Feray Şahin'in katledilişinin 2. yılında kadınlardan basın açıklaması: Feray için adalet!

Üniversiteli Feray Şahin, 2 yıl önce bir polis tarafından öldürülmüş, katili polis serbest bırakılmıştı.



20-09-2019 12:21

İleri Haber

Mersin'de üniversiteli Feray Şahin'in ölümünün 2. yılında Gaziantep Kadın Platformu, "Feray için adalet" sloganıyla basın açıklaması düzenledi.

Mersin'de üniversiteli Feray Şahin'i öldüren ve ceza indirimi uygulanarak tahliye edilen polis Fatih Burak Aykut meslekten ihraç edilmişti.

"Feray'ın katili aramızda" başlığıyla yapılan basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

Mersin’de üniversite son sınıfta okuyun 23 yaşındaki Feray Şahin, 2 yıl önce bugün (dün) savunmasız bir biçimde öldürüldü. Ailesinin tek kızı olan Feray, ne yazık ki kadın cinayetlerinin ne ilki, ne de sonuncusu oldu. Artarak devam eden kadına yönelik şiddet, olağanlaştırılıyor, şiddetin dozu artarak vahşileşiyor.

Birçok kadın katili gibi Feray’ın katili Fatih Burak Aykul’da verilen ödül gibi ceza nedeniyle bugün aramızda ve hiçbir şey olmamış gibi geziyor. Hak, hukuk, adalet bunun neresinde?

Mersin’de 19 Eylül 2017 tarihinde kaldığı evde öldürülen Feray’ın katilini ne ailesi, ne akrabaları, ne okumak için yaşadığı Mersin’deki komşuları, ne de Feray’ın okul arkadaşları tanıyor. Katil, mahkemeye bu yönde tek bir tanık bile sunmazken bir de arkadaş oldukları yönünde beyan verdi. Ancak tanımak, arkadaş olmak ömrünün baharında bir genç kadının öldürmenin gerekçesi asla olamaz.

Katil zanlısı dava sürecinde de cinayeti işledikten sonra delilerin önemli kısmını yok ederken, cinayete kaza süsü vererek mahkemeyi yalanlarıyla yönlendirdi. Kasten insan öldürmek suçundan Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1,5 yıl yargılanan katile yargıçlar, “Niçin öldürdün? Delileri neden yok ettin?” diye tek bir soru sormadı.

Mahkeme sürecinde yok edilen deliler sorgulanmadı, soruşturmadaki eksikler giderilmedi. Ailenin ısrarı sonucu Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda katilin Feray’ı uzak atış ile öldürüldüğü belirlendi. Rapora rağmen katile, Mersin 5 Ağır Ceza Mahkemesi tarafından taksirle öldürmek suçundan 5 yıl 3 ay gibi komik bir ceza verildi. Takım elbiseli, kravatlı olarak duruşmaya gelen katile, mahkemenin verdiği ödül gibi ceza katili cesaretlendirirken, aileyi bir kez daha öldürdü. Verilen karar sonrası katil zanlısı 1 buçuk yıl cezaevinde kaldığı göz önünde bulundurularak Ocak 2019 tarihinden şartlı olarak salıverildi. Feray’ın dosyası Şubat ayından bu yana Yargıtay’da ve kararla ilgili yanlıştan dönülmesini ümit ediyoruz.

Soruyoruz; hak, hukuk, adalet bunun neresinde?

Ne acı ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Herkes başına gelince anlıyor.

Türkiye’de her yıl ortalama 400 kadın öldürülüyor. Bunun en önemli sebebi ise iktidarın kadın politikaları, erkek egemen yargı ve cezasızlık.

Mahkemelerde ödül gibi cezalar katillere cesaret veriyor, kadın cinayetlerinin artmasına yol açıyor. Takım elbise giydiği için indirim alan, serbest kalan erkekler gözünü kırpmadan kadınları acımasızca öldürüyor. Kadınlar değil, katiller korunuyor. Kadın cinayetlerine karşı toplum hâlâ yeterli tepkiyi vermiyor. Hükümet, ilgili bakanlar, yargı bu konuda somut olarak adım atmıyor.

Türkiye’nin kanayan bu yarasına neden parmak basılmıyor?

Kadın cinayetlerinin faillerine niçin en ağır cezalar verilmiyor?

İnsan öldürmenin nasıl iyi hali oluyor?

Daha kaç kadının öldürülmesi bekleniyor.

Katiller cinayetin üzerini örtmek için çok rahat yalan uyduruyor. “Sevgiliydik, karımdı, aldatıyordu, geçim sıkıntımız vardı” gibi cümlelerle yargılama sürecini etkilemeye çalışıyor. İnsan öldürmenin, kadınları ölüdürmenin hiçbir bahanesi olmaz.

Bu ülkede yaşayan biz her an, evde, sokakta, iş yerinde, okulda öldürülmekten korkuyoruz. Artık bu korkunun bitmesini, İstanbul Sözleşmesinin biran önce uygulamaya konulmasını talep ediyoruz.

Bu acı, gözyaşı dinsin “Yeter artık” diyoruz. Sesimiz duyulsun ve kalıcı çözümler sunulsun istiyoruz. Kadın katillerinin, kadına şiddet uygulayanların indirimsiz en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz.

Katiller değil, kadınlar korunsun istiyoruz.

Bu cinayetlere sesiz kalmayalım.

Yeter artık FERAY’lar ölmesin, analar ağlamasın.