Gazeteci Zeynep Kuray: Faşizm koşullarına teslim olmayacağız

Geçtiğimiz günlerde gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan gazeteci Zeynep Kuray İleri Haber’e konuştu. İktidarın gerçekleri yazan gazetecileri baskı, gözaltı ve tutuklamayla susturmaya çalıştığını vurgulayan Kuray, “Bizim görevimiz sorgulamaktır, sinmeyeceğiz, susmayacağız, faşizm koşullarına teslim olmayacağız” dedi.



15-05-2019 08:18

Volkan Karadede - @VolkanKaradede

Geçtiğimiz cuma günü Mısır Çarşısı’nda açlık grevlerine dikkat çekmek için yapılan eylemi takip ettiği sırada gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan gazeteci Zeynep Kuray, İleri'ye konuştu. Çalışma ekipmanlarına el konulan, polis tarafından darp edilen Kuray, gözaltı sürecinde maruz kaldığı uygulamaları anlattı.

‘GAZETECİ OLDUĞUMU BELİRTMEME RAĞMEN GÖZALTINA ALINDIM’ 

Açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekilli Leyla Güven ile siyasi tutsaklara destek için yapılan eylemin bitiminde, anons dahi yapılmadan polisler tarafından ablukaya alındıklarını aktaran Kuray, polislere gazeteci olduğunu belirtmesine rağmen gözaltına alındığını söyledi.

Gözaltına aracında polisler tarafından baskıya maruz kalıp, susturulmak istendiklerini dile getiren Kuray, Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükten sonra basın tanıtım kartına ve bütün ekipmanlarına el konulduğunu belirtti. 

‘7 AY İÇERİSİNDE İKİNCİ KEZ EŞYALARIMA EL KONULDU’

Kuray, Güvenlik Şube nezarethanelerinde yer olmadığı gerekçesiyle götürüldükleri Terörle Mücadele Şube’sinin (TEM) nezarethanelerine insanlık dışı koşullarda tutulduklarını ifade etti. Kuray: “TEM polisleri, dört gün boyunca bir parça tuvalet kağıdı bile vermedi. Bu nedenle aramızda tartışma çıktı. Beni darp ederek nezarethaneden çıkartıp tek kişilik bir nezarethaneye attılar sonra tekrar aldıkları nezarethaneye götürdüler. Güvenlik Şubeye bağlı polisler tarafından çıplak arama dayatmasına maruz kalan anneler de günlerce havasız ve kasvetli hücrelerde tutuldular; bundan ötürü bir çoğu rahatsızlandı” dedi.

TEM polislerinin, annelerin Kürtçe şarkı söylemesine de tahammül edemediğini belirten Kuray, gece geç saatlere kadar ‘Ölürüm Türkiyem’ şarkısını dinlemeye maruz bırakıldıklarını söyledi. 

Dört günün sonunda Bakırköy Cezaevi önünde haber takibindeyken gözaltına alınan meslektaşı İrfan Tunççelik ile birlikte Çağlayan Adliyesi’ne çıkartılan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Kuray, eşyalarına keyfi bir biçimde el konulduğuna dikkat çekti. Eşyalarının 7 ay içerisinde ikinci kez polisler tarafından gasp edildiğine dikkat çeken Kuray, şöyle tepki gösterdi: “ İçinde kart olmayan fotoğraf makinelerimize, bilgisayar, telefon ve basın tanıtım kartlarımız el konuldu. Bu el koymanın alt metninde, ‘Sen madem tutuklanmadın ve işini yapmakta ısrar ediyorsun o zaman biz de ekipmanlarına el koyarak sana işini yaptırmayacağız ‘ var.”

‘BİZİM SORUMLULUĞUMUZ HÜKÜMETE DEĞİL, HALKA’

Mesleğinin gereğini yapmayan gazeteciler nedeniyle hedef olduklarını belirten Kuray, kendilerine gazeteci deyip hükümet sözcülüğüne soyunanların kişisel çıkarları için açıkça gazetecilik mesleğine ihanet ettiğini söyledi. Gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Kuray, “İnsanlar cezaevlerinde eriyor, anneler feryat ediyor biz bunu görmezden gelemeyiz. Yandaş medya talimatla çalışıyor ; devlet memuru gibi davranıyor olabilir fakat bizim sorumluluğumuz devlete de hükumete de değil bizim sorumluluğumuz kamuoyuna; halka” dedi. 

‘SUSMAYACAĞIZ, SİNMEYECEĞİZ, FAŞİZME TESLİM OLMAYACAĞIZ’

Özgür basının susmayacağını vurgulayan gazeteci Kuray, sözlerini şöyle noktaladı: “İstedikleri kadar eşyalarımıza el koysunlar, yandaş medya ordusu oluştursunlar; biz susmayacağız, bunu böyle bilsinler. Bizim görevimiz sorgulamaktır, sinmeyeceğiz. Faşizm koşullarına teslim olmayacağız.”