Gözaltına alınan Kaz Dağları İstanbul Dayanışması üyeleri serbest bırakıldı

Kaz Dağları'ndaki doğa talanına karşı İstanbul'dan Ankara'ya yürümek isterken gözaltına alınan Kaz Dağları İstanbul Dayanışması üyeleri serbest bırakıldı.



10-10-2019 10:55

İleri Haber

Kaz Dağları İstanbul Dayanışması'nın Kaz Dağları’nda siyanürle altın arayarak çevre katliamına yol açan Kanada merkezli Alamos Gold şirketinin sürdürdüğü doğa talanına dur demek ve şirketin maden ruhsatının iptali için İstanbul'dan Ankara'ya başlattığı yürüyüşe yönelik gerçekleştirilen polis saldırısı sonucu gözaltına alınan 8 kişi serbest bırakıldı.

"Kaz Dağları ve gelecek yürüyüşüne kaldığımız yerden devam ediyoruz" diyerek Ankara Katliamı'nın 4. yılında Maltepe'den Tuzla'ya doğru yürümek isteyen Koray Türkay, Önder Yılman, Kaan Meriç,  Murat Akbaş, Cenk Usta, Kerem Gürsu, Baran Doğan ve Harun Turgan Ankara Katliamı'nın meydana geldiği 10.04'te yaptıkları basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasının ardından yürüyüşe geçen yurttaşlar polis tarafından gözaltına alınırken, akşam saatlerinde serbest bırakıldı.

Kaz Dağları İstanbul Dayanışması tarafından yapılan basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"5 Ekim tarihinde 'Kazdağları ve Gelecek Yürüyüşü' başlığıyla Anayas'nın 34. maddesinde yazan herkesin barışcıl amaçlarla protesto ve yürüyüş yapabilecegi ve 56. Maddesinde yazan temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın her vatandaşın hakkı ve bunu sağlamanın devlet ve vatandaşların görevi olmasına dayanarak Ankara’ya doğru yürüyüşümüze başladık. Ama bu yürüyüşün daha ilk parkurunun bitiminde yani 12. kilometresinde bir engelle karşılaştık. Polislerin 'yasa benim yetki de ben de' demesi ile şu an bulunduğumuz noktadan gözaltına alındık ve savcının özür dilemesiyle hafta sonu olmasına rağmen pazartesiye kadar bekletilmeden bırakıldık. Yani hiçbir şüphe yoktur ki: Bizi engellemek adına yaptıkları her şey hukuksuzdur.

Bizler Kazdağları ve Gelecek Yürüyüşçüleri olarak Kazdağları ve geriye kalan bütün doğa katliamlarına dikkat çekmek ve Alamos Gold’un Türkiyedeki iştirakı olan Doğu Biga madenciliğinin 13 Ekim de ruhsatının yenilenmemesi talebiyle yürüyüşümüze tüm kararlılığımız ile devam edeceğiz.

Yaptıkları hukuksuz gözaltı işlemi ile yürüyüşün iradesini kırmak istediler biliyoruz. Bizleri yine 'öteki, marjinal' göstermek istiyorlar biliyoruz. Ama başaramayacaklar. Kazdağları öncülünde yaşanan bütün doğa katliamları adına mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm engelleme çabalarının karşısında yürüyüşümüzün kaldığı yerden bir kez daha tekrarlıyoruz: Bu oyunlarınız bize sökmez. Yürüyüşümüze daha güçlü bir şekilde devam ediyoruz.

Bundan 4 yıl önce 10 Ekim tarihinde saat 10:04’te Ankara’nın ortasında barış talebi için toplanan insanların katledildiği günü anarak daha anlamlı bir şekilde devam ediyoruz. Onlar savaşa hayır demek için Ankaradaydılar, biz doğa katliamlarına hayır demek için, geleceğimiz için Ankara’ya yürüyoruz.

Sermayenin rantı uğruna Kazdağlarında doğamız katlediliyorken yine sermayenin rantı uğruna Soma’da işçi kardeşlerimiz onlarca yıldır katlediliyor. Onlar da tüm engelleme çabalarına rağmen Ankara’ya yürüyüşlerine devam ediyorlar. Yürüyüşümüze Soma İşçilerine de selam göndererek devam ediyoruz.

Kazdağlarındaki çadır alanından da, Kanada Konsolosluğu önünden de, Yoğurtçu Parkı'ndan da söylediğimiz gibi biz bugün Kazdağlarındaki katliamı durdurabilirsek yapılmak istenen bir çok doğa katliamının da önüne geçeceğiz. Biz bugün Kazdağlarına sahip çıkarsak Alakır’a, Salda,ya, Munzur’a, Cerattepe’ye, Hasankeyf’e, ODTü’ye, Kuzey Ormanları’na, Murat Dağı’na, Amazon’a sahip çıkmış olacağız, geleceğimize sahip çıkmış olacağız. Yani bizler bugün tarihi bir görev üstlendik.

Sırf birileri para kazansın diye artık doğamız katledilsin istemiyoruz. Bu katliamlardan karlı çıkan insanların sayısı bir avuç iken doğası katledilen, geleceği elinden alınan insanların sayısının Türkiye’de milyonlar Dünya’da milyarlar olduğunu hatırlatıyoruz. Yok edebileceğimiz bir Dünyamız daha yok. O yüzden herkesi bu tarihi göreve ortak olmaya Kazdağlarına ve geleceğimize sahip çıkmaya davet ediyoruz. İster 1 km ister 100 km yürüyün ama gelin bizimle birlikte geleceğimiz için yürüyün.

Onlar ormandan gidene kadar bizler Kazdağlarını terk etmiyoruz, bugün Kazdağları ve Gelecek Yürüyüşümüze devam ediyoruz, 12 Ekim’de KİD olarak Çanakkele’ye direniş alanına, 26 Ekim’de Ankara’daki mitinge gidiyoruz. Kazanana kadar “Her Yer Kazdağları, Her Yer Direniş” demeye devam edeceğiz! Bulunduğumuz her yerde paranın yeşiline karşı doğanın yeşilini savunacağız!"