Gizli kalan dünyanın kaydı

“Birçok insan farklı türlerin birbirine oranla zekâsını, insani standartlar üzerinden değerlendirir. Halbuki neden insani kriterler, diğer türler için de geçerli olsun ki? Aksine her hayvanın, sadece kendi özellikleri açısından değerlendirilebilecek birbirinden farklı duyguları deneyimlemede sınırsız yetiye sahip olduğunu varsaymak gerekir. Bir ineğin zekâsı, onu inek olarak başarılı kılmaya yetiyorsa, daha ne istenir?”



04-11-2018 00:54

Berna Metin

“… eğer bir kristali ya da bir gelinciği güzel buluyorsak, bu

bizim biraz daha az yalnız olduğumuzu, varoluşa,

tek boyutlu bir hayatın sağlayacağından daha derin bir noktada

gömülü olduğumuzu gösterir.

John Berger, Hayvanlara Niçin Bakarız?

Köpeklerin mükemmel dostlar, fillerin kendilerine has mizaçları, aslanların ormanlar kralı ve elbette kedilerin bize sürekli nasıl yaşamamız gerektiğine dair altın öğütler veren birer bilge olduğunu kabul etmiş bulunuyoruz. Sanıyorum bu yazılanlara kolay kolay karşı çıkacak kimse yoktur. Peki ya diğer hayvanlar? Miskin domuzların, heyheyleri her zaman üstündeymiş gibi oradan oraya koşuşan tavukların ve o görkemli bedenleriyle salınıp duran ineklerin -özellikle ineklerin- de kendilerine has mizaçları, kararları, esprileri, alışkanlıkları ve hatta bağımlılıkları varsa… Onlar da kardeş, kuzen, dost ya da can düşmanıysa… Kimi flörtöz, kimi harika bir dadı, kimi doğuştan sinirli ve kimi işbirliğine yatkınsa..

İneklerin de insanlar kadar çeşitli olduğu bu gizemli dünyaya hoş geldiniz.

İneklerin Gizli Hayatı kitabının yazarı Rosamund Young 1950’lerde ailesi tarafından Worcestershire’da kurulan Kite’s Nest (Çaylak Yuvası) çiftliğinde büyümüş ve anne babasından sonra giderek gelişen çiftliğin idaresini ve hayvanların bakımını kardeşleriyle beraber üstlenmiş. Kite’s Nest henüz organik tarımın bilinmediği, denenmediği zamanlarda kurulan ve hayvanlara kesin bir özgürlük sağlayan küçük bir çiftlik olarak başlamış ve giderek o kadar çok büyümüş ki ünü tüm Avrupa’ya yayılmış. İneklerin buzağılarından sütü için ayrılmadığı, kilolu olup ağır çeksinler diye yapay besinlerle midelerinin şişirilmediği, hayvanların birbirleriyle dost olmalarına olanak sağlayarak alanında bir ilke imza attığı aşikâr.

Rosamund Young, Kite’s Nest’deki ineklerin ve diğer çiftlik hayvanlarının yıllardır gözlemlediği davranışlarını 2003 yılında kitaplaştırmaya karar vermiş. İneklerin Gizli Hayatı Domingo Yayınevi tarafından Duygu Akın çevirisiyle ilk kez dilimize kazandırıldı. Çiftlik hayatı ve ineklerin hem birbirleriyle hem de insanlarla kurduğu ilişkiyi pek çok ayrıntı ve anıyla süslediği için Rosamund Young’un yazdıklarına deli saçması diyen de olacaktır, onu modern zaman kahramanı ilan eden de. Kişisel fikrim, yazdıklarının kesinlikle “deli saçması” olmadığı yönünde. Fakat kendisini modern zaman kahramanı olarak görmediğimi de belirtmeliyim.

Hayvanla insan arasında başlayan fayda ilişkisi günümüzden yüzlerce yıl öncesine dayanıyor şüphesiz. Fakat kapitalizmle düğümlenen bu ilişki yumağı hayvanları parçalanıp, gramajlarına göre paketlenmiş, cansız, ruhsuz, rüyasız et yığınları olarak görmemize sebep oluyor. Bu çiftlikte güzel olan tek şey, hayvanların insanlarla birlikte insan dünyasının merkezinde yer alması. Yani hayvanların “görünürlük” kazanması. Soslanmış pirzola, paketlenmiş köfte, dondurulmuş sakatat olmalarının dışında İneklerin Gizli Hayatı’nda inekler hissedebilen, oyun oynamaya bayılan, fedakârlık göstererek annelik yapan birer canlı. Bu kitapla farkına varacağınız şey ise ineklerin de tıpkı insanlar gibi aileleri, karakterleri ve hatta kırmızı çizgilerinin olduğu. Bunu fark ettiğinizde hayvanların o gizemli dünyası size kapılarını ardına dek açacaktır zaten.

Aklımdan geçenleri yazmazsam kendi ikiyüzlülüğümde boğulurum ve bu hiç istemediğim bir son. Kite’s Nest hayvanlara devasa bir özgür alan, taze çim ve saman sunuyor. Sevgi dolu bir ortam elbette, fakat en nihayetinde burası bir üretim çiftliği. Ve bir hayvan hakları savunucusu olarak istediğim son şey, hayvanlar hakkında anlatılan bir hikâyenin sonunun kesimhanede bitmesi. Etin Cinsel Politikası adlı kitabında Carol J. Adams şöyle der, “Biz, bütün zulümlerin birbirleriyle ilişkili olduğuna inanıyoruz: Bütün canlılar özgür olana kadar yani kötü muameleden, aşağılanmadan, sömürüden, kirlenmeden ve ticarileşmeden kurtulana kadar hiçbir canlı özgür olmayacak.”

Ve son söz, tabağınızdakinin rüya gören, oynayan, seven, sevildiğini hisseden bir canlı olduğunu görmeye, kabul etmeye hazırsanız bu kansız ve neşe dolu okuma ziyafetine hoş geldiniz.

KÜNYE: İneklerin Gizli Hayatı, Rosamund Young, Çeviri: Duygu Aslan, Domingo Yayıncılık, 2018, 144 Sayfa.