Getir işçisi zor çalışma koşullarını anlattı: 'Ben 12 saat çalışan bir köleyim'

Motokuryelerin ağır çalışma koşulları, Motokurye Kargo İşçileri Koordinasyonu tarafından sipariş uygulaması Getir’de çalışan bir motokuryenin anlatımıyla aktarıldı.



22-06-2021 16:18

İleri Haber

Sipariş uygulaması Getir'de çalışan bir motokurye, zor çalışma koşullarını anlattı. Getir işçisi, pandemiyle birlikte iş yüklerinin arttığına dikkat çekerken, çalışma koşullarını “kölelik” olarak niteledi.

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınıyla online alışveriş sektörü büyürken, rekabet ise “hem hızlı, hem ucuz” sloganı üzerinden ilerliyor.

Bu rekabetin yükü ise başta motokuryeler olmak üzere bu sektörde çalışan emekçilerin sırtına yüklenmiş durumda. Motokuryelerin ağır çalışma koşulları, Motokurye Kargo İşçileri Koordinasyonu tarafından sipariş uygulaması Getir’de çalışan bir motokuryenin anlatımıyla aktarıldı.

Pandemi sürecinde binlerce kişiyi istihdam etmekle övünen Getir şirketinin çalıştırdığı motokuryelerin neredeyse yarısı 'esnaf kurye' adı verilen sistemle çalışıyor. Bir nevi taşeron sistemini anımsatan bu sistemde kurye kendi motoruyla çalışıyor, saatlik ücret alıyor, sigortası ve güvencesi de bulunmuyor. Yani esnaf kuryeler çalıştıkları gün tok, çalışamadıkları gün aç yaşıyor.

‘PANDEMİYLE HEM İŞ YÜKÜ HEM ÇALIŞMA SAATLERİ ARTTI’

Pandemiden önce de motokuryelik yaptığını belirten bir Getir işçisi, pandemiden sonra hem iş yükünün, hem de çalışma saatlerinin katlanarak arttığını söylüyor.

EN BÜYÜK RİSK KAZA, SEBEP İSE ‘ACELE ET' BASKISI

Getir çalışanı kurye, "Trafikte kaza yapma riskimiz çok yüksek" sözleriyle kaza riskine dikkat çekerken, pandeminin başından bu yana 200’den fazla motokuryenin kazalarda yaşamını yitirdiği biliniyor. Kaza riskinin sebebi ise 'acele et' baskısı.

‘ASANSÖRDEKİ İKİ DAKİKAYI BİLE HESAPLAMAK ZORUNDAYIZ’

Getir çalışanı kurye, "Patron ‘hadi hadi’ diyor. Patrona anlatamıyorsun. 'Git paketini ver gel' diyor da, diyelim ki sipariş 5. katta, asansörde kaybettiğimiz 2-3 dakika bile bizim karşımıza çıkabiliyor" sözleriyle 2 dakikanın dahi hesabını yapmak zorunda olduklarını ifade ediyor. İşte bu 'acele' baskısı motorkuryeleri trafikte risk almaya mecbur bırakırken, normal şartlarda bir motorun şehir içinde 40-50 km hız limiti olduğunu belirten motokurye, “Bizim hız ibremiz mecburen 70-80’in altına inmiyor” diyor.

‘AY SONU ELE GEÇEN PARA ASGARİ ÜCRET BİLE DEĞİL’

"En büyük risk kaza, ondan sonra patron” diyen işçi, söz konusu esnaf kurye sisteminin amacının sıcak para kazanabilmek olduğunu ancak kazanılan paranın asgari ücretin altında kaldığını da ekleyerek “Masrafları düştüğümde asgari ücretin altında para kazanmış oluyorum, bunun farkındayım ama sıcak paraya ihtiyacım olduğu için mecbur bu işi yapıyorum” diyor.

‘İŞÇİNİN KAZANDIĞI PARA YILDIZLARA BAĞLI’

Müşterinin verdiği yıldız ile belirlenen puanlamanın doğrudan kendilerine ücret kesintisi olarak döndüğünü belirten kurye, sistemi şöyle özetliyor:

“Biz yıldız puan ortalamasıyla çalışıyoruz, geç gidersek ya da yanlış sipariş götürürsek müşteri düşük yıldız veriyor. Yıldız bizim puanımızdan düşüyor, bu da bize maddi kesinti olarak dönüyor.”

‘İZİNLER SIK SIK İPTAL EDİLİYOR, TATİL ZATEN HAYAL!’

Sık sık izinlerinin iptal edildiğini söyleyen motokurye, izin günü işe çağrıldığında 'hayır' deme hakkının olup olmadığı sorusuna “Bir kere hayır dedin diyelim, ikinciye dersen karşındaki ‘bu benim işime yaramaz”’diye düşünmeye başlar, işten çıkarırlar” sözleriyle cevap veriyor. Esnaf kuryelerin tatil günlerinin olmadığını ekleyen kurye, “Biz çalışırsak paramız var, çalışmadığımız gün paramız yok” diyor.

‘BEN 12 SAAT ÇALIŞAN BİR KÖLEYİM’

Getir patronu Nazım Salur 2015'te kurduğu şirketin pandemi sürecinde 2,6 milyar dolar değerine ulaşarak milyar dolarlık şirket konumuna yükseldiğini ‘müjde’lemişti. Getir çalışanı, “Bu büyüme rakamlarının motokurye çalışanlarının şartlarına olumlu anlamda yansıyıp yansımadığı” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

“Geçenlerde 24 milyon lira hibe dağıttı şirket kuryelere, onun dışında salgın sürecinde başka hiçbir değişiklik olmadı. Ben bu dağıtılan hibeyi de eskiden kölelik sisteminde kölelere sunulan cariyelere benzetiyorum. Biz köleyiz ben bunun farkındayım. Ben 12 saat çalışan bir köleyim. Benim hiç özel hayatım yok, çocuğumu alıp da bir parka gidemiyorum. Bu mesleğe girdiğimden beri kendime zaman ayıramıyorum.”