Güleda Cankel'i öldüren erkek, cinayet öncesinde gözaltına alınıp 'şehri terk et' denilerek salınmış

Güleda Cankel'in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturmada, katil Zafer Pehlivan’ın cinayet öncesi gözaltına alındığı fakat "şehri terk et" denilerek serbest bırakıldığı ortaya çıktı.



23-11-2019 12:36

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi olan 19 yaşındaki Güleda Cankel'in öldürülmesinin ardından başlatılan "ihmal soruşturması"nda katil Zafer Pehlivan’ın cinayet öncesi gözaltına alındığı fakat "şehri terk et" denilerek serbest bırakıldığı öğrenildi.

Hürriyet’ten Fevzi Kızılkoyun’un haberine göre; Zafer Pehlivan'ın, Güleda Cankel’i kaldığı apartın önünde darp etmesi sonrası çevredekilerin ihbarı üzerine yaşananlar raporda şu ifadeler yer aldı:

“Kadına şiddet yönüyle şahısa (Zafer Pehlivan) gözaltı işlemi yapılmış, mağdur ile (Güleda) polis merkezine götürülmüştür. İfadeleri alındıktan sonra tutanaklar tutulmuştur. Mağdur kişi (Güleda) şikâyetçi olmamasına rağmen ‘koruma verelim’ denilmiş, ancak ‘Hayır ben koruma istemiyorum’ diyerek reddetmiştir. Gözaltı işlemi yapılan şüphelinin (Zafer Pehlivan) ifadesi alınarak savcılığa iletilmiştir. Savcılık ise talimatla ifadesini aldığı şüpheliyi, yine talimatla saat 03.32’de serbest bırakmıştır.”

'MAĞDUR İSTEMİYOR DİYE BİR ŞEY OLAMAZ'

Rapora ilişkin Artı Gerçek'ten İsa Uğur Erdoğan'a konuşan Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’nden Avukat Zelal Ayman, "Adli ve kolluğun baştan sona başarısızlık öyküsü" değerlendirmesi yaptı. Ayman, saldırıya uğrayan kadın şikayetçi olmasa, koruma istemese dahi tedbir alınması gerektiğini belirtti.

Ayman şunları söyledi:

"Polisin bu tür saldırı durumlarında ısrarlı bir şekilde yasayı uygulaması lazım. Mağdur istemiyor diye bir şey olamaz kamu davası bu. Dolayısıyla zaten bir suç işlenmiş.

Polisin polisliğini yapması lazım. Bu adamın ne kadar saldırgan olduğunu, olayı cinayete götüreceğini hiç mi anlayamıyor? Bunlar polis akademisinde hiç mi bir şey okumadılar? Meslek gereği suçluyu tanıma, suçu anlamaları gerekiyor. Kadınlar korkuyor. Güleda korkmuş da olabilir. 'O istemedi ben de koruma vermedim' böyle bir şey olabilir mi?  Polisin etkin müdahalede bulunması lazım. Sırf yasa uygulaması diye bir şey olamaz. Yasa bunu söylüyordur; doğrudur. Ama bir de müdahale diye bir şey var. 'Olay nasıl olmuş, fail ne diyor, mağdur ne durumda, çevresi ne diyor' şeklinde.

'SAVCILIĞIN SERBEST BIRAKMASI SKANDAL'

Şehir dışına gönderince olay bitti mi?  Baştan sona olay korkunç. Kadına saldırmış, kadın belki korktu istemedi. Sen orada müdahale edeceksin. Koruma istenilmese dahi durum incelenir buna göre karar verilir. Savcılığın serbest bırakması da skandal. Baştan sona bir başarısızlık öyküsü bu kolluk ve adli süreç adına.

Adamlar hapise giriyorlar. Bir gün izinli çıkıyorlar. O gün gelip eşlerini yada sevgilisini öldürüyor. İsterseniz Fizan’a gönderin o adam gelip öldürecek bu kadını. Sen bir şey yapmalısın. Hiç mi anlamadılar bu adamdaki potansiyeli?

'KOLLUK KUVVETLERİ VE ADLİ PERSONELİN EĞİTİM ALMASI GEREKLİ'

Kolluk kuvvetleri ve adli personelin kadına yönelik şiddet, kadınların korunması, faiille ilişki bağlamında önleyici tedbir konusunda özellikle eğitim almaları gerekiyor. Çünkü AB sürecinde AB fonları ile eğitimler yapıldı. Yeterli değil. bir günlük eğitimlerle bunlar olmaz. Polislerin çoğu erkek. Bu erkeklerin kadınlara saygı, eşitlik ve ayrımcılığa karşı donanımlı ve bilgili olmaları gerekiyor."