Gülistan Doku ile ilgili yeni gelişme: Dilekçe örneği ortaya çıktı!

Gülistan Doku'nun okul yönetimine verdiği dilekçede, okuldaki baskı ortamına dikkat çektiği görüldü.



27-01-2020 09:50

Dersim’de 5 Ocak’tan beri kendisinden haber alınamayan 22 yaşındaki Gülistan Doku’nun okul yönetimine yazdığı dilekçe ortaya çıktı. Dilekçede, “Kaale alınmamaktayız. Psikolojik olarak üzerimizde baskı yaratılıyor. Okulumuzdaki, arkadaşlarımızın bize karşı kışkırtılması ayrıca bir baskı yaratıyor. Dilekçelerimiz dikkate alınmıyor. Alanımızın derslerinden faydalanamıyoruz…” ifadeleri yer alıyor.

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak’ta Dersim’de ortadan kaybolmuştu. Genç kadını arama çalışmaları 23 gündür devam ederken, Doku ile ilgili önemli bir detay ortaya çıktı.

BirGün’den Erk Acarer’in haberine göre, genç kadının öğrencisi olduğu okulla ilgili de pek çok sorun yaşadığı ifade ediliyor. Yeni ortaya çıkan bir dilekçe örneği bunu kanıtlıyor.

O DİLEKÇE ORTAYA ÇIKTI

Gülistan Doku’nun ailesi, suda bulunan Gülistan Doku’ya ait ve onun okul yönetimine yazmış olduğu bir dilekçenin varlığından söz ediyordu. O dilekçe örneği ortaya çıktı. Dilekçede, “Kaale alınmamaktayız. Psikolojik olarak üzerimizde baskı yaratılıyor. Okulumuzdaki, arkadaşlarımızın bize karşı kışkırtılması ayrıca bir baskı yaratıyor. Dilekçelerimiz dikkate alınmıyor. Alanımızın derslerinden faydalanamıyoruz…” ifadeleri bulunuyor.

Aile, C.A. isimli bir öğretim görevlisinin derse geç kalan öğrencilerden 5 TL topladığı yönündeki şikâyet ve iddiaların üzerinde durulması gerektiğini de söylerken, Doku ile ilgili yurt ve okul yönetiminin kesin bilgi ve belgelerin kendileri ile paylaşılmasını da istiyor.

3. haftayı geride bırakan arama çalışmalarında bugüne kadar Dinar Köprüsü’nde kardeşine ait olduğu iddia edilen bir makas bulunmuştu. Kayıp ihbarı yapıldığı 6 Ocak 16.26’da ise Doku’nun arkadaşı Abakarov ile 4 saniyelik arama kaydı yaptığı anlaşılmıştı.

ÜNİVERSİTE ÇEVRESİ DOĞRULUYOR: BASKI VE TACİZ AĞI

Doku vakası çok derin boyutlardan ele alınmalı. Çünkü öğrenim gördüğü Munzur Üniversitesi ve kaldığı yurda ilişkin şaibeler de bulunuyor. Şikâyetler bitmek bilmiyor. 2 öğrencinin intihar girişiminde bulunduğu ileri sürülüyor. Okulda sadece öğrencilere değil öğretim görevlilerine de baskılar yaptığı aktarılanlar arasında. Ayrıca yurt ve okul çevresinde kadın öğrencilere yönelik bir istismar ağı kurulduğu iddia ediliyor.

Fotoğraf: BirGün

NE OLMUŞTU?

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku, 5 Ocak Pazar günü sabah saatlerinde Dersim’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Diyarbakır'da yaşayan ailesi, Gülistan Doku için 6 Ocak'ta kayıp başvurusu yaptı. Ailenin başvurusu üzerine polis ve jandarma ekipleri, Gülistan Doku'nun bulunması için ortak arama çalışması başlattı.

8 Ocak'ta Gülistan Doku'nun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Diner Köprüsü yakınlarında görüldüğü ihbarı üzerine çalışmalar bu bölgede yoğunlaştırıldı. 9 Ocak Perşembe günü bu bölgede yapılan arama çalışmalarına Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki Sualtı Arama Kurtarma (SAK) Timi de katıldı.

Gülistan Doku'nun cep telefonundan son yaptığı görüşmenin, kaybolduğu gün olan 5 Ocak saat 16.26'da 4 saniyelik bir görüşme olduğu tespit edildi. Bu görüşme sırasında Atatürk Mahallesi'nde olduğu belirlenen genç kadının cep telefonunun daha sonra sinyal vermediği saptandı.

