Göstermelik 'Hayvan Hakları Yasası' gölgesinde 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü...

‘Göstermelik’ Hayvan Hakları Yasası gölgesinde geçen 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü’nün ‘kutlama değil, yas günü’ ilan eden aktivistler, hayvanat bahçelerinin ve yunus parklarının kapatılmasını, hayvanlara şiddet uygulayan insanların ertelemesiz ceza almasını ve hayvan istismarının önüne geçecek bir yasanın hazırlanmasını istedi.



04-10-2021 15:35

Ayşenur Önal

Türkiye’de 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma günü kutlama değil, mücadele günü haline geldi. Yıllardır etkin bir yasa için uğraşan hayvan hakları aktivistleri, AKP iktidarının ¨müjde¨ olarak duyurduğu ve 14 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayınlanan Hayvan Hakları Yasası’nın sadece göstermelik olduğunu söylüyor.

Aktivistler, hayvanat bahçelerini ve yunus parklarını kapatmayan, yasaklı ırkları şiddete teşvik eden insanları yargılamayan ve şiddet uygulayan insanlara gerekli cezaları sağlamayan bu yasanın yetersiz kaldığını söyleyerek gerekenler yapılana kadar mücadele edeceklerini vurguluyor.

Konuya ilişkin İleri'ye konuşan Hayvan Hakları İzleme Komisyonu (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, 4 Ekim’in kutlama değil yas günü olduğunu söyledi. Her yıl en az 70 milyar kara canlısının, 2,7 trilyon deniz canlısının öldürüldüğü söyleyen Biltekin, en az 10 bin hayvanat bahçesinde 1 milyar omurgalı hayvanın tutsak edildiğini, 336 yunus parkında en az 3 bin 600 deniz memelisinin tutsak edildiğini ve hayvanlara uygulanan şiddetin devam ettiği bir dünyada bugünü kutlamanın mantıksız olduğunu aktardı.

‘YASAYLA HAYVANLAR İÇİN DEĞİŞEN ÇOK DA BİR ŞEY OLMADI’

Hayvan Hakları Yasası’nda talep ettikleri hiçbir şeyin kabul edilmediğinin altını çizen Biltekin, “Yasa koyucular bunu dikkate almadılar. 2011 yılından beri yasayla ilgili bir mücadele var ve bu mücadele görmezden gelindi. Hayvanlar üzerinden sömürü elde edenleri, rant sahiplerinin çıkarlarının korunduğu bir yasa çıktı ortaya. Yasa koyucular bu yasanın ‘müjde’ olduğunu söyledi ama içeriğine baktığımızda hayvanlar için değişen çok da bir şey olmadığını gördük¨ ifadelerini kullandı.

‘TUZAKLARLA DOLU, BİZİ KANDIRMAYA ÇALIŞAN BİR YASA GELDİ’

Biltekin şöyle devam etti:

¨‘Sahipli-sahipsiz hayvan ayrımını kalırdık’ dediler. Bu onlar için reklam malzemesiydi ama uygulamaya baktığınızda sokakta yaşayan hayvan şiddete uğradığında suç üstü yapmamışsanız şikayet hakkını bizim elimizden alıp Tarım ve Orman Bakanlığı’na verdiler. Yani uygulamada sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı olduğunu görüyoruz. Böyle tuzaklarla dolu, bizi kandırmaya çalışan bir yasa geldi. Bu yasa hayvanların sorunlarını çözecek bir yasa değil. Biz çıktığından beri söylüyoruz, ‘Alandayız, bizi dinleyin. Dinlemezseniz yine altı boş kalacak yasanın’ dedik. Çıkan yasa yine aslında dediğim gibi hayvanları korumaktan çok uzak bir yasa oldu.”

‘SADECE KEDİ-KÖPEK DEĞİL, MİLYONLARCA HAYVAN İSTİSMAR EDİLİYOR!’

Son zamanlarda en iyi gelişmenin yasa olduğunu ama onunda altının boş olduğunu söyleyen Biltekin, “4 Ekim’de sadece mama şirketleri indirim yapıyor, futbolcular köpeklerle poz veriyor. Bunlar önemli şeyler ama hayvan dendiğinde sadece kedi köpek akla geliyor. Dünyada mezbahalarda, süt-yumurta çiftliklerinde, avcılıkta, faytonlarda, balıkçılıkta, deney merkezlerinde, kürkçülükte o kadar çok hayvan istismara uğruyor ki bu hayvanların yaşadıkları bugün de görünmez kılınıyor. Biz bugünde bu hayvanları görünür kılmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Biz öfkemizi diri tutan, mücadelemizi körükleyen bir gün gibi görüyoruz bugünü¨ şeklinde konuştu.

Bugünün kutlama değil, mücadele günü olduğunu vurgulayan Biltekin sözlerini şöyle sonlandırdı:

¨Gerçekten insanlar hayvanların haklarını korumak istiyorlarsa her zaman olduğu gibi bugün de çağrımız: Hayvanlara zarar veren alışkanlıklarından vazgeçin ve yasa koyuculara, kurumlara hayvanların haklarının korunabilmesi için baskı yapın.”

‘2004’DE ÇIKAN YASANIN EKSİK OLDUĞU 2011’DE FARK EDİLDİ’

2004 yılında çıkan Hayvan Hakları Yasası’nın eksikliğinin ancak 2011’de fark edildiğini söyleyen Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Yönetim Kurulu Üyesi Senem Demirel Acar, “2011’de çalışmaların başlanan yasa için biz de komisyonlarda yer alıp, cumhurbaşkanı ile görüştük. Biz yasa taslağı hazırlayıp verdik. Ama 10 yıldır mecliste yapılan görüşmelere rağmen bunca yıllık emeğimiz yine boşa çıktı ve yeni düzenleme ile gelen yasa da yine birçok eksiklik var” dedi.

