Gençlere ne bayram ne de iş var: Umutsuzluk ve borç zirvede

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda Öğrenci Sendikası'nın Genç İşsizler Platformu ile birlikte hazırladığı rapora göre gençler işsiz, umutsuz ve borçlu...



19-05-2020 10:29

İleri Haber

Öğrenci Sendikası'nın Genç İşsizler Platformu ile birlikte 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı sebebiyle hazırladığı, ‘'Gençliğin Bayramında Gençliğin Durumu’' raporuna göre Türkiye’de gençler işsizlik ve borçlarla mücadele etmeye çalışırken, geleceğe dair umutları da her geçen gün azalıyor.

Büyümenin istihdama yansımamasıyla birlikte gittikçe artan genç işsizliğin, 2018’deki ekonomik krizle zirveye tırmandığının ifade edildiği rapora göre, öğrenim giderleri, ulaşım, yemekhane ve yurt ücretleri günden güne artıyor, öğrenciler eğitim masraflarını karşılayamıyor.

Genç işsizlikteki artışla birlikte işsizlik süresinin de uzadığının aktarıldığı raporda, 1 yıldan fazla süredir iş arayan 15-24 yaş arası genç sayısının son 2 yılda 74 binden 183 bine çıktığı ifade edildi. 15-24 yaş arası 1 milyon 156 bin gencin, hem okumak hem de çalışmak zorunda olduğunun vurgulandığı raporda, üniversite eğitimi iş bulmayı garantilemediği gibi, “çağın mesleği” olarak adlandırılan mesleklerde dahi genç işsizlik oranı ortalamanın üzerinde seyretmektedir ifadeleri yer aldı.

DEVLETTE ATAMA YOK, ÖZEL SEKTÖRDE MAAŞ...

Genç işsizlikteki artışın patronlar tarafından gençlere düşük ücret dayatması olarak yansıdığının belirtildiği raporda, üniversite eğitimi iş bulmayı garantilemediği gibi, “çağın mesleği” olarak adlandırılan mesleklerde dahi genç işsizlik oranının ortalamanın üzerinde seyrettiği söylendi. 

Öğrencilerin ve genç işsizlerin sözlerine de yer verilen raporda İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği öğrencisi Kadir Akbal, ''İTÜ ve Boğaziçi gibi üniversitelerden mezun olmuş arkadaşlarımla veya tanıdıklarımla irtibata geçtiğimde bana iş bulamadıklarını söylüyorlar. Devlet alımlarında KPSS puanları çok yüksek ve atamalar yok denecek kadar az. Özel sektörde ise yeni mezun olmuş bir inşaat mühendisine asgari ücretin çok aşağısında ücret teklif ediliyor. Bir genç olarak en büyük sıkıntım gelecek kaygısı'' dedi.

GENÇ İŞSİZ SAYISININ AZALMASININ SEBEBİ ÜMİTSİZLİK

Yayınlanan rapora göre, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını öncesinde üniversiteli genç işsiz sayısının azalması, iş bulma ümidini yitirerek iş aramaktan vazgeçen gençlerin rekor sayıda artmasıyla doğrudan ilişkili.

İşsizlik sayısındaki artışa ek olarak işsizlik süresinin de arttığının ifade edildiği raporda, 1 yıldan fazla süredir iş arayan 15-24 yaş arası genç sayısı, son 2 yılda 74 binden 183 bine çıktı. Gençler sigortasız ve asgari ücretin dahi altında bir ücrete çalışmakla işsiz kalmak arasında kaldı.