'ERKEK ARKADAŞI DARP ETTİ'

Öte yandan aramaların sürdüğü esnada ortaya atılan bir iddia şüphe uyandırdı. Gülistan Doku’nun üniversiteden yakın bir arkadaşı, Doku’nun, erkek arkadaşı Zaynal Abarok tarafından darp edildiğini öne sürdü.

Cumhuriyet'ten Mehmet Kızmaz'ın 10 Ocak tarihli haberi şöyle:

Gülistan Doku’nun ise en son 1 yıldan fazladır ilişkisi olan Rus erkek arkadaşı Zaynal Abarok’la görüştüğünü, Abarok’un Tunceli’de görevli bir polisin üvey oğlu olduğunu belirtiyor. Gülistan Doku’nun üniversiteden yakın bir arkadaşı, Gülistan’ın Zaynal Abarok tarafından darp edildiğini iddia ederek, “Zaynal’ın annesi Rus ve kendisi de Rusya’da doğup büyümüş. Zaynal, Tunceli’de polis olan üvey babası ve annesiyle kalıyor. Zaynal, Rusya’da evli ve harp okulunda okumuş. Ailesi, Gülistan’a hiç bir şekilde Zaynal’ın Rusya’da resmi nikahlı olduğunu söylememiş. Gülistan, okul harçlığını çıkarmak için kafelerde çalışıyordu. Zaynal’da Hanımeli adında bir kafe de çalışıyordu. Gülistan da 2018’in sonu gibi başlayarak, 2 ay orada çalıştı. Orada tanıştılar. Zaynal, çalıştığı yerde Gülistan’a bir keresinde Kürtçe konuşuyor diye tepki göstermişti. Ağlamıştı. Gülistan, bu yaz da Zaynal tarafından darp edilmişti. Bazen tartışıyorlardı, ayrılma muhabbeti geçiyordu. Zaynal’ın ailesi olayı kapatmaya çalışıyor. Sanki intihar ettiği kesin miş gibi davranıyorlar. Gülistan, bir erkek için intihar edecek biri değil” diye konuştu.

‘NEYİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?’

Olaya intihar süsü vermeye çalışıldığını iddia eden aile, olayın örtbas edilmesinden endişe ediyor. Gülistan’ın dayısı Mehmet Kan da (40), “Polis, bize, hastane raporlarına göre Gülistan’ın Ekim ayında hap aldığını ve intihara teşebbüs ettiğini söyledi. Bundan hiç haberimiz olmamıştı. Peki polis bunu niye o dönemde söylemedi? Neyin üstü örtülmek isteniyor?” dedi. Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise (29), “Gülistan, Cumartesi günü, Zeyl’in evinin alt katında olan ve daha önce çalıştıkları Hanımeli cafe de işbaşı yapıyor. Akşam, Gülistan ile Zaynal karşılaşıyor. Bir tartışma oluyor. Zaynal, Gülistan’a bu tartışma sırasında evli olduğunu itiraf etmiş. Zaynal’ın annesi ve babası Gülistan’ı eve davet ediyor. Dördü, evde, 1.5 saat görüşüyorlar. Zaynal’ın babası, Zaynal’e Gülistan’ı yurda götürmesini isteyince Gülistan, bunu kabul etmiyor. Gülistan, evlerinden ayrılıp biraz yürüdükten sonra, Atatürk mahallesinde, yol kenarında Zaynal, 06 plakalı bir araçla gelip, tekrar kendisini götürmek istediğini söylüyor. Gülistan araca binmek istemeyince Zaynal, onu darp ederek araca zorla koymaya çalışıyor. Çevredekilerin aramasıyla gelen polis, Gülistan’ın o an şikayetçi olmadığı için bir şey yapmadıklarını söyledi. Bu bizi kuşkulandırdı. Saat 23.00’ı geçtiği ve yurda gidemeyeceği için üniverseteden bir hocasının evine gidiyor” ifadelerini kullandı.

