'Futbolda Şike Kumpası' davası: Hidayet Karaca'ya 1406 yıl hapis cezası

FETÖ'nün "futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'ya 1406 yıl hapis cezası verildi.



04-06-2021 13:04

FETÖ'nün "futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurdukları gerekçesiyle 88 sanığın yargılandığı dava İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları karşısındaki binada görüldü.

Buna göre, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, 76 kez uygulanmak üzere "haberleşmenin gizliliğini ihlal", 166 kez "resmi belgede sahtecilik" ve 91 kez "iftira" suçlarından 1406 yıl hapisle cezalandırıldı.

FETÖ'nün "futbolda şike" soruşturma sürecini başlattığı gerekçesiyle yargılanan eski polis memuru Lokman Yanık, "silahlı terör örgütüne yardım etmek", 91 kez uygulanmak üzere "iftira" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplam 161 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Dönemin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, 74 kez "haberleşmenin gizliliğini ihlal", 86 kez "iftira" ve 148 kez "resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplam 1972 yıl 10 ay hapse mahkum edildi.

Davada, diğer sanıklara da çeşitli suçlardan hapis cezaları verilirken bazıları da beraat etti.

ALİ KOÇ'TAN AÇIKLAMA

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kararın ardından açıklamalarda bulundu.

Koç, açıklamasında, "Hukuki sonuçları ne olursa olsun Fenerbahçe'ye yaşatılanlar kulübün ve milyonlarca taraftarın yaşadıkları hiçbir şeyle ölçülemez" dedi. "Bu insanlardan medet umanlarla hesaplaşacağız ama daha o güne gelmedik" diyen Koç, "Biz kızgın ve kırgınız. Bu da camia hakkını alana kadar devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Üzülerek söylüyorum, tarihi bir gün. Keşke bugünleri hiç yaşamasaydık. Herkese teşekkür ediyorum. Fenerbahçe'nin bir pazar sabahı başlayan ve bugüne kadar maddi, manevi büyük zararlara uğratan tarihi davada dönüm noktasına geldik. Hukuken henüz bitmedi ama cezalar o kadar ağır ki bir şey değişeceğini sanmıyorum.

Hukuki sonuçları ne olursa olsun Fenerbahçe'ye yaşatılanlar kulübün ve milyonlarca taraftarın yaşadıkları hiçbir şeyle ölçülemez. Bir de bu işin yan aktörleri var. Bu insanlardan medet umanlarla hesaplaşacağız ama daha o güne gelmedik. Kul hakkı yediler, iftira attılar. İnsanlar kanser oldular, çocuklar okullara gidemedi. Kurdukları, planladıkları iğrenç emelleri için, ülkeyi yeniden dizayn etmek için aldıkları güçle ülkemize büyük zarar verdiler. Biz de bunlardan bir tanesiyiz. Ben büyük resim olarak bakıyorum. Allah bugünleri Türkiye'ye bir daha göstermesin.

Biz şu anda mutlu değiliz, zafer çığlıkları içinde değiliz. Biz kızgın ve kırgınız. Bu da camia hakkını alana kadar devam edecektir. Bu dönemlerde rüzgarı arkasına alıp Fenerbahçe'ye her şekilde vuran, saldıran tüm kişi ve kurumlarla her şekilde hesaplaşacağız. Hukuken olamasa da... Olmalı bence. Bizim gücümüz milyonlarca taraftarımızdan gelir. Sabrederek bunları yaptıklarına pişman edeceğiz. 3 Temmuz en büyüğü ama bizim başka yerlerde gördüğümüz haksızlıklar da vardı. Bunları bir şekilde telafi edeceğiz. Bazı konularda bizden daha mağdur olmuş kurumlar var, aileler var. Türkiye Cumhuriyeti bunların en sonuncusunu temizleyene kadar üstüne gitmelidir."