Gölcük depreminin ardından 500 bina 21 yıldır yıkılmayı bekliyor

Gölcük depreminden sonra Kocaeli’de 500 bina 21 yıldır yıkılmayı beklerken, ağır hasarlı binalarda yaşamaya devam edenler ise bıçak sırtında.



03-02-2020 12:47

Elazığ'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından hasarlı binalar yine gündeme geldi. 17 Ağustos 1999'da meydana gelen depremden sonra Kocaeli'de, hâlâ ağır hasarlı olan binalarda insanların yaşıyor olması endişeye neden oluyor. Kent merkezinde bulunan bazı binaların yaklaşık 1 metre yana doğru eğilmiş olması ise dikkat çekiyor.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Kocaeli Şubesi Başkanı Kahraman Bulut, yaklaşık 18 bin kişinin hayatını kaybettiği Gölcük depreminin üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen Kocaeli'de hâlâ 29 ağır hasarlı binada insanların yaşamaya devam ettiğini belirterek, “Bizim faylarla değil, bundan sonra binalarla ilgilenmemiz gerekiyor” dedi.

Bulut, binaların yıkılıp yerine yeni binalar yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu binaların yıkılması gerekiyor. İzmit kent merkezindeki binalarımızın durumu maalesef çok sıkıntılı. Zemin taşıma kapasitesi çok kötü ve bu binaları taşıyamayacak kapasitede. İnsanların rezerv konut alanlarının oluşturulup bu alanlara taşınması ve akabinde bu binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

'ANİDEN YIKILABİLİR'

Yıkılması gereken 500 binanın hâlâ yıkılmadığını dile getiren Bulut, binaların aniden yıkılabileceğini şu sözlerle dile getirdi:

“2012 yılından bu zamana kadar yaklaşık 5 bin tane binamız kentsel dönüşüm yasasından istifade etti. Bunların 4 bin 500 tanesinin yıkımı gerçekleşti. Kartal'daki Yeşilyurt binası gibi belki deprem bile olmaksızın burada aniden bir haberle şu bina yıkıldı diye duyacağız. Bu haberleri almamak için Kocaeli’de yapı stokunun teknik ve bilimsel olarak tespiti gerçekleştirilmeli. Buna göre de master planlarımızı yapmamız gerekiyor.”

'FAYLARLA DEĞİL BİNALARLA İLGİLENMELİYİZ'

Bulut, Gölcük depreminde, depremden kaynaklı sadece 1 kişinin öldüğünü diğer can kayıplarının ihmal ve insan kaynaklı sorunlardan yaşandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Depremde özellikle can ve mal kayıpları binalarda meydana geldiği için bizim önceliğimiz depremin ve fayların hangi şekilde olduğu değil; binalarımız olması gerekiyor. Binalarımızla ilgilenmemiz gerekiyor. Bizim faylarla değil bundan sonra binalarla ilgilenmemiz gerekiyor.”