‘İSTENİLİRSE KAMERA KAYITLARINDA ORTAYA ÇIKARILIR’

Aygül Doku, Gülistan’ın kaybolduğu güne dair de, “Pazar sabahı, Gülistan ders verdiği bir öğrencisinin annesini arayarak, o gün için ders vermeyeceğini söylüyor. Bir arkadaşını da arayarak, akşam kendisine gideceğini söylüyor. Yani gününü planlıyor. Ardından Zaynal, Gülistan’ı arayarak, ‘Tartıştığımız için, akşam sen gittikten babam annemi dövdü’ diyor. Gülistan, bundan dolayı Zaynal ile öğlen saatlerinde Zaynal’ın iş yerinde görüşüyor. Orada da gene tartışma yaşanıyor. Ardından kameralarda, Gülistan’ın Valiliğin oradaki duraktan minibüse bindiği görülüyor. Minibüs şoförü, ‘Nerede bindiği-indiğini bilmiyorum ama aramanın yapıldığı noktada kimseyi indirmedim’ dedi. Şehir girişindeki polis kontrol noktası ile Sarı Saltuk Viyadüğü arasındaki bölgeyi kamerayı görmüyormuş. Sarı Saltuk Viyadüğü köprüsünde indiği düşünülüyor. Polis, ondan dolayı Gülistan’ın nerede indiğine dair görüntü olmadığını söyledi. Oysa Tunceli’nin her yeri kamera. Bunu vali bey de söyledi. İstenilirse kamera kayıtlarında Gülistan’a ne olduğu ortaya çıkarılır” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DEN KAÇACAĞINDAN ŞÜPHELENİYORUM’

Aygül Doku, şikâyetçi olduktan sonra polisin Zaynal’ın ifadesine başvurduğu belirterek, “Başkomisere, ‘minibüs şoförü ve Zaynal’ın anne ve babasının ifadelerini aldınız mı?’ diye sorduğumda, ‘herkesin ifadesini alamam’ tarzında bir tavırda bulundu. O komiser ile önce iyi bir diyaloğumuz olmadı. Ama ifadeleri bizim söylememizle alındı. Gülistan’ın arkadaşları karakolda ifade verirken Zaynal evde ifade veriyor. Hemen serbest bıraktılar. Çocuğun Türkiye’den kaçacağından şüpheleniyorum. Telefonu da kapalı. Ekipler belli bir yeri arıyor. Büyük bir arama yok. Gülistanı bir yerde alıkoymuş, ya da başına bir şey getirmiş olabilir. Kardeşim başına bir şey getirecek biri değil. Polisin tavrı beni kuşkulandırıyor. Olayın örtbas edilebileceğinden korkuyorum” dedi.

‘BENİM BABAM POLİS’

Zaynal’ın en son çalıştığı kafenin patronu ve aynı şekilde Zaynal’ın kaldığı dairenin bir üst katında oturuyor. Gülistan’ın kaybolmasından sonra Zaynal’ın işi gelmediğini söyleyen iş yeri sahibi, “Cafeyi yeni aldım. Aldığımda Zaynal burada çalışıyordu. Pazar günü sabah 10 gibi kafeye giderken, elinde telefonu olan Zaynal’ın kafe önünde sağa sola gittiğini gördüm. Zaynal o gün sabah vardiyasında çalışıyordu. Çalışanlar, Zaynal’ın sabah saatlerinde kız arkadaşıyla kafede ciddi bir şekilde tartıştıklarını söyledi. Zaynal’a ne olduğunu sorduğumda, ‘Bir sıkıntı yok’ dedi. Akşam Gülistan’ın bir kız arkadaşı kafeye gelerek Gülistan’a ulaşamadıklarını söyledi. Ardından Gülistan’ın kız arkadaşı, Zaynal’ın numarasını bizden alarak onu arıyor. Ve Zaynal geldi. Görüştüler. Biz kafeyi almadan önce, çalışanların söylediğine göre, Zaynal çalışma arkadaşlarıyla bir tartışma yaşamış ve ‘Benim babam polis’ diyerek tehditte bulunmuş” dedi.

‘EVDE YOKLAR’

İşyeri sahibi, Zaynal’ın babasıyla merdivenlerde karşılaştıklarını ve “Gülistan bulundu mu?” diye sorduğunu belirterek, “Yok’ dedi. ‘Nasıl hiç haberiniz yok mu’ dediğimde, ‘Tartışmışlar sadece ,çıkıp gitmiş’ cevabını verdi. Sanki, Gülistan ile Zaynal’ın nasıl tartıştıklarını bilmiyormuşum gibi davrandı. Açıklama yapmak istemiyor gibi, ‘Hadi görüşürüz’ diyerek gitti. Evde yoklar. Arabaları vardı, kaç gündür hiç göremedim” diye konuştu. İş yeri sahibi ayrıca, Zaynal’ın babasının ortağını aradığını ve “Zaynal birkaç gün işe gelmeyecek. Diş teli için dişçiye gönderdik. Telefonu da bozuldu, ondan kapalı” dediğini söyledi.