Günde 40 sağlık emekçisi saldırıya uğruyor: Her saat birden fazla saldırı

CHP'nin hazırladığı “AKP Sağlıkta Şiddete Göz Yumarak Halk Sağlığını Tehlikeye Atıyor” başlıklı rapora göre günde 40 sağlık emekçisi saldırıya uğruyor.



22-12-2019 11:45

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu tarafından son dönemde artan hekime ve sağlık personellerine yönelik şiddet olaylarıyla ilgili rapor hazırlandı.

“AKP Sağlıkta Şiddete Göz Yumarak Halk Sağlığını Tehlikeye Atıyor” başlıklı raporda artan şiddet olaylarının ulaştığı boyuta dikkat çekilerek AKP iktidarının hatalı politikalarının sağlıkta şiddet olaylarına zemin hazırladığı, AKP’nin inşa ettiği sistemin hasta ve hasta yakınlarıyla hekimleri karşı karşıya getirdiği, Sağlık Bakanlığı’nın politikalarının yeterli olmadığı ve bakanlığın şiddet olaylarındaki suçu adeta hekimlerin iletişimsizlik boyutuna indirgediği vurgulandı.

Raporda, Türkiye’de sürdürülemez olan sağlık sisteminin ve sağlıkta kamucu anlayıştan uzaklaşılmasının doktorlar ve sağlık personelleri üzerinde aşırı yük oluşturduğu ve bu yükün sağlık hizmetlerinin niteliklerine zarar vererek hastalar ile sağlık çalışanları arasında güven problemlerine neden olduğunun altı çizildi.

HER SAAT BİRDEN FAZLA SALDIRI

Birgün'den Hüseyin Şimşek'in haberine göre, CHP Bilim Platformu tarafından hazırlanan raporda öne çıkan tespitler şöyle:

- Türkiye’de her gün ortalama 40 sağlık çalışanı, fiziksel, psikolojik ve sözel şiddet biçimlerinden birine maruz kalıyor. Her saat birden fazla sağlık çalışanı şiddete uğramaktadır.

- 2005-2019 yılları arasında görevi başında öldürülen hekim sayısı 9’dur.

- Son 7 yılda şiddete uğradığını bildiren sağlık çalışanı sayısı 90 bini aşmıştır.

- Hekimlerimizin yaklaşık yüzde 95’i sağlık sektöründe şiddetin artmasında siyasilerin, sağlık çalışanlarını halk nezdinde değersizleştiren beyanatlarının etkili olduğunu belirtmişlerdir.

- Türkiye’de yalnızca 2015-2017 yılları arasında 431 sağlık çalışanı intihar etmiştir.

- Ülkemizde sağlık hizmeti almak üzere 2002 yılında hekime müracaat sayısı 209 milyon iken bu rakam 2017 yılında 719 milyona ulaşmıştır. 2002 yılında Türkiye’de bir yurttaş yılda ortalama 3 kez hekime başvururken 2017 yılında bu sayı üç katından fazla artarak 9’a ulaşmıştır. Oysa OECD ülkelerinde bu oran 7’nin altındadır.

- Türkiye’de 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 186 iken, OECD ülkelerinin ortalaması bu rakamın yaklaşık iki katına yani 351’e ulaşmaktadır.

- DSÖ’ye göre sağlıklı bir muayene için hasta başına 20 dakika süre ayrılması gerekirken, Türkiye’de hekimler kamu kurumlarında ve özel sağlık kuruluşlarında hastalarına kimi zaman 5 dakikaya kadar inen sürelerde zaman ayırabilmektedir.

- Türkiye’de tüm hastanelerde acil servislere müracaat sayısı 2002 yılında 20 milyonken, bu rakam 2015 yılında 111 milyona ulaşmıştır. Yani 13 yıl içinde acile başvurularda yüzde 455 artış yaşanmıştır.

- Yurtdışında çalışmak üzere TTB’den sicil verisi isteyen hekim sayısı 2012 yılında 59 iken, bu rakam - 2019 yılında 906’ya ulaşmıştır. Bir diğer deyişle, yurtdışına gitmeyi hedefleyen hekim sayısında 7 yılda 15 kat artış olmuştur.

CHP’NİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

“Sağlıkta şiddetin önlenmesi için sağlık çalışanlarının saygınlığını yok eden, sağlık çalışanlarını itibarsızlaştırıcı ve hınç yüklü söylemleri besleyen kültüre son verilecektir. Sağlık sektöründe yaşanan şiddetin, toplumun genelinde artış gösteren şiddet eğiliminin bir yansıması olduğu unutulmadan, CHP, topluma âdeta yerleştirilmek istenen ve kasıtlı biçimde müsamaha edilen düşmanlaştırma, aşağılama ve hedef gösterme söylem ve alışkanlıklarına son verecektir. Sağlık çalışanlarına karşı şiddet, yalnızca çalışanların can güvenliğini değil, aynı zamanda hastaların aldığı sağlık hizmetinin niteliğini de tehdit etmektedir. Dolayısıyla vatandaşlarımız şiddetin yarattığı sonuçlarla ilgili kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmelidir. CHP, sağlık çalışanlarına karşı şiddeti önlemek üzere alınacak önlemleri ve hayata geçirilecek düzenlemeleri sağlık alanında faaliyet gösteren meslek örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, hasta ve hasta yakını temsilcileri ile birlikte, katılımcı bir şekilde hazırlayacaktır.”