1 MİLYONDAN FAZLA ÖĞRENCİ HEM OKUMAK HEM ÇALIŞMAK ZORUNDA

Rapora göre, 1 milyon 156 bin genç ise okurken çalışmak zorunda kalıyor. Bu durumun ilk sebebinin artan hayat pahalılığı nedeniyle ailelerin öğrenim ücretlerini ve oluşan ulaşım, yeme-içme ve konaklama gibi ek masrafları karşılayamaması olurken, aynı anda hem İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okuyan, hem de çalışan üniversiteli A. Furkan Altındiş, ''Giderlerimizi karşılayabilmek ve okulumuza devam edebilmek için çalışmak zorunda kalıyoruz. Öğrencilerin çalıştığı yerler ise kafe-restoran tarzı işletmelerde garsonluk veya bölümü ile hiç alakası olmayan günübirlik sigortasız işler oluyor. İhtiyaçlarımızın zaruriyetinden kaynaklı seçme şansımızın olmadığı bir meslekte gerekli motivasyonu sağlayamıyoruz'' şeklinde konuştu.

MEZUN OLUP DA İŞ BULAMAYANLAR BİR DE KYK KREDİSİ ÖDÜYOR

15-24 yaş arası gençlerin yüzde 27’sine tekabül eden 3 milyon 112 bin gencin ise ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığının açıklandığı raporda, Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu Eylem Karaman, iki yıldan uzun süredir iş bulamadığını ve iş bulamamasına rağmen Kredi Yurtlar Kurumu'ndan (KYK) aldığı öğrenci kredisinin ödemesinin geçen sene itibarıyla başladığını söyledi. ''Krediyi ödeyemediğim her ay faiz biniyor'' diyen Karaman şu anda da işsiz olduğu için bankalara ve kredi kartlarına da borçlandığını ifade etti.

ÖZEL SEKTÖRDE İMKÂN YOK, KAMUDA LİYÂKAT

2014’ten bugüne tüm yaş gruplarında özel sektörün sağladığı istihdam yerinde sayarken kamu istihdamının arttığı ifade edilen raporda, kamu çalışanlarının özlük haklarının daha yüksek, çalışma sürelerinin ise kanuni sınırlamalara uygun olması sebebiyle gençler için bir nevi güvence anlamına gelen kamu sektöründe ise gençlerin liyakate dayalı alım yapıldığına güveni kalmadığı aktarıldı. İktisat Fakültesi mezunu ve işsiz olan Okan Akoğlu, iş arama kriterlerine baktığında asıl aranan niteliklerin iş ilanlarında yazanlar olmadığını öğrendiğini ifade ederek şunları söyledi: 

''Genelde aranan şeyler tanıdığının olmasıydı. İş bulmak, bir tanıdık yoluyla bir yere yerleştirilmek üzerineydi. Mezun olduktan sonra ilk başlarda yakında iş bulacağım şeklinde düşünerek psikolojinizi diri tutabiliyorsunuz ama sonraki süreçte zaman geçtikçe psikolojiniz yıpranmaya başlıyor ve bir müddet sonra bu durum umutsuzluğa dönüşüyor.''

EMEK PİYASASINDA KADININ ADI YOK!

Kadınlar emek piyasasında erkeklere göre dezavantajlı oldu. En az 2 yıllık üniversite eğitimini tamamlayan kadınların sayısı erkeklerden daha fazla olsa da eğitim durumundan bağımsız olarak erkekler daha çok istihdam edildi. 15-24 yaş arası genç kadınların önemli bir kısmı ev işleriyle meşgul olarak sınıflandırıldı ve iş gücü dışında bırakıldı. Kadınların eğitim ve iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kaldığının aktarıldığı raporda, ifadelerine yer verilen İTÜ Geometik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Deniz Doğa Işık, şunları söyledi:

''Halk arasında adımız daha çok harita mühendisliği olarak biliniyor ve genele vurulduğunda çalışma alanımız daha çok inşaat sektörü. Şantiyelerde bir kadın mühendis olarak erkek meslektaşlarımızla aynı sorumlulukları taşıyor ve yerine getiriyor olsak da yöneticisinden saha çalışanına kadar herkes kadından direktif almayı ya da onun yaptığı çalışmaları uygulamayı kendince doğru bulmuyor, hatta reddediyor. Devlet kurumlarına bakıldığında da geomatik mühendislerinin içinde kadın çalışanların erkeklere oranla çok az sayıda olduğunu görebiliyoruz.''