Geride bıraktığımız şey bir avuç kelimedir...



27-12-2020 00:24

Öznur Özkaya

Kaygı; korkunun içe yerleşmiş, içselleşmiş halidir. Korkuya karşı geliştirdiğimiz bir tür savunma, korktuğumuz şeyi reddetmektir. Tehlikelidir çünkü nesnel bakışa izin vermez, yaşanmışlıkları düşündürür, şimdiyi unutturur, geleceğin üzerine nimbus gibi çöker. Çocukluk deneyimlerimiz duygusal gelişimimiz için oldukça önemlidir. Öncelikle bağlanma figürlerimiz olan ebeveynlerimiz, yaşamı nasıl tecrübe edeceğimiz hususunda etkin rol oynarlar. Çünkü onlarla olan ilişkilerimiz yaşamın bizim için neye benzeyeceğinin temelini oluşturur. İnsanlar zararlı ve bu nedenle güvenilmez midir? Duygusal ihtiyaçlarımız olduğu zamanlarda bizi destekleyebilmesi için hayatımızdaki önemli kişilere güvenebilir miyiz?

Yazının devamı için tıklayınız