Gizli tanık ifadeleri, sahte Twitter hesapları... İşte Demirtaş hakkında hazırlanan 'Kobani iddianamesi'nin detayları

HDP'nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın avukatları, 26 Nisan'da görülecek Kobani davası öncesi Demirtaş hakkında hazırlanan iddianamenin ayrıntılarının yer aldığı kapsamlı bir rapor hazırladı. 



21-04-2021 08:18

İleri Haber

Avrup İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) "derhal serbest bırakılması" çağrısında bulunmasına rağmen 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana cezaevinde tutuklu bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yargılandığı Kobani davası 26 Nisan Pazartesi günü görülecek.

Selahattin Demirtaş'ın avukatları, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşma öncesi Demirtaş’a yönelik temel iddialara ilişkin gerçekleri aktarmak üzere kapsamlı bir rapor hazırladı.

Demirtaş hakkında hazırlanan iddianamenin kamuoyunda '6-8 Ekim Kobani olayları' olarak bilinen eylemlerin üzerinden 6 yıl 3 ay geçmesinin ardından 7 Ocak 2021 tarihinde hazırlandığı hatırlatılan raporda "Demirtaş’a yönelik suçlamalar, üç temel noktaya dayanmaktadır. Bunlar, Demirtaş’ın 30 Eylül 2014 tarihli konuşması, açık ve gizli tanık beyanları ile Twitter paylaşımları şeklindedir. Birbirleriyle doğrudan bağlantılı oldukları için Demirtaş’ın 30 Eylül 2014 tarihli konuşması ile açık ve gizli tanık beyanları birlikte ele alınmıştır" denildi.

MÜRŞİTPINAR KONUŞMASI

Raporda Selahattin Demirtaş'ın 30 Eylül 2014 tarihinde Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda yaptığı konuşmasında “Bu bir yalvarma değildir. Bu bir minnet değildir. Tarihi direnişe hep birlikte katılalım. Tarihi direnişi hep birlikte yapalım ki, tarih ittifakı da tarih birliği de oluşturma fırsatımız olsun” dediği belirtilirken, mahkemenin bu konuşmanın örgütsel bir talimat doğrultusunda yapıldığını ve 6-8 Ekim olaylarını başlatan çağrı olarak kabul ettiği belirtildi.

Demirtaş'ın yaptığı konuşmanın bütünlüğünün koparıldığı belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi:

"Demirtaş’ın 30 Eylül 2014 tarihli bu konuşmasından, bağlamı koparılarak alınan bu dört cümleye, iddianamenin 3.407, 3.412, 3.454, 3.460 ve 3.461 nolu sayfalarında yer verilmiştir. İddianamenin herhangi bir yerinde, bu cümlelerin geçtiği konuşmanın tam metni ya da bu cümlelerin bağlamıyla ilgili herhangi bir bölüm bulunmamaktadır"

GİZLİ TANIK İFADELERİ

Avukatların raporunda ayrıca Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmasının temel dayanağı olan açık ve gizli tanık ifadelerinin Demirtaş'ın tutuklandıktan sonra alındığına dikakt çekildi.

Tanık beyanlarında çelişkilerin olduğu belirtilen raporda şu bilgilere yer verildi:

"Tanık beyanları karşılaştırıldığında, bu beyanların çelişkili olduğu görülmektedir. Gizli tanık Mahir, KCK Türkiye Sözcülüğü isimli bir grupta bulunduklarını iddia ettiği kişilerin Demirtaş’a talimat verdiklerini iddia etmektedir. Tanık Kerem Gökalp ise, dönemin DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek’in, örgüt yönetiminden almış olduğu talimatları Demirtaş’a aktardığını iddia etmektedir. Görüldüğü gibi açık ve gizli tanıklar, iddia ettikleri talimatın kaynağı ve veriliş şekline ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmaktadırlar. Öte yandan, Çözüm Sürecinin devam ettiği o dönemde Demirtaş, kamuoyunda Çözüm Süreci Yasası olarak bilinen 6551 sayılı yasanın güvencesiyle, hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde, bizzat Kandil’de KCK üst yönetimiyle, ayda iki kereye varan sıklıkta yüz yüze görüşme yapmaktaydı. Dolayısıyla KCK yönetimi Demirtaş’a bir talimat verecek idiyse, talimatı bu yüz yüze görüşmelerde vermek yerine araya iki aracı koymuş olmaları mantığa aykırıdır."

TWİTTER PAYLAŞIMLARI

Raporda öte yandan iddianamede Selahattin Demirtaş’a ait olduğu iddia edilen bir Twitter hesabından paylaşıldığı öne sürülen üç adet tweete de yer verildiği belirtilirken, "Kendisinin hesabı, twitter.com/hdpdemirtas adresli, hdpdemirtas kullanıcı adlı, 2010 yılının Aralık ayında açılmış olan, Twitter tarafından mavi rozet verilerek doğrulanmış olan hesaptır. O dönemde Barış ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı olduğu için bdpdemirtas olan hesabın kullanıcı adı, kendisi HDP’ye geçtikten sonra hdpdemirtas olarak değiştirilmiştir" denildi.

Avukatların raporunda "Kaldı ki, iddianamede belirtilen hesap gerçekten de Selahattin Demirtaş’a ait olsaydı hesabın Twitter tarafından kapatılması hayatın doğal akışı gereği ilgi çeker, sansasyonel bir haber olurdu. Oysa böyle bir haber söz konusu değildir. Doğru olup olmadığı son derece basit bir şekilde kontrol edilebilecek bir bilginin, hiç araştırılmadan iddianameye delil olarak konulması, Demirtaş’ı suçlamak için zorlama bir çaba içine girildiğini ve bu amaçla delil uydurulduğunu göstermektedir" ifadeleri kullanıldı.

ÖZET

Raporun özet bölümünde ise şunlar kaydedildi:

"- Demirtaş’ın 30 Eylül 2014 tarihli konuşmasının herhangi bir şiddet çağrısı içermemesi,

- Demirtaş’ın 30 Eylül 2014 tarihli konuşmasının bugüne kadar suçlama konusu edilmeyip aradan geçen altı yıl üç aydan sonra kovuşturma konusu yapılması

- Demirtaş’ın tutuklanmasının ve suçlanmasının temel dayanağını oluşturan açık ve gizli tanık beyanlarının Demirtaş tutuklandıktan sonra alınması

- Açık ve gizli tanıkların iddialarında çelişkiler olması

- Açık ve gizli tanıkların tahmin ve yorumlara dayalı suçlamalarda bulunmaları

- Demirtaş’ın 30 Eylül 2014 tarihli konuşmasın medyaya açık, siyasi bir çalışma olması şeklindeki unsurlar gözetildiğinde, Demirtaş’ın “örgüt talimatı üzerine çağrı yaptığı” iddiasının dayanaktan tamamen yoksun olduğu açıkça görülmektedir."