Gümüşdere halkı mermer ocağına karşı ayakta

Gümüşdere halkı mermer ocağına karşı ayakta

Denizli’nin Gümüşdere köyünde yapılmak istenen mermer ocağına karşı köy halkı direniş başlattı.

Nüket Gelegen

Birçok bölgesine kömür ve mermer ocakları yapılmak istenen Denizli’de bu kez de Gümüşdere köyünde 98 hektarlık arazide mermer ocağı yapılmak isteniyor. Şirketler tarafından sürecin tamamen hukuksuz şekilde ilerletildiğini söyleyen Gümüşdere halkı, mermer ocağı açılmasıyla birlikte bölgede yaşanacak kirlilik ve yıkıma karşı bir direniş örgütlüyor.

Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Gümüşdere köyünde, toplamda 98 hektarlık bir alan içine yapılmak istenen 6 mermer ocağına karşı köy halkı harekete geçti. Sağlıklarının, geçim kaynaklarının ve yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu dile getiren Gümüşdere halkı, şirketler köylerini terk edene dek mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.

‘GÜMÜŞDERE KÖYÜNE VE BÖLGEYE YIKIM GETİRECEK’

Gümüşdere köyü sakinlerinden Derya Bardakçı, yaşadıkları süreci İleri’ye anlattı. Bardakçı, “Bir mermer ocağının yapımına başlandı, beş mermer ocağı daha yapılması planlanıyor. Yapımına başlanan mermer ocağı projesini durduramaz ve şirketin geçişini engelleyemezsek, toplamda 98 hektarlık bir alana ve yaşam alanlarımızın çok yakınına inşa edilecek olan 6 mermer ocağı Gümüşdere köyüne ve bölgeye yıkım getirecek” ifadelerini kullandı.

DOĞAL SİT ALANI OLAN BÖLGELER

Derya Bardakçı, mermer ocağı yapılması planlanan bölgelerin birinci dereceden doğal sit alanı olarak tescil edilen alanların da çok yakınında olduğunu belirterek “Ekoturizme hizmet etme potansiyeli de olan bir bölgede mermer ocakları açmak kabul edilemez” şeklinde konuştu.

‘ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’ KARARI VERİLMİŞ

Konunun uzmanlarıyla birlikte yürütmeyi durdurmak için açılan dava dosyalarını incelediklerini belirten Bardakçı, “Süreç çok ciddi usulsüzlüklerle yürütülmeye çalışılıyor. Valilik tarafından Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ kararı verilmiş. Bununla ilgili dava süreçlerini de başlattık” ifadelerini kullandı.

'İKTİDAR VE YASALAR, RANT VE SERMAYEDEN YANA'

Derya Bardakçı, köy halkının çevre derneklerinin de katılımıyla dün bir basın açıklaması düzenlediğine de değindi. Bardakçı, açıklamada "iktidar ve yasaların toplumsal çıkarlardan değil rant ve sermayeden yana" olduğunun vurgulandığını belirtti.

ŞİRKETLERDEN RÜŞVET VE TEHDİT

Köy sakinlerinden Derya Bardakçı, mermer ocağı inşa etmek isteyen şirketlerin rüşvet ve tehdit yoluna da başvurduklarını aktardı. Bardakçı, “Mermer ocağı yapılmak istenen yerin yakınlarına kurulan direniş çadırlarındaki arkadaşlarımıza, şirket yetkilileri 400 bin lira karşılığında direnişten vazgeçmelerini teklif etmiş. Arkadaşlarımızın kabul etmemesi üzerinde ertesi gün teklifi 500 bin liraya kadar çıkarmışlar” şeklinde konuştu.

'FACEBOOK’TA NELER KONUŞTUĞUNUZU GÖRÜYORUZ’

Bardakçı ayrıca, köylülerin haberleşme ve dayanışma için açtıkları Facebook gruplarındaki yazışmaların, şirket yetkilileri tarafından “bir şekilde” takip edildiğini de ifade etti. Bardakçı, “Şirket yetkilileri yakınlarımızı ‘Facebook gruplarında neler konuştuğunuzu görüyoruz’ şeklinde konuşarak üstü kapalı tehdit ettiler” dedi.

‘BAŞINIZ DERDE GİRER, CEZA ALIRSINIZ’

Derya Bardakçı, şirket yetkililerinin köylülere “Bu işten vazgeçin. Başınız derde girer, ceza alırsınız” cümlelerini kurduğunu da belirtti. Bardakçı, “Ne kadar tehdit ederlerse etsinler; direnişimizden, köyümüz ve doğamız için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Şirketlerin kendisi ve direnişteki bazı arkadaşları hakkında bilgi topladıklarını tahmin ettiklerini söyleyen Derya Bardakçı, “Basın açıklamasına gelen ve hayatımda ilk kez gördüğüm jandarma, ismimi kendisine kimse söylemediği halde bana doğrudan ‘Derya Hanım’ diye hitap etti” ifadelerini kullandı.