Gülen Cemaati'ni eleştiren akademik tez kayıtlardan silindi

Türkiye üniversitelerinde hazırlanan tüm yüksek lisans ve doktora tezlerinin erişime açıldığı YÖK’e bağlı Ulusal Tez Merkezi’nde Fethullah Gülen’le ilgili tezlerin kaydının silindiği ortaya çıktı. Kaydı silinen tezler arasında Gülen cemaatini eleştiren tezler de var.



04-08-2016 15:18
Deniz Ali Gür

Türkiye üniversitelerinde hazırlanan tüm yüksek lisans ve doktora tezlerinin erişime açıldığı YÖK’e bağlı Ulusal Tez Merkezi’nde Fethullah Gülen’le ilgili tezlerin kaydının silindiği ortaya çıktı. Kaydı silinen tezler arasında Gülen cemaatini eleştiren tezler de var.

Fethullah Gülen’le ilgili tezler, Nedim Şener’in dün (3 Ağustos Çarşamba) Posta gazetesinde yayımlanan “Üniversitelerde FETÖ Tezleri” başlıklı yazısıyla gündeme gelmişti. Gülen cemaatini uzun yıllardır izleyen Şener, konuyla ilgili bilgi edinmek için Ulusal Tez Merkezi’ndeki tezleri de okuduğunu belirtmiş, 17/25 Aralık operasyonlarından sonra dahi Gülen ile ilgili tezlerin üniversiteler tarafından onaylanmaya devam ettiğine dikkat çekmişti.

“YÖK’te FETÖ hakkında 20 dolayında tez bulunuyor ama bunların neredeyse tamamı propaganda metni gibi” diyen Şener’in verdiği örnekler arasında ilginç bir tez de vardı. Şener’in yazar adı vermeden paylaştığı tezlerden birisi de “Fethullah Gülen’de Sosyal Ahlak Tasavvuru” başlığını taşıyan 2008 tarihli doktora teziydi. Şener ne yazık ki bu tez hakkında yanılıyordu, çünkü sözü edilen tez, Gülen cemaati hakkında eleştirel bir değerlendirmeye dayanıyordu. Tunceli Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Dç. Dr. Yavuz Çobanoğlu’nun Ege Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı bünyesinde hazırladığı bu tez, 2012 tarihinde "'Altın Nesil'in Peşinde” başlığıyla İletişim Yayınları’nda basılmıştı.

ÇOBANOĞLU GÜLEN’İ NASIL ANLATIYOR?

Çobanoğlu’nun Gülen cemaatiyle ve genel olarak dinci gericilikle mücadele gibi bir gündemi yok ve “bilimsellik iddiasındaki birçok eserde görüldüğü gibi Gülen’e atfedilen “tarikatçı”, “gerici”, “irticacı”, “ABD uşağı”, “cemaat şeyhi”, “imam efendi” vb. gibi pejoratif ifadeler, bilimsel anlamda bir çalışmanın ihtiyacını karşılayacak sıfatlar değillerdir” (s. 20) ifadeleriyle bu durumun altını özellikle çiziyor. Ancak bu yaklaşım, Çobanoğlu’nun Gülen cemaatini farklı açılardan eleştirmesine engel değil.

Birkaç örnek vermek gerekirse, Çobanoğlu Gülen’in cemaat mensuplarını “ışık süvarileri” “hakikat erleri” “irfan ordusu” gibi militarist sıfatlarla andığına dikkat çeker ve tüm hoşgörü söylemine rağmen milli kültürün korunması vurgusunun elden bırakılmadığını ve milli kültürün de “harem” kavramıyla anıldığını vurgular (s. 345). Modern bir cemaat olmakla övünen ve övülen cemaatin okullarında fen bilimleri okutulurken sosyal bilimlerin dışlanması, fen bilimlerinde de bir çiçek ya da hayvanın yapısı anlatılırken bir anda yaratıcının yüceliği ya da peygamber ve sahabelerinin yaratılanlara nasıl davrandığıyla ilgili hadis ve kıssalara geçilmesi gibi çelişkilere işaret eder (s. 195). Özgür birey fikrini reddeden Gülen’in eleştiri ve itirazı tehlikeli tavırlar olarak gördüğünü anlatır (s. 311).

Düne kadar desteklediği bu tehlikeli cemaati artık silmeye çalışan iktidar, kimi alanlarda telafisi zor tahribatlar yaratıyor. Marksist kimliğiyle bilinen Candan Badem’i ofisinde bulunan kitap nedeniyle cezalandıran anlayış, Yavuz Çobanoğlu’nun yine Fethullahçılıkla ilgisi olmayan tezini erişime kapatıyor.

Ulusal Tez Merkezi'ne şu adresten erişilebilir:

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/