Greenpeace önündeki direniş 6 günü geride bıraktı: 'Çevre mücadelesi işçi haklarından kopuk bir mücadele değildir'

Mobbinge maruz bırakılarak, hakları ödenmeden işten çıkarılan eski Greenpeace çalışanı Kıymet Aram, ofis önünde direnişini sürdürüyor. Aram, mahkemenin hükmettiği işe iade tazminatının kalan tutarının, 2020 yılı baz alınarak derhal ödenmesini talep ediyor.



17-12-2019 18:10

Tugay Candan - @TugayCandann

Mail: tugaycandan@ilerihaber.org

Greenpeace Türkiye Ofisi’nde hakları ödenmeden işten çıkarılan Kıymet Aram’ın ofis önünde başlattığı oturma eylemi 6 günü geride bıraktı. Aram, yarınki eylemin ardından bir görüşme yapılacağını söyledi.

2010 yılından itibaren 8 yıl boyunca Greenpeace Türkiye Ofisi’nde çalışan Kıymet Aram, geçtiğimiz yıl işten çıkarıldı. 4 yıl kesintisiz olarak mobbinge maruz bırakıldığını belirten Aram, İstanbul 23. İş Mahkemesi’ne işe iade davası açtı. Davayı kazanmasına rağmen Aram’ı işe geri almayan Greenpeace, tazminatı da eksik yatırdı.

OFİS ÖNÜNDEKİ HAK MÜCADELESİ 6 GÜNÜ GERİDE BIRAKTI

Bunun üzerine Şişli’de bulunan Greenpeace Türkiye Ofisi önünde 10 Aralık Salı günü bir basın açıklamasıyla oturma eylemine başlayan Aram’ın eylemi, bugün 6 günü geride bıraktı. Haklarının ödenmesi için hafta içi her gün saat 10.00-18.00 saatleri arasında eylemini sürdüren Aram, 7. gün (yarın) eyleminin ardından Greenpeace ile bir görüşme yapılacağını söyledi.

‘YAŞANABİLİR ÇEVRE İÇİN MÜCADELE ETTİĞİNİ İDDİA EDEN BİR KURUM İŞÇİ HAKLARINI İHLAL EDEMEZ’

Aram, 10 Aralık’ta eyleme başlarken yaptığı basın açıklamasında, Greenpeace’e hem gönüllüsü hem de çalışanı olarak 8 yıl emek verdiğini ancak açık bir şekilde mobbinge maruz kalarak istifa etmeye zorlandığını belirtmişti.

Aram, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

"Greenpeace’de 2010 yılında çalışmaya başladım. Çalışmaya başladığım yıllarda çevre mücadelesini benimsemiş, gecesini gündüzüne katan mesai arkadaşlarımla birlikte Greenpeace’e hem bir çalışan hem bir gönüllü olarak 8 yıl emek verdim.

İklim Adaletini Savunan Greenpeace’te yıllar içinde çevre mücadelesine katkıda bulunmak yerine sadece kendisine kariyer planı yapan karar vericiler işe alındı, bu karar vericiler yani yöneticiler kurum içinde sürekli çalışan haklarından kısmak sureti ile kendilerine konfor ve menfaat alanı yarattı.

Bu yöneticiler Greenpeace’in temel değerlerine katkıda bulunan şeffaflık, hesap verilebilirlik, tarafsız işe alım politikalarını uygulamadı. Kurum içi denetimi sağlayan bu politikaların uygulanmaması kurum içinde bozulmalara, kurum gündeminin çevre mücadelesinden şirket işletilmesine doğru kaymasına neden oldu. Özellikle 2015 - 2018 yılları arasında yöneticiler kurum içi imkanları kendi çıkarları lehine şeffaf olmayan bir şekilde kullanmayı başladı.

Bu durum nedeni ile rahatsızlığını dile getiren bazı çalışma arkadaşlarımız başka gerekçeler bahane edilerek işten çıkarıldı veya işten ayrılmaya zorlandı. Rahatsızlığını demokratik bir şekilde dile getirenlerden biri olarak işyerinde görevim ve aldığım ücret ile ilgili haksız uygulamalara maruz bırakıldım. İstifa etmeye zorlandım.

Gerek kurum içi mekanizmaların işletilmemesine ilişkin gerek de görevim ve aldığım ücrete dair itiraz ve şikayetlerimi iletmek adına kurum içindeki tüm demokratik başvuru yollarını kullandım. Bu yollara başvurmam nedeni ile yöneticiler tarafından dışlandım sonunda da işten çıkarıldım.

Şahsıma karşı işletilen hukuka aykırı süreçler için İstanbul 23. İş Mahkemesi’nde işe iade davası açtım. Açtığım dava mahkemece kabul edildi ve davayı kazandım. Greenpeace işe iadeyi kabul etmedi, mahkemece hükmedilen tazminatı da eksik ödedi. Yapılan bu haksızlığa karşı yine de yöneticilerle barışçıl bir iletişim kurmak istedim ama bir muhatap dahi bulamadım.

Bulamadığım için bugün burada bu açıklamayı yapmayı görev edindim. 4 yıl boyunca bana yaşatılan ağır haksız politikalar nedeniyle maddi manevi zarara uğratıldım Greenpeace Temel İlkeleri gereği bunları düzeltmek ve zararı karşılamak zorundadır

Greenpeace’in eksik ödediği Mahkemenin hükmettiği işe iade tazminatını kalan tutarını 2020 yılını da baz alarak derhal ödemesini talep ediyorum

İşçilik alacakları davamda da rapor lehime gelmiştir ancak Greenpeace’in yargı kararını aynı şekilde doğru uygulamamasından endişe duyuyorum

4 yıl boyunca hayatımı altüst eden Greenpeace’in hala bu eziyeti sürdürmesi kabul edilemez yıllarca emek verdiğim hizmet edip uğruna bedel ödediğim Greenpeace’in artık bu haksızlığa son vermesi için buradayım gitmiyorum.

Unutmayalım ki çevre mücadelesi, işçi haklarından kopuk bir mücadele değildir. Yaşanabilir bir çevre için mücadele ettiğini iddia eden bir kurum işçi haklarını ihlal edemez! İklim Adaletini savunan, 'Kuzey Kutbunu Kurtar' sloganı ile hareket eden Greenpeace’e sesleniyorum işçinin hakkını ihlal eden bir kurum çevre mücadelesinde yer alamaz! Buradayım gitmiyorum!"