“Yasada neler düzeldi?” sorusunu yanıtlayan Acar, şunları aktardı:

“Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamına alındı. Bizim için en büyük problem oydu. Bir hayvana tecavüz eden, işkence eden, öldüren kişi daha önce kabahatler kanunu kapsamında cezalandırılıyordu, artık TCK kapsamında cezalandırılıyor.

TCK kapsamında olması çok güzel ama alt sınır 6 aydan başlıyor ve alt sınır 6 ay olduğu takdirde de bu kişiler ilk defa suç işledikleri takdirde hiç hakim karşısına çıkmadan savcılık tarafından ceza davasının ertelenmesi kararı verilebiliyor. Veya dava açılıp yine basit yargılama yapılıp ceza ertelemesi yapılabilir. Ya da hakim karşısına çıkar ifade verir, fakat daha önce bir cezası yoksa, pişmanlığını dile getirirse geri bırakma kararı verilebilir. Bu da kişinin 5 yıl içinde suç işlemediği takdirde karşısına çıkmayacaktır. Ama 5 yıl içinde tekrar bir suç işlerse o zaman ancak bu cezası karşısına çıkar.”

‘CEZA ALT SINIRI 2 YIL OLMALI VE ERTELEMEYE TABİ OLMAMALIYDI’

Bu yasa ile neler talep ettiklerini anlatan Acar, şöyle konuştu:

“Yasada ceza alt sınırının en az 2 yıl olması gerekirdi. Hiçbir şekilde ertelemeye tabi bir suç olmamalıydı. Yani bu kişi hayvana karşı işlediği bir suça karıştığında cezası sabıkasına işlensin ve iş başvurusunda bulunduğu zaman bu sabıkasında görünsün ve cezasını çeksin istiyorduk. Ne yazık ki böyle bir eksikle çıktı.

‘AVCILIK DEVLET ELİYLE DESTEKLENİYOR!’

Avcılık ülkemizde hala devlet eliyle desteklenmekte. Devletin öngördüğü kişiler ihaleye girip avlanabiliyor. Biz avcılığın tamamen yasaklanmasını talep ediyorduk. Mecliste milletvekillerinin de içinde bulunduğu bir av komisyonu var ve bu av komisyonunun içerisinde bulunan da hayvan hakkı dernekleri değil, avcılar. Nerde ne kadar hayvan var diye bakıp ihale açıyorlar. Biz her ihale çıktığında dava açıyoruz, iptal edilme sebepleri de ihale şartlarının yasaya aykırı olmasından iptal oluyor. Ne yazık ki daha sonra o eksiklikler tamamlanınca o ihale açılıyor. Ülkemiz bunun üzerinden para kazanıyor. Nesli tükenmek üzere olan hayvanlar da var. Hem koruma altında diye ilan ediliyor hem de şurada şu kadar avlayabilirsiniz diye ihale ediliyor. Kendi içinde çelişiyor. Bu taleplerle biz davaları açıyoruz.¨

‘HAYVANAT BAHÇELERİ VE YUNUS PARKLARI KAPATILMALI’

Hayvanat bahçelerinin kapatılmasını, hayvanların esaret altında kalmamasını talep ettiklerini söyleyen Acar, ¨Mevcut hayvanat bahçeleri ile ilgili hala bir düzenleme yapılmadı. Yunus parklarıyla ilgili ‘Yeni yunus parkı açılmayacak’ dendi ama mevcut yunus parklarının kapatılmasıyla ilgili bir düzenleme yapılmadı. Yunusların esareti devam etmekte. Bu da bir eksik¨ ifadelerini kullandı.

‘IRKLAR DEĞİL, BU HAYVANLARA KÖTÜ BAKAN İNSANLAR CEZALANDIRILSIN’

Yasak ırkların da belirlendiğini ama amacın bir ırkın yasaklanması olmaması gerektiğini vurgulayan Acar, şöyle devam etti:

¨Biz bu hayvanları kötü niyetle kullanan, kötü yetiştiren insanlara ağır yaptırımlar getirilmesi ve bir daha köpek sahiplenmesinin önüne geçilmesi yönünde taleplerle gitmiştik. Evde bebek gibi bakılmış hayvanlar herhangi bir komşu tartışmasında şikayet üzerinde el konuluyor ve hapse mahkum ediliyor. Siz ona el koyarak üretimi ya da yeniden sahiplenmeyi engelleyemiyorsunuz. Bu kişiler kötü niyetli ve bu hayvanlar üzerinden para kazanan kişiler. Bunları dövüştürenler ve üretip satan kişiler. Onlar bir yolunu bulup sürekli bu döngüyü sağlamaktalar. Bunun önüne geçmek istedik, maalesef bu da olmadı.

'PETSHOPLARDA SATIŞ YASAK AMA…'

Pet shoplarda hayvan satışının yasaklanmasını istedik. Evet pet shoplarda yasaklandı ama üretim çiftlikleri ve katalog üzerinden satışlar devam ediyor. Hayvan satışının yasaklanmasındaki talebimiz ülkemizdeki sokak hayvanları sorununa, bakım evlerinde terk edilen hayvanların sorununa bir çözüm üretmekti. Çünkü parayla alınıp o hayvanlar daha sonra canları sıkılınca ya bakım evine ya sokağa terk ediliyor.

‘ÇIKARILAN YASA HAYVANLARIMIZIN HAKLARINI KORUYAMADI’

Çıkarılan yasa hayvanlarımızın haklarını koruyamadı. Bunun gibi sebeplerle mevcut yapılan yasa düzenlemesinde de birçok eksikliklerin olduğunu konuşuyoruz ve bunlarında düzeltilmesi için çalışmalarımıza başladık.”