLMALARINDAN KAYNAKLI ORTAYA ÇIKTIK'

Sea-Watch ne yapıyor, göçmenleri kurtarmaya ne zaman başladınız?

2015 yılında Almanya'da kurulan hükümet dışı bir organizasyonuz, bir boşluk sonucu ortaya çıktık. Bu boşluk da aslında Avrupa hükümetlerinin denizlerdeki kurtarma işlerinde başarısız olmasından kaynaklıydı, biz de bu ölümcül yolculuğu daha az riskli hale getirmek istedik.

'250'DEN FAZLA ARKADAŞIMIZ CEZALARLA KARŞI KARŞIYA'

Sizi Türkiye'de daha çok Rackete ve Klemp ile duyduk. Şimdi ne yapıyorlar? Sea-Watch ne sıklıkla polisle karşı karşıya geliyor? Kaç üyeniz gözaltına alındı?

Pia Klemp ve Carola Rackete şimdi ünlü simalar haline geldiler. Bu aslında göçmenler ve mültecilerin kriminalize edilme sürecinin bir sonucuydu. Bu iki isim aslında dayanışmanın ve göçmenlere yardımın bir sembolü oldu. İkisinin de soruşturma süreci devam ediyor ve kendilerini olası mahkeme süreçlerine hazırlıyorlar. Çünkü Avrupa hükümetleri, hükümet dışı organizasyonları denizden uzak tutmak istiyor.

Yaptığımız iş dolayısıyla sürekli bu tarz soruşturmalara maruz kalıyoruz. Bu süreç yeni değil, İtalya, Hollanda ve Malta gibi Avrupa devletleri bizi yaptığımız işten alıkoymak için çeşitli stratejiler izliyor. Bizim tayfa üyelerimiz gönüllü çalışıyor ve çeşitli cezalarla karşı karşıyalar, gemilerimize el konuluyor, bayraklarımız götürülüyor... Ancak daha önemlisi, 250'den fazla kişi göçmenler ve mültecilerle dayanıştıkları için cezalarla karşı karşıya kalıyorlar. Ki bu 250 kişinin çoğu da göçmen ya da mülteci. Diğer yöntem de insanları daha ölümcül yollara sevk etmeleri.

'AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ GÖÇMENLERE SALDIRIYI YOĞUNLAŞTIRDI'

Avrupa'daki aşırı sağın yükselişi ile birlikte göçmenlere karşı saldırı da arttı. Sizin gibi başka organizasyonlar da var mı?

Avrupa'da aşırı sağın yükselişi, göçmenlere karşı saldırıyı yoğunlaştırdı, bu doğru. Ancak bunun yanında, Sea-Watch gibi organizasyonlar ya da hareketler de var. Biz insan haklarına saygı duyan ve göçmenlerle dayanışan hareketlerden yalnızca bir tanesiyiz.

'KARADA DA GÖNÜLLÜ BİR EKİBİMİZ VAR'

Doğrudan bir yöntem uyguluyorsunuz, göçmenleri kurtardıktan sonra neler yapıyorsunuz?

Doğru, biz doğrudan insanları kurtarıyoruz ve acil insani ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ancak bizim karada da, işleri idare eden gönüllü bir ekibimiz var ve bu ekip Avrupa'nın göçmen politikasına karşı da mücadele ediyor. Avukatlık hizmeti, kamuoyu bilinci, kurtardığımız göçmenleri yeni hayatlarına hazırlamak gibi işler de yapıyoruz. 

'BU ANLAŞMA TÜRKİYE İÇİN BİR KOZ'

Biz de Türkiye'de özellikle Suriyeli göçmenler üzerinden bir göçmen tartışmasının içerisindeyiz. Buna dair neler söylersiniz?

Türkiye ve Avrupa'nın bazı benzerlikleri ve farklılıkları var. Fark açık, Türkiye dünyadaki birçok ülkeden daha çok göçmene sahip, özellikle Avrupa'dan. Dünyada yerlerinden edilmiş insanların yüzde 10'undan azı Avrupa'ya giderken, Türkiye onların bir konaklama yeri. Paralellikler ise Avrupa'nın göçmen politikası ve kirli pazarlıklar olarak görülebilir. Türkiye ve Avrupa Birliği 2016 yılında bir anlaşma yapmıştı, buna göre Türkiye AB'yi vize karşılığında göçmenlerle tehdit ediyor.

Bu anlaşma, Türkiye için bir koz, özellikle Yunanistan üzerinden gerçekleştirilen yasadışı göçlerde. Aynı zamanda bu anlaşma Avrupa'nın ihtiyaçlarına göre dizayn edilmişti, yani insanların hayatları karşılığında bir fiyat biçmek. Aynısı şimdi Libya için yapılıyor, ki bu ülkenin sahil güvenliği yasadışı göçü engellemesi ve insanları şiddet yoluyla geri göndermesi için Avrupa tarafından finanse ediliyor.