Gezi Direnişi’nin yıl dönümünde Sarıgazi’de eylem: ‘Mücadeleye devam’

Sarıgazi Demokrasi Caddesi’nde yeni tip koronavirüs (Covid-19) önlemleri kapsamında sosyal mesafe kurallarına dikkat edilerek yapılan eylemde “Yaşasın halkların kardeşliği” ve “Her yer Gezi, her yer direniş” sloganları atıldı.



01-06-2020 23:39

İleri Haber

Siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri Haziran Direnişi’nin 7. yıl dönümünde Sarıgazi’de bir araya geldi. Eylemde yapılan açıklamada, “Mücadelemiz aralıksız sürüyor. İnsanca bir yaşam, insanca çalışma koşulları yaratana kadar da devam edecek” denildi.

Haziran Direnişi’nin 7. yıl dönümünde İstanbul’un Sancaktape İlçesi’ne bağlı Sarıgazi Mahallesi’nde bir eylem yapıldı. Sarıgazi Demokrasi Caddesi’nde yeni tip koronavirüs (Covid-19) önlemleri kapsamında sosyal mesafe kurallarına dikkat edilerek yapılan eylemde “Yaşasın halkların kardeşliği” ve “Her yer Gezi, her yer direniş” sloganları atıldı.

“Gezi 7. yılında: Haziran Direnişi ruhuyla mücadeleye devam!” başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Tam 7 yıl önce Gezi Parkı Taksim meydanında başta yaşam alanlarımızı ve yaşamımızı korumak üzere amansız bir mücadele başladı. Baskı ve gerici politikalarına karşı milyonlarca insanın bir araya geldiği, yaşamı savunan ve iktidarın kabusuna dönen bir direniş başladı.

Gezi Direnişi öncesi AKP iktidarı sermayenin çıkarlarını korumak ve kendi sermayesini güçlendirmek için saldırılarına hız vermişti. Yarattığı kaostan faydalanarak toplumu gerici kutuplaşma içine sokmaya çalıştı. Kırıntı halinde kalan toplumsal özgürlüklere saldırıyı azgınlaştırdı. En basit toplanma ve gösteri özgürlüğünü polis şiddetiyle bastırmak istedi. Adım adım tek atam rejimi politikalarını hayata geçirmeye çalıştı. Yaydığı gericilikle kadın haklarına, çocuk haklarına saldırdı.

Doğayı yandaşlarına rant alanı açmak için katletmekte sorun görmedi. Böylesi bir atmosferde Gezi Direnişi milyonları kapsayacak şekilde başladı.  Günlere yayılan direniş bugün hala AKP iktidarının kabusu oldu. Olmaya da devam ediyor.

Gezi Şehitlerini mücadelemizde yaşatacağız!

Direnişin milyonlara yayılmasıyla kolluğun şiddetini arttırdı, gerici-faşistleri de harekete geçirdi. Ankara’da bana ağıtlar yakmayın diyerek mücadele ateşini büyüten ve polis kurşunu ile katledilen Ethem’i, hayallerini satmayan Abdullah’ı, Ümraniye’de direnişi güçlendirmek için katledilen Mehmet’i, halkların kardeşlik köprüsünü kurarken güneşe uğurladığımız Medeni’yi, Eskişehir’de atılan son tekmeyi unutamayacağımız Ali İsmail’i, ekmek almaya çıktığında 13 yaşında olup 14’ünde eriyen, göğü kucaklayan Berkin’i, doğanın talanına, ranta geçit vermeyen Ahmet’i unutmadık, unutmayacağız. Onlar mücadelemizin birer parçası, ışığı olmaya devam edecekler.

Bu daha başlangıç dedik ve mücadeleye devam ediyoruz!

Salgın günlerinden geçiyoruz. Yoksulluğun, işsizliğin, güvencesiz çalışmanın arttığı, işçilerin umutsuzca intihar ettiği, gençlerin geleceksizlik kaygısı ile depresyona girdiği bir dönemdeyiz. Ama saldırılar sürüyor. Hakkını arayan terörist ilan ediliyor, katlediliyor. Gazeteciler, aydınlar, yazarlar tutsak ediliyor, gerçekleri anlatan basın susturuluyor. Adaletsizliğin hüküm sürdüğü bu sistemde hapishanelerde tutsaklar tecrit koşullarında salgın hastalıkla baş başa bırakılıyor. Ölüm orucu ve açlık grevlerinde adalet talebini yükseltiyor, mücadeleye devam ediyorlar. Tek adam ve saray rejimi Kürt halkı üzerindeki ırkçı saldırılarına kayyumlarla devam ediyor. Bu salgın sürecinde bile yağma, talana başta Kanal İstanbul projesi olmak üzere devam ediyorlar. Şimdilerde polis şiddetine bir de silah kullanma yetkisi verdikleri bekçi terörü de eklendi. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu dönemde peş peşe yaşanan kolluk şiddeti ibretlik tabloyu gösterdi.

Tek adam-saray rejiminin saldırıları sürüyor. Her sıkıştıklarında da Gezi Direnişine ve Gezi ruhuna da saldırmaya devam ediyorlar. Gezi kâbusu aradan 7 yıl geçmesine rağmen hala sürüyor. Sürüyor çünkü Gezi bir başlangıçtı. 7 den 70 e milyonları kucaklayan. Gezi sisteme ve baskıya karşı bir başkaldırıydı.

Mücadelemiz aralıksız sürüyor. İnsanca bir yaşam, insanca çalışma koşulları yaratana kadar da devam edecek.

Gündüzünde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir dünya kurana kadar alanları, sokakları boş bırakmayacak, iktidarın kabusu olmaya devam edeceğiz. Tüm işçi-emekçileri, kadınları, gençleri, halklarımızı Haziran Direnişi ruhunu kuşanmaya mücadelenin bir parçası yapmaya çağırıyoruz.